Geçen haftanın en çok konuşulan konularının başında 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın 15 yaşındaki bir kişi tarafından öldürülmesi geliyordu.
Medyanın böyle bir konuya geniş yer vermesi, gündemde tutması elbette doğal ama aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk.
Gazetecilik zor bir meslektir, kimi zaman seçme şansınız olsa bulunmak istemeyeceğiniz ortamlara girmeniz gerekebilir. Çocuğunu yeni kaybetmiş, acı içindeki bir aileyle konuşmak gibi…
CNN Türk muhabiri Merve Tokaz’a da bu zor görev düşmüş ve Atlas’ın evine giderek annesi Gülhan Çağlayan ve teyzesi Gülşah Akarçay’la konuşmuş.
Fakat Tokaz nasıl zor bir görev üstlendiğinin farkında bile değil, yedi dakika süren konuşma sırasında acılı ailenin yarasına tuz basıp duruyor.
Mümkün olduğunca ağırbaşlı davranması, görünmez olması, sözü Atlas’ın ailesine bırakması gerekirken, abartılı hareketler yapıyor, yorumlarda bulunuyor, insanların acısına saygı gösterip kısa kesmesi gereken konuşmayı uzattıkça uzatıyor, işkenceye çeviriyor.
Annesinin burnunun dibinde kameraya bakarak sahneye çıkmış tiyatrocu edasıyla, “Pırıl pırıl masmavi gözleri sonsuza kadar kapatıldı açılmamak üzere. Atlas’ın evine kor ateşler düştü. Annesinin yüreğinde sonsuza kadar silinmeyecek bir yara açıldı” diyor.
Acıdan bayılmak üzere olan Atlas’ın annesine, “Son diyaloğunuz neydi Gülhan Hanım” diye soruyor.
Ama hayır, işkence bitmiyor, mikrofonu bu kez teyzesine yöneltiyor.
Tokaz yedi dakika süren yayını acılı ailenin yanında şu sözlerle bitiriyor.
“Atlas üniversite hayalleri kurduğu bir çağda ve dönemde 15 yaşındaki birisi tarafından vahşice, canice öldürüldü. 17 yaşındaydı, kuryelik yaparak ailesine destek oluyordu. Sipariş götürmek için gittiği apartmanda 18 yaşının altındaki bir cani tarafından öldürülmüştü. Ben bu yayını Atlas’ın fotoğrafıyla bitirmek istiyorum. İşte bu pırıl pırıl mavi gözleri sonsuza kadar kapatanlar için ailenin tek bir çağrısı var, adalet istiyorlar.”
Tokaz hariç herkes olanların farkında.
CNN Türk’ün bu videoyu paylaştığı Facebook ve Instagram sayfalarında insanlar hem öfkelenmiş hem de onun adına utanmış.
Biri şöyle yazmış:
“Haber yapacaksınız diye ayakta durmakta zorlanan insanları bu denli niye yoruyorsunuz? Bu sorular sorulmadan da halk olarak biz zaten biliyoruz cevapları, sizde sormadan da haber yapabilirsiniz. Yazık insanlara sürekli aynı şeyleri sorup sorup yaralarını deşiyorsunuz.”
Bir diğeri de şunları yazmış:
“Daha yarası taze, içi kan ağlayan bir annenin yanında reyting uğruna nasıl böyle bir yayın yapabiliyorsunuz, yarasını kanattığınızı düşünmüyor musunuz?”
Bir başkası ise, “Muhabir yaraya tuz basıyor resmen hey Allah’ım ya kadın zor nefes alıyor, konuşamıyor yazık ya” demiş.
Bir diğeri, “Merve Tokaz 2. bir Fulya olmaya çalışıyor ama kadının acısı zaten ona yetiyor. Kalkmış bir de mavi gözleri kapandı diyor” yazmış.
Böyle gazetecilik olmaz!
Diğer yandan…
Tokaz’a kızalım ama şu anda medyanın en büyük sorunlarından birini de gözden kaçırmayalım:
Acaba şu anda CNN Türk’te onu karşısına alıp hatalarını anlatıp, doğrusunu gösterecek kimse kaldı mı?
Daha da vahimi, “anlı şanlı” Türk medyasında öyle kaç gazeteci kaldı?
Videoyu izlemek için tıklayın
İlgili yazı:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
