Cuma, 30 Oca 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Günlük

Eski çağlarda tıp

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 28 Aralık 2025 14:58
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Antibiyotiklerin, anestezinin ve röntgenin tıbbı değiştirmesinden çok önce, dünyanın pek çok bölgesinde şifacılar “Kaybol, ey diş kurdu, artık kan içme!” gibi sözlerle hastalıkları uzaklaştırmaya çalışıyordu.

Orta Çağ’da, hastalıklara neden olduğuna inanılan cinler veya vücuttaki belirli organlar, tılsımlı sözler vasıtasıyla doğrudan hedef alınırdı. Hastalığın kaynağı olarak görülen veba ruhları ya da kadın hastalıkları için kullanılan “gezinen rahim kurbağası” azar, hakaret ve tehditlerle bedenden kovulmaya çalışılırdı.

Asya, Afrika, Latin Amerika ve Avrupa’nın birçok yerinde büyülü sözler ve tekerlemeler, bugün de halk tıbbında ve bazı dinî ritüellerde kullanılıyor. Çoğu zaman bitkisel karışımlar, sözde sihirli iksirler ve masajlar gibi uygulamalar da bu ritüellere eşlik ediyor.

En eski örneklerden biri Milattan Önce 1800’lere tarihlenen Mezopotamya’dan geliyor. Bir metinde “diş kurdu” adlı varlık, diş ile diş etinin arasına yerleşip kan içmek istediğini anlatır. Tanrı Ea ise onu “güçlü eliyle” cezalandırır. Bu metin birkaç kez okunur, dişe bir karışım sürülürdü. Buradaki kurt hem şeytanî bir varlık hem de çürük ve ağrı için bir tür “hastalık modeli” işlevi görür; tılsımlı sözler onu “kovar,” karışım ise iltihabı iyileştirir.

İngiltere’nin Devon şehrindeki Exeter Üniversitesi’nden tarihçi Catherine Rider, bu tür sözlü ve bitkisel formüllerin, özellikle kanamalar, epilepsi, diş ağrısı ve doğum gibi belirli durumlarda kullanıldığını belirtiyor.

Orta Çağ’da bu uygulamaların dua mı, büyü mü olduğu yoğun şekilde tartışılıyordu. Rider, “Magic and Religion in Medieval England” (Orta Çağ İngiltere’sinde Büyü ve Din) kitabında, teologların, papazların ve hekimlerin, bu sınırı sürekli tartıştığını anlatıyor. Kutsal metin veya aziz adları içeren “şifa sözleri” genellikle hoşgörüyle karşılanırken, anlamsız hece dizileri ise “şeytanî kökenli olma” ihtimali olarak damgalanıyordu.

Rider, DW’ye yaptığı yazılı açıklamada sözlü formüllerin “tamamlayıcı tedavi” olarak kullanıldığını söylüyor. Rider, Orta Çağ’a ait tıp metinlerinde bu formüllerin, genellikle “içecekler, banyolar ve diğer tedavilerle birlikte” listelendiğini, yani hekim ve hastanın, hangi yöntemi tercih edeceğine karar verebildiğini anlatıyor. Rider’a göre, bilimsel tıbbi bilgi ile büyü formülleri birbirine rakip değildi; beden ve ruhu bir arada hedefleyen “bütüncül anlayışın” parçalarıydı.

Eski Yakın Doğu tıbbında da benzer bir ikili yapı görülürdü. Cin çıkarıcılar kötü ruhlara karşı sözler okur; aynı zamanda merhemler, tütsüler ve ilaçlar uygulanırdı. Göz şeklinde tasarlanan veya şifa sağlayacağına inanılan sözlerin yazıldığı muska ve tılsımlar, iyileştirici gücün vücutta devam etmesi için takılırdı.

İslam inancında da Fatiha, Ayetel Kürsi ya da “koruyucu iki sure” olarak da bilinen Felak ve Nas gibi bazı Kur’an ayet ve sureleri, şifa niyetiyle okunur, yazılır veya suya konularak içirilir.

Alternatif şifa yöntemlerinde karşılaşılan “Hokuspokus” sözcüğünün ise Latince “Hoc est enim corpus meum” (Bu benim bedenimdir) ifadesinin ses taklidi olduğu düşünülür. Bu sözcük genellikle küçümseyici bir anlam taşır; çünkü homeopati, akupunktur veya Şamanizm gibi yöntemler birçok hekim tarafından etkisiz veya esoterik görülür.

Bir rahibin, bir şeytan kovucu ya da bir hekimin, otoriter bir tonla tekrarladığı sözler, kısmen de olsa korkuyu azaltabilir, ağrı algısını düşürebilir ve zorlu tedavilerin daha katlanılabilir olmasını sağlayabilir.

Catherine Rider, büyü sözlerinin psikolojik destek yani “placebo etkisine” (inanma yoluyla iyileşme algısı) benzer bir işlev gördüğünü belirtiyor. Rider, “Orta Çağ hekimleri, bunu bu terimlerle açıklamasa da 9’uncu yüzyılda yaşamış Arap âlim, düşünür ve çevirmen Kusta İbn-i Luka el-Baalbekki, bir metninde hastanın işe yaradığına inanması halinde büyülerin etkili olabileceğini anlatır” diyor. Bu, placebo etkisine dair en erken tanımlamalardan biri olarak değerlendiriliyor.

Pek çok kültürde hastalıklar kötü ruhların veya öfkeli ilahî varlıkların saldırısı olarak yorumlanır. Büyü formülleri, bu deneyimi bir hikâye hâline getirerek anlaşılır kılar. İnanışa göre hasta kişinin, kendisine hangi cin veya kötü ruhun musallat olduğunu “bilmesi,” acıya ve hatta can yakıcı tedavilere dayanmasını kolaylaştırır.

Bugünün tıbbında ateş, dişte çürük veya depresyon ilaçlarla, ameliyatlarla ve psikoterapiyle tedavi ediliyor. Fakat sözlü formüllerin tarihi, kriz anlarında kelimelerin ne kadar güçlü olabileceğini gösteriyor. 

Örneğin Yeni Ahit’e göre İsa Peygamber’in, iyileşen bir cüzzamlıya “Kalk, imanın sana şifa verdi” dediğine inanılıyor. Belki de bu tür formüllerdeki asıl “mucize,” kötü ruhların kovulduğu iddiası değil. İyileşme belki de çoğu insanın buna gerçekten “inanmaya” başlaması ile sağlanıyor.

(DW Türkçe)

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale Hristiyanların “dil” sorunu
Sonraki Makale “Kwai Köprüsü” ve gerçekler

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

EditörGünlük

Rus sporculara “yarım izin”

Medya Günlüğü
30 Ocak 2026

Mehmet Şüküroğlu çiziyor

Mehmet Şüküroğlu
30 Ocak 2026
Günlük

Bugünkü köşe yazıları

Medya Günlüğü
30 Ocak 2026
EditörGünlük

Kadınlara Taliban işkencesi

Medya Günlüğü
30 Ocak 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?