ABD Başkanı Donald Trump’ın, Rusya’nın 2022’de Ukrayna’nın başkenti Kiev’i ele geçirme girişiminin “aptal” bir generalin yanlış kararı yüzünden başarısız olduğu yönündeki sözleri, gözleri iki Rus komutana çevirdi.
Trump’ın adını vermediği generalin, dönemin Rus komutanlarından Aleksandr Çayko ya da Aleksandr Lapin olabileceği düşünülüyor.
Beyaz Saray’da konuşan Trump, Rus tanklarının beton bir otoyolda ilerlerken bir generalin kararıyla tarım arazilerine yöneldiğini, çamura saplandığını ve bu nedenle Kiev’e ulaşamadığını öne sürdü. Trump’a göre bu hata yapılmasaydı savaş bir gün içinde sona erebilirdi. ABD Başkanı, sözünü ettiği generalin kim olduğunu bilmediğini ve artık hayatta olmayabileceğini söyledi.

Aleksandr Çayko
BBC Rusça Servisi’nin haberine göre, Trump’ın sözünü ettiği general için en güçlü aday, o dönemde Belarus üzerinden Çernobil bölgesinden Kiev’e ilerleyen Rus birliklerini yöneten Orgeneral Aleksandr Çayko. Çayko, Rusya’nın Doğu Askerî Bölgesi’nin komutanıydı. Kiev harekâtının başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu görevden alındı ve daha sonra Suriye’deki Rus askerî birliğinin komutanlığını üstlendi.
İkinci olası isim ise Aleksandr Lapin. Ukrainska Pravda’nın değerlendirmesine göre Lapin, Rusya’nın Ukrayna’nın kuzeydoğusundan, Sumi ve Çernihiv yönlerinden ilerleyen birliklerinden sorumlu komutanlar arasındaydı. Ancak bu birlikler de Kiev’i kuşatma veya ele geçirme hedefine ulaşamadı.
Ukrainska Pravda, Trump’ın anlattığı güzergâh dikkate alındığında Çayko’nun daha güçlü aday olduğunu belirtiyor. BBC Rusça Servisi ayrıca Trump’ın açıklamasının aksine, Çayko’nun hayatta olduğunu bildiriyor.
Ancak Trump’ın anlatımı, Rusya’nın Kiev harekâtının başarısızlığını tek bir generalin yanlış kararına indirgemiş oluyor. Oysa West Point’teki Modern War Institute’un Kiev Muharebesi üzerine hazırladığı analiz, Rusya’nın başkent yakınlarında durdurulmasını çok daha kapsamlı bir askerî başarısızlık çerçevesinde ele alıyor.

Aleksandr Lapin
Rus birlikleri bekledikleri hızda ilerleyemedi. Ukrayna ordusunun direnişi, Rus kuvvetlerinin ikmal ve lojistik sorunları, harekâtın planlanmasındaki eksiklikler ve Rusya’nın Ukrayna’nın savunma kapasitesini küçümsemesi, sonucu etkileyen unsurlar arasındaydı. Kiev yakınlarındaki arazi ve yol koşulları da Rus birliklerinin hareket kabiliyetini sınırladı.
Bayraktar TB2 etkisi
Savaşın ilk haftalarında Ukrayna’nın insansız hava araçları da Rus birliklerine karşı kullanıldı. Türkiye’de üretilen Bayraktar TB2 silahlı insansız hava araçları, Rus askerî araçlarına yönelik saldırılarla uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Ancak Kiev savunmasında yalnızca Bayraktar’lar değil, daha küçük keşif dronları da rol oynadı. West Point’teki Modern War Institute’un analizine göre, savaşın ilk bir-iki haftasında Kiev çevresinde geniş bir insansız hava aracı ağı oluştu. Bu ağ büyük ölçüde gönüllü sivil dron operatörlerinden meydana geliyordu ve öncelikle keşif, gözetleme ve istihbarat amacıyla kullanılıyordu. Ukrayna ordusunun elinde savaşın başında faal durumda bir düzineden az Bayraktar TB2 bulunuyordu.
Analize göre Bayraktar’lar, Kiev’in doğusunda Brovary yakınlarında Ukrayna’nın düzenlediği bir pusuya destek verdi ve başka çatışmalarda da kullanıldı. ABD merkezli CNA araştırma kuruluşu da Ukrayna’nın Bayraktar TB2’leri, küçük keşif dronlarını ve gönüllülerin kullandığı sivil araçları birlikte değerlendirdiği analizinde, bu sistemlerin Rus birliklerinin konumlarının belirlenmesine ve hedef alınmasına katkı sağladığını vurguluyor.
Dolayısıyla Kiev çevresindeki Rus ilerleyişinin durdurulmasını yalnızca Bayraktar TB2’lere bağlamak doğru olmaz. Ukrayna’nın direnişi, tanksavar silahları, keşif faaliyetleri ve Rusya’nın lojistik sorunları birlikte etkili oldu.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
