Pazar, 4 Eki 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Köşe YazılarıManşet

“Ateşkes” sürüyor, toprak el değiştirmeye devam ediyor

Metin Duyar
Son güncelleme: 4 Ekim 2026 16:22
Metin Duyar
Paylaş
Paylaş

BM Güvenlik Konseyi, geçen kasım ayında 2803 sayılı kararla “Gazze Çatışmasını Sona Erdirme Kapsamlı Planı”nı onayladı; 13 oyla, Çin ve Rusya’nın çekimser kaldığı bir oylamayla.

Karar, bir Barış Kurulu’nun ve Gazze’ye konuşlanacak bir Uluslararası İstikrar Gücü’nün kurulmasını yetkilendirdi. Kâğıt üzerinde bu, bir yıl süren yıkımın ardından kurumsal bir çıkış yolu gibi görünüyor: Ateşkes, rehine takası, bir yönetim komitesi. Sahadaki tablo ise bu kurumsal çerçeveyle aynı hızda ilerlemiyor.

Rakamlar bunu net gösteriyor. Ateşkes 10 Ekim 2025’te yürürlüğe girdi, ama o tarihten bugüne 1.439 Filistinli hayatını kaybetti, 5.052 kişi yaralandı; sadece 1 Ekim’den önceki 24 saatte 8 ölü, 26 yaralı kaydedildi. Nüfusun yüzde 90’ı temiz suya düzenli erişemiyor, yakıt kıtlığı hastaneleri tehdit ediyor. “Ateşkes” kelimesi burada bir hukuki statüyü tanımlıyor, günlük yaşamın gerçek seyrini değil.

Planın kendi mimarisi de bu makası açıklıyor. Üç aşamalı bir yapı kurulmuştu: birinci aşama (ateşkes, rehine serbestliği, yönetim komitesi) nominal olarak işliyor; ikinci ve üçüncü aşamalar (Hamas’ın silahsızlandırılması, İsrail ordusunun çekilmesi, yeniden yapılanmanın İstikrar Gücü gözetiminde yürütülmesi) fiilen tıkanmış durumda. 31 Temmuz’da Mısır, Katar, Türkiye ve ABD’nin sunduğu 15 maddelik yol haritası Hamas tarafından kabul edildi; ama Netanyahu 9 Ağustos’ta bu belgeyi reddetti. Diplomatik metin ilerliyor görünürken, uygulama metni bir yerde donup kalıyor.

Bu donmuş diplomatik katmanın altında ise toprak, hiç durmadan el değiştiriyor. İsrail, Doğu Kudüs ile Ma’ale Adumim yerleşimi arasındaki bölgede, E1 projesi kapsamında 3.401 konutluk bir ihale açtı; son başvuru tarihi 19 Ekim. Bu proje tesadüfi bir yerleşim genişlemesi değil: Doğu Kudüs ile Batı Şeria’nın kuzey ve güney parçalarını birbirinden ayıran bir koridor üzerine kuruluyor ve Barış Kurulu’nun kendi temsilcisi bunu “iki devletli çözüme varoluşsal tehdit” olarak tanımlıyor. Aynı dönemde C Bölgesi’nde 4.570, Doğu Kudüs’te 3.515 yeni konut onaylandı; yerleşimci şiddeti ağustostan eylüle günlük ortalama 5’ten 6,7’ye çıktı. Diplomasi masada dururken, inşaat makineleri sahada çalışıyor.

Bu durumda yeni bir şey yok, sadece ölçeği büyümüş bir tekrar var. 1990’ların Oslo süreci de aynı ikilik üzerine kuruldu: taraflar bir masada aşamalı özerklik takvimi üzerinde anlaşırken, İsrail yerleşim nüfusunu Batı Şeria’da aynı yıllarda iki katından fazla artırdı. 2005’te Gazze’den tek taraflı çekilme ilan edildiğinde de benzer bir taktik işledi: Askeri varlık geri çekilirken, kuşatma ve sınır denetimi üzerinden kontrol aynı yoğunlukla sürdürüldü. Örüntü hep aynı: Önce masaya oturulur, uluslararası kamuoyuna bir ilerleme görüntüsü sunulur, sonra sahada tam tersi bir fiili durum inşa edilir ve bu fiili durum, bir sonraki müzakerenin yeni başlangıç noktası olarak dayatılır. Bu bir tesadüf dizisi değil; kırk yıla yakın bir süredir tekrarlanan, müzakere sürecini zaman kazanmak ve meşruiyet devşirmek için kullanan bilinçli bir taktik. Aradaki otuz yıl, yöntemi değiştirmedi; yalnızca ihale büyüklüklerini ve BM kararlarının numarasını değiştirdi.

Uluslararası İstikrar Gücü’nün kendi akıbeti de bu örüntüye uyuyor. Plan, Gazze’ye 20 bin kişilik bir güç konuşlandırmayı öngörüyordu; şimdiden bu sayının önemli ölçüde aşağı çekileceği, katılımcı ülkelerin asker sayısını kısacağı konuşuluyor. Bir güvenlik mimarisi, henüz sahaya inmeden küçülüyorsa, o mimarinin ikinci ve üçüncü aşamaları (silahsızlanma, çekilme, denetimli yeniden yapılanma) için ne kadar gerçek bir karşılık bulacağı da aynı oranda belirsizleşiyor.

Bunun soyut bir istatistik olmadığı yer, tam da bu koridorun üzerinde yaşayanlarda görülüyor. E1 bölgesinde onlarca yıldır zeytinlik işleten bir Filistinli çiftçi için mesele, BM kararının madde numarası değil; tapu kaydının hangi haritaya göre çizildiği, ihalenin hangi parsele kadar uzandığı. Bu çiftçi, ateşkesin ilan edildiği gün belki de bir rahatlama hissetti; aradan geçen bir yıl içinde topraklarının bir sınır tartışmasının içinde kaldığını öğrenmiş olması, aynı rahatlamanın ne kadar kısa ömürlü kaldığını gösteriyor.

Uluslararası tepki de bu makası büyütüyor, kapatmıyor. Kanada, Fransa ve İngiltere yerleşim mallarına ithalat yasağı getirince İsrail, İngiltere’nin Doğu Kudüs’teki konsolosluğunu kapattı; BM Genel Sekreteri ise “iki devletli çözümün gözlerimizin önünde yok olmasına izin veremeyiz” dedi. Yaptırım, karşı yaptırım, uyarı; üçü de aynı anda yaşanıyor ama hiçbiri inşaatı durdurmuyor. 27 Ekim’deki İsrail seçimleri de bu tabloya bir zamanlama katmanı ekliyor: Barış Kurulu’nun kendisi, seçim öncesinde 15 maddelik yol haritasında bir ilerleme beklemiyor. Yani siyasi takvim, diplomatik takvimin önüne geçmiş durumda.

Bu tablo, siyasi üst yapı ile maddi temel arasındaki klasik bir ayrışmayı gösteriyor. Ateşkes, Barış Kurulu, yönetim komitesi; bunlar birer kurumsal çerçeve, bir söylem düzeyi. Toprağın kimin mülkiyetinde olacağı, hangi koridorun kime ait kalacağı, hangi yerleşimin büyüyeceği sorusu ise bambaşka bir düzeyde, inşaat ihaleleri ve tapu kayıtları üzerinden, günbegün karara bağlanıyor. Diplomasi bir ateşkesi başarıyla ilan edebilir; ama toprağın fiilen kimin elinde toplandığı sorusunu, hiçbir bildiri kendi başına durduramıyor. Üstelik bu, İsrail hükümetinin elinde neredeyse hiç maliyetsiz bir araç: her müzakere turu, bir yandan uluslararası kamuoyuna “süreç devam ediyor” mesajı verirken, diğer yandan sahada kalıcı, geri döndürülmesi çok daha zor bir fiili durum yaratmak için kullanılıyor.

Bugün imzalanan her ateşkes metni, yarın açılacak bir ihalenin önünü kesmiyorsa, o metnin kalıcılığından söz etmek için henüz çok erken.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiJeopolitik
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanMetin Duyar
Takip et:
Orta Doğu siyaseti, insan hakları ve ekonomi-politik alanlarında çalışan akademik bir yazar olarak, toplumsal eşitsizliklerin yapısal nedenlerini irdeleyen metinler kaleme almaktadır. Yazılarında yalnızca güncel gelişmeleri değil, bu gelişmelerin tarihsel ve kuramsal arka planını da analiz eder. Devlet, yurttaşlık ve adalet kavramlarını ele alırken; baskı rejimlerinin ideolojik işleyişini ve insan haklarının nasıl ihlal edildiğini sorgulayan eleştirel bir bakış açısı sunar. Medya Günlüğü’ndeki yazılarında, okuyucuyu gündemin ötesine taşıyan bir düşünsel derinlik ve tutarlı bir perspektif hedeflenmektedir.
Önceki Makale AB’nin “Türkiye yolu”
Sonraki Makale GKRY tahriklerini sürdürüyor…

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

AB’nin “Türkiye yolu”

Andrew Korybko
4 Ekim 2026
GünlükManşet

İlham Aliyev’in portesi

Medya Günlüğü
4 Ekim 2026
GünlükManşet

Savaş “çığrından çıkıyor”

Medya Günlüğü
4 Ekim 2026
GünlükManşet

Tarihte bu hafta

Medya Günlüğü
4 Ekim 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?