Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’ın “Zafer Günü”nü kutlayacağı 8 Kasım’da Bakü’yü ziyaret edeceğini açıkladı.
TRT Haber’e göre Güney Kore dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan şunları söyledi:
8 Kasım’da Azerbaycan’ın Zafer Günü var. Ben de, fevkalade bir durum söz konusu olmazsa, 8 Kasım günü bir Azerbaycan ziyareti yapmayı düşünüyorum. İnşallah bu ziyaret vesilesiyle de gerekli adımları atma imkânımız olur. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile zaten telefon görüşmelerimi yaptım. Tabii bu arada gerek İstihbarat Başkanı’mı gerek Dışişleri Bakanı’mı Azerbaycan’a gönderdim. Ayrıca bir telefon diplomasisi yine bu arada gerek İlham Bey ile gerekse eşler arasında yapıldı, yapılıyor. 8’indeki Zafer Günü’ne onlar da çok önem veriyorlar. Her zaman söylüyorum, bizim Azerbaycan’la ilişkilerimiz, klasik diplomatik temasların çok ötesindedir. İki ülkenin kopmaz bağı ortak tarihimizin, kültürümüzün, kaderimizin ve inşallah geleceğimizin ürünüdür. Türkiye ve Azerbaycan kardeşliğinin evelallah aşamayacağı hiçbir engel yoktur.”
Azerbaycan, 8 Kasım’da “Zafer Günü”nü kutluyor. Bu tarih, 2020 yılında Ermenistan ile yaşanan ve 44 gün süren İkinci Karabağ Savaşı’nın en önemli dönüm noktası olan Şuşa’nın geri alınmasının yıl dönümü.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, başlangıçta Zafer Günü’nün ateşkes bildirgesinin imzalandığı 10 Kasım’da kutlanması yönünde bir kararname imzaladı. Ancak karar ertesi gün iptal edildi ve yeni bir kararnameyle kutlama tarihi 8 Kasım olarak belirlendi. Tarihin değiştirilmesinin nedeni, 10 Kasım’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıl dönümü olmasıydı.
Perde arkası
Türkiye-Azerbaycan ilişkilerindeki son gerginliğin fitilini, Bakü yönetiminin eylül ayında devlet okullarında başörtüsü ve diğer dinî kıyafetleri fiilen yasaklayan yeni üniforma düzenlemesi ateşledi. Türkiye’de iktidara yakın isimler kararı eleştirirken, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral 12 Ekim’de uygulamayı “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Bakü ise bu açıklamaları “içişlerine müdahale” olarak değerlendirdi. Gerilim, Azerbaycan’ın 21 Ekim’de aralarında farklı siyasi görüşlerden isimlerin de bulunduğu 31 Türk vatandaşını “istenmeyen kişi” ilan etmesiyle tırmandı. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Erdoğan’ın davetine rağmen 29-30 Ekim’de Ankara’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’ne katılmaması da iki ülke arasındaki görüş ayrılıklarını görünür hale getirdi.
Anlaşmazlık yalnızca başörtüsü düzenlemesiyle sınırlı değil. Azerbaycan’ın İsrail’le yakın ilişkileri, Türkiye’nin Ermenistan’la normalleşme girişimleri ve Bakü’nün Ankara’dan bağımsız hareket etme hassasiyeti de iki ülke arasındaki farklılıkların arka planında yer alıyor. Erdoğan, gerilimi yumuşatmak amacıyla Oktay Saral’ı görevden aldı ve 5 Kasım’da yaptığı açıklamada iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarının bütün engelleri aşabileceğini söyledi.
Fotoğraf: Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
