Cuma, 16 Eki 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
EditörSerbest Kürsü

Performans toplumu ve kronik yorgunluk

Yıldırım Aktuğan
Son güncelleme: 13 Ekim 2026 19:27
Yıldırım Aktuğan
Paylaş
Paylaş

Modern çağın en yaygın şikâyeti nedir diye sorulsa, şüphesiz çoğu insanın vereceği ilk yanıt aynı olur: “Sürekli çok yorgunum.”

Hafta sonları dinlenmeye yetmiyor, tatiller zihni tazelemeye kâfi gelmiyor ve uyku bile bu derin tükenmişliği ortadan kaldırmıyor. Oysa fiziksel olarak tarihin en az kas gücü harcayan, en konforlu ve teknolojik olanaklarla donatılmış çağında yaşıyoruz. Peki, bedenlerimiz dinlenirken zihnimiz neden bu kadar tükenmiş durumda? 

Bu sorunun yanıtı biyolojik bir aksaklıkta değil, modern toplumun görünmez işletim sisteminde yatıyor. Filozof Byung-Chul Han, “Yorgunluk Toplumu” adlı eserinde modern insanın içine düştüğü bu açmazı sarsıcı bir tespitle açıklar: 20. yüzyılın yasaklara ve zorlamalara dayalı “disiplin toplumu”, yerini “yapabilirsin” sloganıyla beslenen bir “performans toplumuna” bıraktı. Eski dünyada baskı dışarıdan gelirdi. Bir patron, bir kural ya da otorite ne yapmanız gerektiğini söylerdi. Günümüz performans toplumunda ise insan kendi kendisinin hem kölesi hem de efendisi haline geldi. Özgürleştiğimizi sandığımız anda, kendi kendimizi sömürmeye başladık. Çünkü sistem bize sürekli daha üretken, daha fit, daha başarılı ve daha görünür olmamız gerektiğini fısıldıyor. 

Bu aşırı üretkenlik ve optimizasyon baskısı altında birey, başarısızlığı ya da yorgunluğu sisteme değil, doğrudan kendi yetersizliğine bağlıyor. Dinlenmek dahi meşru bir hak olmaktan çıkıp, “pazartesi gününe daha enerjik başlamak için yapılması gereken zorunlu bir bakım faaliyeti” halini alıyor. Boş durmak, hiçbir şey üretmemek ya da sadece anı yaşamak derin bir suçluluk duygusu doğuruyor. 

İşte bu noktada sosyolog Corey Keyes’in “Bitik” adlı eserinde kavramsallaştırdığı o tanıdık ruh hali devreye giriyor. Keyes, modern insanın içinde bulunduğu durumu ne tam bir klinik depresyon ne de sağlıklı bir iyi oluş hali olarak tanımlar. Bu aradaki gri alanın adı “bitikliktir” (languishing). Kişi yataktan çıkamayacak kadar çökmüş değildir ama hayata karşı derin bir coşku ve anlam da hissetmez; sadece günleri tüketir, donuklaşır ve bir sis bulutunun arkasından dünyayı izler gibi yaşar. Keyes’in ifadesiyle bitiklik, ruhun sessizce sönümlenmesidir. 

Han’ın işaret ettiği öz sömürü çarkı ile Keyes’in tarif ettiği bu bitiklik hali yan yana geldiğinde, günümüz insanının kronik yorgunluğu bir sır olmaktan çıkar. Kendi performansının gardiyanı olan birey, durmayı unuttuğu için içten içe kurur. Dışarıdan bakıldığında çalışan, üreten, sosyal medyada mutlu anlar paylaşan “başarılı” bir figür vardır; ancak içeride yaşam sevinci çekilmiş, sessizce tükenen bir zihin barınır. 

Bu kronik yorgunluktan kurtulmanın yolu daha fazla vitamin takviyesi almak ya da yeni zaman yönetimi teknikleri öğrenmek değildir. Asıl kurtuluş; üretkenliğin tek başına bir erdem olmadığını kabul etmekten, “yapma” baskısının yerine bilinçli olarak “yapmama” ve durabilme hakkını koyabilmekten geçer.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanYıldırım Aktuğan
Takip et:
1958 yılında İzmir’de doğan Yıldırım Aktuğan, 1982 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünü tamamlamasının ardından iş hayatına 1984 yılında Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nda başlamıştır. 1989 yılında Müsteşarlık bursu ile Boston Üniversitesinde Finans alanında yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra Müsteşarlıkta çeşitli kademelerde yönetici olarak görev yapmıştır. Yurtdışında Şikago ve Tokyo’da ekonomi müşaviri olarak görev yapan Aktuğan, ayrıca Eti Bor A.Ş.de Yönetim Kurulu üyeliği ve Halk Bankası’nda Denetim Kurulu üyeliği görevlerinde bulunmuştur. Müsteşarlıktan ayrıldıktan sonra bir süre Çeşme Belediye Başkan Yardımcılığı ve Çeştur A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini yapan Aktuğan halen Çeşme ilçesinde Kurumsal Yönetim Danışmanı olarak görev yapmaktadır.
Önceki Makale Bizans’ı “tüketen” salgın
Sonraki Makale 2 Türk’e sabotaj suçlaması

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

EditörGünlük

Alman ve Fin medyası ne yazdı?

Medya Günlüğü
16 Ekim 2026
ManşetSerbest Kürsü

Türkiye-AB ilişkileri nereye evriliyor?

Gürsel Demirok
16 Ekim 2026
EditörGünlük

Giyotinde bir kraliçe

Medya Günlüğü
16 Ekim 2026
EditörGünlük

Gazeteci Bahadır Özgür gözaltına alındı

Medya Günlüğü
16 Ekim 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?