Salı, 5 May 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
GünlükManşet

Bugünkü köşe yazılarından

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 5 Mayıs 2026 05:49
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Vahap Seçer ittifakı-Mustafa Balbay (Cumhuriyet)

“Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanlığı’na seçilmesi hem CHP hem Seçer için sıradan bir başarı değil. En son Ataşehir örneği ortada; CHP’li belediye meclis üyesi sayısı tartışmasız AKP’den fazla olduğu halde “transfer” için onca dolap çevrildi.

TBB Başkanlığı’na 31 Mart 2024 seçimlerinin ardından 5 Haziran 2024’te Ekrem İmamoğlu seçilmişti. Başkanvekili olarak Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar belirlenmişti. 23 Mart 2025’te İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla Karalar TBB başkanvekili olarak göreve devam etmişti. Karalar da 8 Temmuz 2025’te tutuklanınca Seçer vekâleti devralmıştı.

2 Mayıs’taki genel kurul İmamoğlu’nun mektubuna gösterilen hazımsızlığın gölgesinde yapıldı. Seçim sonuçları CHP’nin tüm saldırılara karşın iç bütünlüğünü sağlayabildiğini, öteki partilerle de işbirliği geliştirme gücünü sürdürdüğünü gösterdi.

TBB’de seçim kurumun kendine özgü kurallarıyla yapılıyor. Her ilin çıkardığı milletvekili sayısı kadar delege belirleniyor. Büyükşehir, il ve nüfusu 100 binin üzerinde olan ilçe belediye başkanları doğal delege oluyor. Bu bağlamda son TBB Genel Kurulu için 864 delege belirlendi.

Cumhur İttifakı Kahramanmaraş Belediye Başkanı Fırat Görgel’i aday gösterdi. CHP’nin adayı ise Seçer’di.

Seçer 446, Görgel 311 oy aldı.

Seçer, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndaki yüzde 60’lık oya TBB’de de ulaştı.

30 Ekim 2024’ten bu yana devam eden CHP’ye yönelik sistemli ve çok boyutlu saldırıya karşın Seçer’in elde ettiği başarı iki uçlu:

1- Seçer’in Mersin’deki yönetim ve hizmet anlayışı.

2- CHP’nin “Türkiye ittifakı” diye özetlediği toplumsal uzlaşmanın yansıması.

Seçer 2019’da yüzde 45’le kazandı. Bu oran 2024’te yüzde 60 oldu. Mersin ilginç bir Türkiye fotoğrafı. MHP ve İYİ Parti de güçlü DEM Parti de. Merkez sağ da iddialı sol da. Bu tabloda seçimleri, genel merkezlerin izlediği siyasetin yanı sıra Mersin halkına güven veren kazanıyor. 2023 seçimlerinde Cumhur ve Millet ittifakının oyu yüzde 45’in etrafındaydı. 2024’te Seçer hem DEM’in hem Cumhur İttifakı dışındaki merkez sağ ve milliyetçi sağ oyların çoğunluğunu aldı.”

DEM seçmeninin tercihiyle milliyetçi-muhafazakar tercih-Aytunç Erkin (Nefes)

“İki gündür gazeteci Fatih Altaylı’nın yazdığı Ankara Araştırma ve Danışmanlık’ın (Ank-Ar) son anket çalışması gündemdeki yerini koruyor. Ben de bu çalışmanın üç cumhurbaşkanı adayının Tayyip Erdoğan’a karşı alacağı oylar üzerinden analizini ve değerlendirmesini yapacağım. Neden mi? Çünkü; yüzde 50 artı 1’e ulaşmak için hangi yolun, nasıl izlenmesi gerektiği konusunda tartışmanın yaşandığı CHP’de kafaların karışık olduğunu düşünüyorum. Neden mi? Çünkü; Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ve Özgür Özel üzerinden yapılan çalışmada “milliyetçi-muhafazakar” oylarla, “Kürt seçmenin” vereceği oyların nereye, nasıl gideceği konusunda bir tartışmanın olduğunu biliyorum ana muhalefet partisinde.

Ekrem İmamoğlu-Tayyip Erdoğan karşı karşıya gelirse:

Kararsızlar dağıtıldıktan sonra İmamoğlu yüzde 55.6, Erdoğan yüzde 44.4 alıyor. Bu noktada İmamoğlu’na oy veren kitlenin dağılımına bakalım:

CHP’lilerin yüzde 97.4’ü, DEM’lilerin yüzde 82.8’i, İYİ Partililer’in yüzde 79.6’sı, Yeniden Refah Partililer’in yüzde 32.7’si, Anahtar Partililer’in yüzde 52.1’i, diğer yüzde 57.5, AKP’lilerin 0.7’si, MHP’lilerin de yüzde 2.7’si oy veriyor.

Kürt seçmenin oyunun (Yüzde 82.8) ağırlıklı olarak İmamoğlu’ndan yana olduğu, Erdoğan’a DEM Parti’den yüzde 4.8 oy geldiği dikkat çekiyor.

Mansur Yavaş-Tayyip Erdoğan karşı karşıya gelirse:

Kararsızlar dağıtıldıktan sonra Yavaş yüzde 56, Erdoğan da yüzde 44 alıyor. Şimdi de Yavaş’a oy veren kitlenin dağılımına bakalım:

CHP’lilerin yüzde 95.2’si, DEM’lilerin yüzde 36.6’sı, İYİ Partiler’in yüzde 92.9’u, Yeniden Refah Partililer’in yüzde 47.3’ü, Anahtar Partiler’in yüzde 63.2’si, diğer yüzde 55.8, AKP’lilerin yüzde 2.2’si, MHP’lilerin yüzde 4.5’i oy veriyor.

Kürt seçmenin İmamoğlu’na verdiği desteğin yarısına yakını Yavaş’tan yana (Yüzde 36.6) tercihini kullanıyor. Erdoğan’a da Yavaş karşısında DEM desteğinin yüzde 10.3 olduğu görülüyor. Milliyetçi-muhafazakar seçmene baktığımızda, İYİ Parti, Anahtar ve YRP seçmeninden ciddi bir desteğin Yavaş’a geldiğini anlıyoruz. İmamoğlu’na yüzde 79.6 olan İYİ Parti desteğinin Yavaş’la birlikte yüzde 92.9’a, Anahtar Parti desteğinin yüzde 52.1’den yüzde 63.2’ye, YRP desteğinin de 32.7’den yüzde 47.3’e çıktığı görülüyor.

Peki bir Özgür Özel-Tayyip Erdoğan yarışında sonuç ne oluyor?

Kararsızlar dağıtıldıktan sonra Özgür Özel yüzde 50.7, Tayyip Erdoğan da 49.3 alıyor. Özel’e destek veren partilen dağlımı da şöyle:

CHP’lilerin yüzde 94.6’sı, DEM’lilerin yüzde 64.1’i, İYİ Partililer’in yüzde 71.4’ü, Yeniden Refah Partililer’in yüzde 14.5’i, Anahtar Partiler’in yüzde yüzde 24.7’si, diğer 44.2, AKP’lilerin yüzde 0.4’ünün, MHP’lilerin de yüzde 0.9’unun oyunu alıyor.

Özel, Kürt seçmenden Yavaş’a göre daha yüksek İmamoğlu’na göreyse daha az oy alırken, milliyetçi-muhafazakar kitleden Yavaş’a göre çok daha az destek aldığını görüyoruz.

Bu senaryolar, Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı seçimlerine girebilmesi üzerine hazırlanmış.”

Devlet nefreti, devlet şiddeti-Umur Talu (T24)

“Başörtülü iki polis, kendilerinden yaşça epey büyük, hatta “yaşlı” bir kadına eziyetle “ters kelepçe” takıyor.

Başka bir başörtülü polis, önünden geçip gitmekte olan gazeteci kadının saçlarından çekiyor.

Bir erkek polis, önünden geçip gitmekte, dağılma yolunda olan genç bir kadının yüzüne gözüne çok yakından biber gazı sıkıyor.

Bir iki polis, 1 Mayıs’a katılmış bir genci yere yatırmışlar, biri boğazını sıkıyor.

Ve Akbelen’de, İkizköy’de jandarma, iktidar kankası holdingi kollamak için toprağı, ağacı korumak için direnen çadırları söküyor, köylüleri sürüyor ve o köyün ses veren kızı Esra kelepçeli, tutukluluğuna devam.

Bunları yapabilen “devlet görevlileri”nin iktidar devletinin valisi oğlunu kollamak için cinayet örtbasçısı mı çıkmış? Eski İçişleri Bakanı bu ülkenin epeyce karanlık yüzüyle aynı fotoğraf karelerine mi girmiş? Şaibeli ilişkiler yüzünden görevden alındıktan sonra nasılsa görevine devam edebilmiş, yükselebilmiş bir emniyetçi, evinde beş silah, oğluna poligonda atış talimi mi yaptırmış da, o çocuk o silahlarla okul basıp bir öğretmeni, dokuz çocuğu mu öldürmüş?

Önce utanırsın bir! Özür dilersin bütün bunlar için. Özür dilersin o “pamuk teyze”nin ak saçlarının arkasında canını acıta acıta takılan ters kelepçe için; o gazetecinin saçı çekildiği, o gencin yerde yatırılıp gırtlağı sıkıldığı, o genç kadının gözüne yüzüne çok çok yakından biber gazı sıkıldığı, köylüler yerlerde süründürüldüğü, toprağın ormanın sesi olmuş bir genç kız kelepçelendiği, hakları “teslim edilmeden önce” o madenciler hırpalandığı için.

Önce utanırsın bir! O 1 Mayıs günü, hani bayram ya, tatil ya; devlet zoruyla çalıştırılırken işyerinde ölen MESEM kurbanı çocuğu, aynı gün yine iş yerlerinde “kaza” denen cinayetlerde ölen sekiz işçiyi düşünür de utanırsın.

Öyle bir utanç yok. Yoksullaştırdıkları, toprağı, ağacı, hayatı çalınmış insanlardan, iş-ekmek-aş-hak-umut için toplanmış insanlara eziyetten utanan yok.

O başörtülü-türbanlı polisler, ne hissediyordu acaba, saç çekerken, “teyze”ye eziyetle ters kelepçe takarken? Nasıl bir devlet göreviydi bu, nasıl bir hınçtı!

Kendileri, kökenleri gibi orta halli ya da yoksul ailelerin çocuklarına olan hınçları hangi telkinler, öfkeler ile beslenmişti acaba?”

‘Bana Erdoğan’ın adamı diyenlerin hepsi AK Parti’ye geçti’-İsmail Saymaz (halktv.com.tr)

“Anketlerde yüzde 2 ila 5 arasında değişen bir eğilim içerisinde.

Ağıralioğlu, AK Parti ve MHP tabanına sesleniyor, Cumhur İttifakı seçmenlerinin alternatifi olmak istiyor.

Bu konumlanışından ötürü CHP’ye ve sol muhalefete mesafeli.

Kimi muhalifler Ağıralioğlu’nu ‘İkinci Sinan Oğan’ olmakla suçluyor, Anahtar’ın “Sözde muhalif görünen bir parti” olduğunu ve hatta AK Parti ile ittifaka gireceğini iddia ediyor.

İyi Parti’den istifa ederek Anahtar’a katılan Avukat Tolga Akalın’ın önayak olması ile geçen cumartesi günü Ağıralioğlu ile buluştuk.

Kafamdaki soruları…

Muhalefetteki şüpheleri yönelttim.

“İkinci Sinan Oğan mısınız?” diye sordum.

Ağıralioğlu, kendisi hakkında “AK Parti’ye geçecek” diye konuşan herkesin AK Parti’ye katıldığını anlatıyor. Ve Oğan’ın hesabının Ümit Özdağ’a sorulması gerektiğini vurguluyor.

Kendilerini tanımlarken, “Biz itiraz partisiyiz” diye konuşuyor.

AK Parti’nin kendi yolsuzluğunu himaye ederken, CHP’yi cezalandırdığını savunuyor. “AK Parti’de yolsuzluk yapınca dinleniyorsunuz, muhalefette yolsuzluk yapınca Silivri’ye gönderiliyorsunuz” diyor.

Soylu ile akraba olduklarını söylüyor.

Ancak “Süleyman Bey’in pratiğini sevmiyorum, çok kızıyorum ona” diyor.

Anahtar Parti’nin bütün anketlerde beşinci parti göründüğünü, oy oranının yüzde altıya kadar tırmandığını ve baraj sorunlarının olmadığını iddia ediyor.”

Enflasyonda hesap şaştı-Naki Bakır (Dünya)

“üketici fiyatları nisanda yüzde 4,18 arttı, dört aylık birikimli enflasyon yüzde 14,64’le OVP’deki yıllık hedefe yaklaştı, yıllık enflasyon yüzde 32,37’ye ulaştı. Nisanda aylık enflasyonun yüzde 2,59’luk bölümü gıda, konut ve ulaştırma olmak üzere üç alandan geldi.

Savaşın yol açtığı maliyet baskılarının tam yan­sıması sonucu nisanda aylık enflasyon yüzde 4,18’le beklentilerin de üzerinde gel­di. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Tüke­tici Fiyat Endeksi’nde (TÜ­FE) kapsanan 174 alt sınıftan nisan ayı itibarıyla 147’sinde artış yaşandı, 19’unda düşüş gerçekleşirken 8 alt sınıfta ise değişim olmadı. Bunun sonu­cunda aylık bazda enflasyon yüksek oranda gerçekleşti. TÜFE bazında aylık enflasyon, aralıktaki yılbaşı harcamala­rının gecikmeli yansıması ile ocak ayında yüzde 4,84’le arı­zi sıçrama yaşamış, ardından şubatta da yüzde 2,96 ile bek­lentilerin üzerinde gelmiş­ti. 28 Şubat’ta başlayan ABD/ İsrail-İran savaşının etkile­rinin henüz tam yansımadığı mart ayında ise aylık oran yüz­de 1,94’le beklentilerin altında gelmişti. Dünyada petrol şoku ve savaşa bağlı diğer olumsuz etkiler, akaryakıta ve zincirle­me şekilde ulaştırma, nakliye, gıda ve diğer ürünlere nisanda tam olarak yansıdı. Aylık oran yüzde 4’ün üzerinde gelirken, ilk dört ay itibarıyla birikimli enflasyon yüzde 14,64’le, Orta Vadeli Program’da (OVP) yüz­de 16 olarak öngörülen yıllık hedefe şimdiden yaklaştı.

TÜFE’de nisan aylık enf­lasyonunun, geçen yılın aynı ayındaki yüzde 3’lük oranın çok üzerinde gelmesi nede­niyle yıllık enflasyon, önce­ki aya göre 1,50 puan artışla yüzde 32,37’ye yükseldi. Bu ise yıllık enflasyonda son al­tı ayın en yüksek düzeyi. Yıl­lık TÜFE enflasyonu martta, yüzde 30,87’ye kadar inmişti.

Nisan ayında ana harcama grupları içinde aylık bazda en yüksek artış yüzde 8,94’ye gi­yim ve ayakkabıda yaşandı. Genel endeksteki ağırlığı yüz­de 7,90 olan söz konusu har­cama grubundaki bu artışın aylık manşet enflasyona kat­kısı 0,57 oldu. Aylık enflasyo­na en büyük katkı ise gıda gru­bundan geldi. Genel endeks­te yüzde 24,44’le en büyük paya sahip olan gıda ve alkol­süz içeceklerdeki aylık yüzde 3,70’lik artış genel orandaki artışa 0,95 puan olarak yansı­dı. Endeksteki ağırlığı yüzde 11,40 olan konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar ana har­cama grubunda yaşanan yüz­de 7,99’luk artış manşet enf­lasyona 0,90 puanlık; endeks­te yüzde 16,62 ağırlığı bulunan ulaştırma grubundaki artış da 0,73 puan katkı verdi. Buna gö­re aylık bazda manşet enflas­yonun yüzde 2,59’luk bölümü en hızlı artışların yaşandığı bu üç ana harcama grubundan kaynaklandı.”

Not: Başlıklara tıklayarak yazıların tamamına ulaşabilirsiniz.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiMedya
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale Orta Doğu’da ‘şişelenmiş’ siyaset
Sonraki Makale Güvenliğin “sayı” oyunu

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

Erivan’da Türkiye’ye istisna

Medya Günlüğü
5 Mayıs 2026
ManşetSerbest Kürsü

Güvenliğin “sayı” oyunu

Mustafa Böğürcü
5 Mayıs 2026
ManşetSerbest Kürsü

TSK’nin hava araçları

Alper Eliçin
5 Mayıs 2026
GünlükManşet

Lira-ruble karşılaştırması

Medya Günlüğü
5 Mayıs 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?