Sandalyeler yerleştiriliyor, perdeler kapanıyor, projektör indiriliyor ve odada toplanan 30’dan fazla kişi, Kırım’ın 2014 yılında Rusya’ya dönüşüyle ilgili bir film izlemeye başlıyor.
Mali’nin başkentindeki Rusya Evi adlı kültürel kurumun yerel şubesinde bulunan izleyicilerin çoğu için Rusya-Ukrayna çatışmasının siyaseti günlük yaşamla doğrudan ilgili değil. Ancak buradaki temel amaç, katılımcıların Kremlin’in bakış açısını öğrenmesi.
Rusya’nın Ukrayna’yı işgali dördüncü yılına girerken Moskova, Batı dışı ülkelerde destek arayışını artırıyor. Bu çabanın merkezinde ise son yıllarda Afrika’nın büyük şehirlerinde açılan onlarca Rusya Evi bulunuyor.
Moscow Times gazetesinde yer alan yazıya göre bu merkezler, Rusya’nın diplomatik ve kültürel nüfuz stratejisinin önemli bir ayağını oluşturuyor. Bazı eleştirmenler ise bu girişimlerin “Rusya yanlısı propaganda” olduğu iddiasında.
Maryland Üniversitesi’nden araştırmacı Joseph Siegle, Rusya evlerinin artışının Moskova’nın daha geniş kapsamlı etki stratejisinin parçası olduğunu söylüyor. Ekim ayında düzenlenen Rusya-Afrika Fuarı’nda Rossotrudniçestvo (Yurt Dışında Yaşayan Ruslar ve Uluslararası İnsani İş birliği Ajansı) Başkanı, Afrika’da 14 yeni Rusya Evi için anlaşma imzaladıklarını duyurdu.
Moscow Times’ın bulgularına göre resmi veya “partner” statüsündeki Rusya evleri en az 22 Afrika ülkesinde faaliyet gösteriyor ya da yakında açılması planlanıyor.
Birçoğu, Sovyet dönemindeki kültürel programların mirasını taşıyor. Estonya’daki Uluslararası Savunma ve Güvenlik Merkezi’nden Ivan Klyszcz, bu kurumların pek çoğunun hâlâ “Soğuk Savaş” dönemindeki aynı binalarda yer aldığını belirtiyor. Klyszcz, bu merkezlerin tarihsel olarak ülke başarılarını öne çıkarmak için kullanıldığını, bunun bugün de Rusya’nın kamu diplomasisi mesajlarının arka planında yer aldığını söylüyor.
Tarihsel müttefikler Mısır ve Tanzanya gibi ülkelerde en gelişmiş Rusya evleri bulunuyor. Ancak kültür merkezlerinin açılması, ilişkilerdeki yakınlaşmanın da işareti olarak değerlendiriliyor. Son yıllarda özellikle Sahel bölgesindeki Burkina Faso, Mali ve Çad ile Ekvator Ginesi ve Orta Afrika Cumhuriyeti gibi ülkelerle hızla yeni anlaşmalar yapıldı.
Burkina Faso’nun başkenti Ouagadougou’daki Rusya Evi’nin yöneticisi Yevgeniya Tihonova, Washington Post’a yaptığı açıklamada kurumun amacını “Rusların saldırgan olmadığını, yardım ve misafirperverlik için burada olduklarını göstermek” sözleriyle tanımladı. Tihonova, Rusya Evi’nin özel kaynaklarca finanse edildiğini iddia etti.
Burkina Faso, 2022’nin sonlarında yaşanan askeri darbenin ardından Fransa yanlısı dış politikasından vazgeçmiş, Rusya ise ülkeye insani ve askeri destek sağlayarak boşluğu doldurmuştu.
Ekvator Ginesi’nde 2024 sonunda yeni bir Rusya Evi’nin açıldığı açıklanmadan önce Kremlin’in ülkeye 200’e kadar askeri danışman gönderdiği bildirilmişti. Bu danışmanların ülkenin uzun süredir iktidarda olan lideri Teodoro Obiang Nguema Mbasogo’nun muhafız birliklerini eğittiği öne sürülüyor.
Siegle’a göre Moskova, yatırım, ticaret veya konvansiyonel güvenlik iş birliği gibi geleneksel yöntemlerle değil, asimetrik araçlarla nüfuz artırmaya çalışıyor. Bu nedenle de belirli ölçüde başarı elde etmiş durumda.
Uzmanlar, Rusya evlerinin askeri ve siyasi iş birliğinden ayrı bir cazibe sunduğu görüşünde. Rusya Evi konsepti, Çin’in Konfüçyüs Enstitüsü, İngiltere’nin British Council’i ve Almanya’nın Goethe-Institut’u gibi kültürel diplomasi kurumlarıyla benzerlik taşıyor. Rossotrudniçestvo, 71 ülkede 87 dış temsilciliğe sahip olduğunu belirtiyor.
Bu merkezlerde verilen mesajların içinde Rusya’nın güncel olaylara ilişkin perspektifi bulunsa da temel misyon, kurumun açıklamalarına göre “Rusya’nın insani etkisini artırmak.” Kamuya açık bilgiler, Rusça dersleri, Rus edebiyatı ve tarihi konulu etkinlikler ile sanatsal faaliyetlerin bu amaçla düzenlendiğini gösteriyor.
Mısır’ın İskenderiye kentindeki Rusya Evi, düzenli olarak müzik ve tiyatro etkinliklerine ev sahipliği yapıyor. Tunus’ta geçen yıl 400 yerel öğrencinin katıldığı bilim ve robotik sergisi düzenlendi. Birçok merkezde satranç turnuvaları yapılıyor.
Kültür merkezlerinin en cazip yönü ise Rusya’da eğitim almak isteyenlere sağlanan rehberlik ve burs olanakları. Rossotrudnichestvo Başkanı Yevgeniy Primakov, bu ay yaptığı açıklamada hükümetin 5.000’den fazla Afrikalı öğrenciye Rus üniversitelerinde burs vereceğini duyurdu.
Siegle’a göre eğitim fırsatları, özellikle gençlerin seçeneklerinin sınırlı olduğu Afrika’da güçlü bir motivasyon kaynağı. Uzman, bu imkânların genel olarak olumlu karşılandığını ifade ediyor.
Ancak bazı analistler, Rusya’nın kültürel ve diplomatik girişimlerinin savaşla ilgili iş alanlarını teşvik ettiğini iddia ediyor.
Pretoria’daki Küresel Diyalog Enstitüsü Direktörü Philani Mthembu, bölge halkının Rusya’ya farklı nedenlerle ilgi duyduğunu belirtiyor. Kimi ülkeler Sovyetler Birliği’nin sömürgecilik karşıtı duruşunu hatırlarken, kimileri de Rusya’nın uluslararası arenadaki gücüne saygı duyuyor.
Mthembu, Batılı yetkililerin Afrika’daki algıyı yanlış okuduğunu savunuyor. Avrupa Parlamentosu’ndan bir yetkilinin “Neden biri Rusya ile ilgilensin? Rusya bir diktatörlük, gelişmiş bir ekonomisi yok” sözlerini örnek vererek bunun bir “kör nokta” olduğunu belirtiyor.
Afrika’da birçok ülkenin devlet egemenliğinin sınırlı olduğunu, halkın daha güçlü bir devlet varlığı talep ettiğini vurgulayan Mthembu, Rusya’nın bu bağlamda ilgi çekmesinin şaşırtıcı olmadığını söylüyor.
İlgili yazı:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
