25.9 C
İstanbul
14 Haziran 24, Cuma
spot_img

Basın Özgürlüğü Ödülleri

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) basın özgürlüğünün önemini vurgulamak amacıyla 1989 yılından bu yana verdiği Basın Özgürlüğü Ödülleri törenle sahiplerini buldu.

Tören, Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü olan 24 Temmuz 2023 Pazartesi günü (bugün) TGC Burhan Felek Konferans Salonu’nda düzenlendi. Törende kişi dalında gazeteci Çiğdem Toker, kurum dalında ise İstanbul Tabip Odası ve Türkiye Yazarlar Sendikası temsilcileri Basın Özgürlüğü Ödüllerini aldı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto törenin açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Bugün Basın Özgürlüğü ile Mücadele Günü’nün 115. yılında gazeteciliğimizin içinde bulunduğu durumu bir kez daha gözden geçireceğiz. II. Abdülhamit’in halkı ezen zorba yönetimini sona erdiren II. Meşrutiyetin 1908’de ilanı ile Türkiye’de gazeteler ve kitaplar üzerindeki sansür ilk kez kendiliğinden kalkmıştı. Bildiğiniz gibi o tarihte her zamanki gibi rutin sansür görevlerini yapmaya, gazete idarehanelerine, matbaalarına gelen sansür memurları içeri sokulmamış, gazete emekçilerinin katkılarıyla o gün gazeteler sansürsüz yayınlanmıştı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti o önemli tarihi önceleri sansürün kalktığı bir bayram olarak kutlamış, ancak 1971’de askeri darbe sonucu gözaltına alınan gazeteciler, tutuklanan gazeteciler, toplatılan kitaplar, kapatılan gazeteler dikkate alındığında dönemin Türkiye Gazeteciler Cemiyeti yönetim kurulu 24 Temmuz’u bayram olarak anmanın bir anlamı kalmadığını görerek 24 Temmuz’ları Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü olarak ilan etmişti. Mücadeleyi bırakmayan meslektaşlarımızı ve kurumları desteklemek için 1989’dan bu yana ödül veriyoruz.”

Törenin sunuculuğunu yapan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş ödüllerin her yıl titiz bir çalışmayla belirlendiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü çağdaş demokrasilerin olmazsa olmazıdır. Çok sesli çağdaş bir toplum olabilmenin yolu, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasından geçiyor. İktidar baskısıyla bu ülkenin hafızası olan gazetecilerin üçte biri işsiz. Çalışabilenler yoksulluk sınırındaki maaşlarıyla işini yapmanın koşturması içinde. Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne göre gazeteci kendi açısından sonuçları ne olursa olsun gerçeklere, doğrulara saygı duymak zorundadır. Temel bilgileri yok edemez, tahrif edemez. Yanlış yanıltıcı yayın malzemesi kullanmaktan uzak durur. Bu ilkeler ışığında gazetecilik yapanlar için sözlü ve fiziksel saldırının, haksız gözaltı ve tutukluluğun sıradanlaştığı bir ülkede yaşıyoruz. Sansür ve oto sansür yaygınlaşmış durumda. Yurttaşın gerçeğe erişimi ve bilgilenme hakkı engelleniyor. Böyle bir ülkede demokrasiden ne yazık ki söz edemiyoruz. TGC’nin 1989 yılından bu yana verdiği basın özgürlüğü ödülleri bu nedenle büyük önem taşıyor.”

Törende gazeteci Çiğdem Toker’e ödülünü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto verdi. Evrensel gazetecilik ilkeleriyle, ödünsüz, nesnel gazetecilik anlayışını sürdürmesi, kamu yararını gözeten araştırma haberleri nedeniyle ödül alan Çiğdem Toker konuşmasında şunları söyledi:

“Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Basın Özgürlüğü Seçici Kurulu tarafından ödüle değer görülmekten büyük bir onur ve heyecan duyuyorum. Bu ödülü 24 Temmuz gibi bir tarihte alıyor olmak heyecanımı çoğaltıyor. Çünkü bu tarih iki önemli tarihsel kavşağa tekabül ediyor. Birincisi II. Meşrutiyetin ardından kaldırılan sansür. İkincisi tapu senedimiz diye anılan Lozan Sözleşmesi’nin 100. yıl dönümü olması. Özellikle gelin görün ki, Lozan sözleşmesinin 100. yılının içinde olunmasına karşın bu yıldönümünün büyüklüğüne yakışır bir kutlamalar dizisi ve ortak hissiyatı yaşamıyor oluşumuz bir eksiklik ve bir hüzün yarattı. Sansürle ilgili kısım da bambaşka bir fasıl. Çünkü 1908 yılında anlam yüklenen sansürden daha başka şekilde yani sansür artık hükmünü farklı bir şekilde icra ediyor. İçerik de, anlam da, araçları da değiştirdi. Sözgelimi bir kitap çalışması yaptığım zaman bazı yazılarıma ihtiyaç duyuyorum. Bu yazılarımı sık sık bulamadığım zamanlar oluyor. Yazımın yayınlandığı yerlerde Suç Ceza Hakimliği kararını görüyorum. Bazen de hiçbir şey görmüyorum. O yazılar sanki hiç yazılmamış gibi oluyor. Gazeteciliğin dijitalleşmesine bağlı olarak bu yayınlara ve haberlere erişim engeli getirilmesiyle sizin o emeğiniz, hakikati yansıtan makaleniz gerçek dünyadan koparılıyor. Düşüncelerinden dolayı yaşamını yitiren birçok meslektaşımız var. Özgürlükleri ile bu bedeli ödeyen Merdan Yanardağ gibi çok sayıda meslektaşımız var. O nedenle 2023 Türkiye’sinde gazeteciliği yapmak kolay değil. Ben ve benim gibi gazetecilik yapmak isteyen birçok arkadaşım çeşitli yöntemlerle hedef gösteriliyor. Bataklıktan kalkan sinekler misali troller üzerimize yönlendirilerek gazetecilerin kişilik haklarıyla oynanıyor. Günümüzde sadece Anayasayı savunmak, maddelerini akılda tutmak iyi bir gazetecilik yapmak için yeterli. Genç meslektaşlarıma umutlarını her zaman diri tutmalarını ve şaşırma duygularını kaybetmemelerini rica ediyorum.”

Kurum dalında düşünceyi ifade özgürlüğü ile insan hak ve özgürlüklerini öne çıkaran, halk sağlığını önceleyen çalışma ve uyarıları nedeniyle İstanbul Tabip Odası ile Türkiye Yazarlar Sendikası ödüle değer görüldü.

İstanbul Tabip Odası adına ödülü yönetim kurulu üyeleri Saffet Ercan ve Ayşen Yavru aldı. Ödülü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş verdi.

(TGC)

Medya Günlüğü

Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, dilediği konuda özgürce yazmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Medya Günlüğü
Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, dilediği konuda özgürce yazmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

İlginizi Çekebilir

4,757BeğenenlerBeğen
678TakipçilerTakip Et
11,500TakipçilerTakip Et

Popüler İçerikler