Uluslararası Af Örgütü’nün yayımladığı “Filistinlilerin izini silmek: İsrail’in Batı Şeria’daki Bedevi ve çoban topluluklarına yönelik etnik temizlik politikası” raporu, İsrail yetkililerinin işgal altındaki Batı Şeria’nın C Bölgesi’nde Filistinli Bedevi ve çoban topluluklarını hedef alan devlet yönetimindeki bir etnik temizlik politikasıyla ilhak sürecini hızlandırırken, insanlığa karşı işlenen zorla nakletme suçunu işlediğini ortaya koyuyor.
Araştırma, Filistinlilere ait toprakların büyük bölümünü resmen ilhak etme niyetiyle övünen İsrail hükümetinin açıkça göz yumduğu ve bilfiil kolaylaştırdığı yerleşimci saldırılarının eşi benzeri görülmemiş boyutlarda arttığını, Filistinlilerin atalarından kalma topraklarından zorla çıkarıldığını, geçim kaynaklarına erişimlerinin kesildiğini ve evlerini terk etmeleri için terörize edildiklerini gösteriyor.
Uluslararası Af Örgütü, C Bölgesi’nde 2023-2025 yılları arasında zorla yerinden edilen veya edilme riski altında olan 27 Bedevi ve çoban topluluğunu araştırdı. Araştırma ekibi, yerinden edilen veya edilme riski altında olan 12 topluluktan 45 Filistinlinin yanı sıra avukatlar, yerleşimci şiddeti olaylarına tanıklık eden aktivistler, gazeteciler ve İsrailli ve Filistinli sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinden oluşan 19 kişiyle görüştü. Ayrıca 420 video ve fotoğrafı doğruladı, hükümet açıklamalarını, anlaşmaları, yasaları, yönetim değişikliklerini, mahkeme tutanaklarını, haritaları, uydu görüntülerini, BM ve sivil toplum raporlarını inceledi.
Uluslararası Af Örgütü, bulgularını 13 Mayıs’ta İsrail yetkilileri ile paylaştı. Savunma Bakanı 23 Mayıs’ta verdiği yanıtta, savunma kuvvetlerinin yerleşimci şiddeti olaylarına müdahale ettiğini, gerektiğinde şüphelileri gözaltına aldığını ve güçlerinin emirlere uymamış olabileceği veya yerleşimci şiddetini durdurmak için müdahale etmediği vakaları soruşturduğunu belirtti.
Uluslararası Af Örgütü’nün belgelediği kanıtlar ise farklı bir gerçekliği ortaya koyuyor. İsrail hükümeti, yerleşimlerin genişlemesini ve arazilere el konulmasını hızlandırıyor, yerleşimlere mali ve lojistik desteği artırıyor ve yerleşimcileri silahlandırıyor; böylelikle yerleşimci şiddetine ve Filistinlilerin C Bölgesi’nden zorla çıkarılmasına dayanan devlet destekli bir politika yürütüyor. C Bölgesi, işgal altındaki Batı Şeria’nın yüzde 60’ından fazlasını oluşturuyor.
İsrail yetkililerinin son üç buçuk yıldır Batı Şeria’daki devlet destekli etnik temizlik politikasını hızlandırdıklarına dikkat çeken Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, şunları söyledi:
“Raporumuz bu ihlallerin birkaç ‘çürük elma’nın işi olmadığını ortaya koyuyor. Yerleşimci şiddeti devlet destekli etnik temizlik politikasının çekirdeği ve İsrail’in apartheid sisteminin sürdürülmesinde merkezi rol oynuyor. Devletler, özellikle de ABD, Birleşik Krallık, Almanya ve İtalya ile diğer AB ve Arap ülkeleri gibi İsrail üzerinde etkisi olanlar derhal İsrail’in hukuksuz işgaline, apartheid sistemine ve Filistinlilere yönelik etnik temizlik politikasına katkı sağlayan tüm ticareti, yatırımları ve işbirliği veya mali destek türlerini yasaklamalı. Ayrıca tüm devletler, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Yerleşim ve Ulusal Misyonlar Bakanı Orit Strock ve Savunma Bakanı Israel Katz da dahil bu eylemlerde doğrudan adı geçen İsrail yetkilileri hakkında seyahat yasağı ve malvarlığını dondurma gibi hedefli yaptırımlar uygulamalı. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Filistin’deki duruma ilişkin soruşturmasını desteklemeli ve mahkemeyle işbirliği yapmalı. İşgal Altındaki Filistin Toprağı’nda işlenen uluslararası hukuk kapsamındaki suçlara ilişkin kendi soruşturmalarını açmalılar. Tek ses olarak İsrail’e uzun vadeli cezasızlığın artık bittiği, İsrail’in apartheid sistemi, etnik temizlik politikası ve hukuksuz işgali son bulana dek hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı mesajını iletmeliler.”
363 ileri karakol
BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, Ocak 2023 ile Nisan 2026 arasında, çoğunluğu Bedevi ve çoban topluluklarından oluşan en az 117 Filistinli topluluk tamamen veya kısmen yerinden edildi. İsrail yetkilileri eşzamanlı olarak Ocak 2023 ile Nisan 2026 arasında C Bölgesi’nde Filistinlilere ait 3 bin 407 evi ve yapıyı yıktı, 2 bin 996 Filistinliyi yerinden etti.
Sivil toplum örgütü Peace Now’ın verilerine göre, Nisan 2026 sonu itibarıyla İsrailli yerleşimciler işgal altındaki Batı Şeria’da 363 ileri karakol kurdu. 212’si, hem İsrail hukuku hem de uluslararası hukuk uyarınca yasadışı olmalarına rağmen İsrail yetkililerinin ileri karakolları etkin biçimde teşvik ettiği ve kaldırmak için hiçbir adım atmadığı 2023’ten bu yana kuruldu. Bunlar arasında, İsrailli çoban yerleşimcilerin ileri karakolları da var. Bu gruplar, hayvanlarını Filistinlilerin arazilerinde otlatarak bu arazileri ele geçiriyor ve bu durum, hükümetin arazilere el koymasıyla devam ediyor. C Bölgesi’ndeki arazilerin yaklaşık yüzde 58’inin tapu kaydı yok ve Şubat 2026 itibariyle İsrail yetkilileri bu arazilerin yarısını kamu arazisi ilan ederek ele geçirdi.
(Uluslararası Af Örgütü)
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
