Cumartesi, 14 Şub 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
ManşetSerbest Kürsü

Bu ne küstahlıktır sonu neye varır? 

Tijen Zeybek
Son güncelleme: 14 Şubat 2026 19:22
Tijen Zeybek
Paylaş
Paylaş

Bir ağacın karşısında durduğunuzda ne görürsünüz?

Bir gövde mi?

Yaprak mı?

Yoksa kök mü?

Nedir ağaç? Ağaçlık onun donudur, elbisesidir. Ama özü nedir? Neden oradadır. Sırrı var mıdır? Dile gelse ne söyler?

Ağaç bize köklenmeyi öğretir.

Kök görünmez ama tutar. Ağacın var olması için toprağı tutar ve ondan sağlam bir zemin oluşturur. 

Yunus der ki:

“Bir ben vardır bende benden içeri.”

Kök işte o “benden içeri” olandır.

Ağaca bakarken kökü görebilirsen hakikate biraz daha yaklaşmış olursun. Hakikat daima ulaşmak için çaba ister. Onu istemek ona ulaşmak için yetmez. Onu istemek ve aramak onu bulmak için yetmez. Bulanlar hep arayanlar olmuştur ama her arayan bulmamıştır.

Duydun mu? Bulanlar hep arayanlar olmuştur ama her arayan bulmamıştır. Demek ki hakikati istemek ve aramak bir cüret gerektirir. Cüreti göstermek için onu hak etmiş olmak gerekir. Aksi cahil cesaretidir ki hakikatin ona görünmesi imkansızdır. Zira bu yolculukta yol da yolculuk da birdir. 

Demek ki daima daha derine, daime içeri, daha içeri bakmak gerekir. Oysa insan ne yapıyor? Hep dışa bakıyor. Hep bedene. Et ve kandan oluşan o geçici donu kalıcı kılmak için deliler gibi uğraşıyor insanlar.

Modern insan gövdeye yatırım yapıyor, kökü unutuyor.

Bu yüzden yorgun.

Bu yüzden savruluyor.

Kalp güzelliği, ruh güzelliği, iç güzelliği arayan yok. Beteri. İnsan insana bedenden bakıyorsa bile bir bütün halinde göremiyor artık onu. İnsan insanın organlarını görüyor bakınca. Ve diyor ki;

Hımmm, gözkapakların aldırmak istiyor…

Yüzü güzel aslında ama ile burnu büyük. Burun ameliyatı olsa süper olacak…

Ağzı yüzü güzel de bir de şu dişlerini yaptırsa…

Çok genç duruyor ama elleri yaşlı eli olmuş…

İnsan insanın geçtim kalbine, huy güzelliğine bakmasını, insan insanın ‘’yüzüne’’ evet bir bütün olarak yüzüne bakamıyor. Gözüne, burnuna, kaşına, dişlerine, dudaklarına bakıyor tek tek. Onu tekil organlarından görüyor. Görüyor da gördüğü ne ki kusurdan başka? İnsan sanki sıradan, yarım kalmış, olmamış tahta bir yontu. Düzeltilmesi gerekiyor.

İnsanın insana ve insanın kendine yaptığı yapabileceği en büyük aşağılama bu. En büyük küfür. 

Bu sadece insanın insana ya da insanın kendine hakareti değil. Bu yaradana da hakarettir. Yaradan Tanrı’dır, Allah’tır, doğadır, evrendir, enerjidir. Ne diyorsan odur. Yaradan hakikattir. 

Hallacı Mansur’da ‘’Enel hakk’’ çığlığıyla tezahür eden, yüzyıllar ötesinden bugüne kulaklara ses olarak, söz olarak, yazı olarak ulaşan hakikatin ta kendisi. İşte ona hakarettir.

Bu ne küstahlıktır. Bu ne kibirdir, sonu neye varır?

Görsel: Instagram

 ***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanTijen Zeybek
Takip et:
1965 yılında Lefkoşa’da doğdu. İşletme lisans eğitiminden sonra Yakın Doğu Üniversitesinde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanında master yaptı. Daha sonra Medya Çalışmaları ve İletişim alanında doktora yaptı. Halen Yakın Doğu Üniversitesi, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümünde Yrd. Doç. Dr. olarak görev yapmaktadır. Sanat, edebiyat alanında çeşitli TV programları yaptı. Halen Bayrak Radyo ve Televizyon kurumunda Anahtar Kelimeler adlı programı sürdürmektedir. Edebiyat alanında faal bir geçmişe sahiptir. Uzun yıllar boyunca Türkiye ve KKTC’de çeşitli gazetelerde köşe yazıları yazmıştır, yazmaya devam etmektedir. Deneme ve makaleleri çeşitli dergilerde yayımlanmaktadır. Seramik Heykel, resim ve enstalasyon (yerleştirme) sergileri açmıştır. Seramik Heykel alanında iki ödülü vardır. Şimdiye kadar yayımlanmış üç romanı bulunmaktadır.
Önceki Makale Gerçekler er geç ortaya çıkar…

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Köşe YazılarıManşet

Emilie ve Helen’e kucak açan İran

Dr. Nevin Sütlaş
14 Şubat 2026
ManşetSerbest Kürsü

“52 numaralı” otobüs

Alper Eliçin
14 Şubat 2026
GünlükManşet

Hitler’in banyosundaki kadın

Medya Günlüğü
14 Şubat 2026

Mehmet Şüküroğlu çiziyor

Mehmet Şüküroğlu
14 Şubat 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?