Son yıllarda en çok konuşulan konuların başında Türk turistlerin önemli bir bölümünün tatil için Yunanistan’ı, özellikle de Türkiye’ye yakın adaları seçmesi geliyor.
Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı düşmanca bir tutum takındığını söyleyerek konuyu siyasete çeken, dolayısıyla Türk turistleri eleştirenler var. Yunanistan’ı seçenler ise, Türkiye’deki aşırı fiyatlardan yakınıyor ve özellikle esnaf tarafından “enayi yerine konulmamak için” komşu ülkeyi tercih ettiklerini, verdikleri paranın karşılığını aldıklarını söylüyor.
Dışişleri Bakanlığı verilerine göre, geçen yıl yaklaşık 1.5 milyon Türk turist Yunanistan’a gitmiş. Bunlardan 1.119.472’sinin tercih ettiği adalar ve ziyaretçi sayısı şöyle
1-İstanköy-347.302 kişi
2-Rodos-220.86
3-Sakız-192.333
4-Sisam-149.285
5-Midilli-145.054
6-Meis-43.291
7-İleryoz-18.550
8-Batnoz-2.788
Ne diyorlar?
Yunanistan’a giden Türklerin nasıl karşılandığını merak edenler için resmi açıklamalara, turizm istatistiklerine ya da siyasetçilerin sözlerine değil, Yunanistan’daki sıradan insanların yorumlarına bakalım istedik.
İlginç konuların tartışıldığı Quora sitesinde “Yunan halkı Türk turistler hakkında ne düşünüyor?” sorusuna verilen yanıtlar, Türklere yönelik oldukça olumlu bir algı bulunduğunu gösteriyor.
Örneğin, Christos Terzis adındaki kullanıcı, Türk turistlerin Yunan kültürüne ve yaşam tarzına oldukça yakın olduğunu düşünüyor. İngiliz turistlerle karşılaştırma yaparak Türklerin genellikle sarhoş dolaşmadığını, gürültü çıkarmadığını ve çevrelerini rahatsız etmediğini belirtiyor.
Üstelik Türklerin çoğunlukla aileleriyle seyahat ettiğini ve genel olarak saygılı ve terbiyeli davrandığını söylüyor ve “Bir Türk’ün çıplak dolaşıp sorun çıkardığını ya da gecenin bir yarısı gürültü yaptığını göremezsiniz” diyerek İngiliz turistlere atıfta bulunuyor.
Vangelis Denaxas adındaki başka bir Yunan kullanıcı ise Türklerle Yunanlıların birbirlerine aslında oldukça benzediğini düşünüyor.
Türk turistlerin Yunanistan’da kendilerini evlerinde hissettiklerini, Yunanların da Ege’nin karşı kıyısını ziyaret ettiklerinde benzer bir duygu yaşadığını söylüyor.
Yemek ve müzik de bu benzerliğin önemli parçaları.
Kullanıcıya göre Türkler Anadolu Rumlarıyla aynı müzikleri dinliyor, Yunanistan’da yemek yemeyi biliyor ve genellikle saygılı davranıyor.
Ancak siyasi bir göndermede de bulunarak iki halk arasındaki bu yakınlığın, geçmişte bazı siyasetçilerin ve askeri yetkililerin hoşuna gitmediğini ve iki toplum arasında düşmanlık yaratılmaya çalışıldığını söylüyor.
Çay meselesi!
Bir başka kullanıcı, Dimitris-Hormovitis ise Türk turistleri Ege adalarında ve Kuzey Yunanistan’da birçok kez gördüğünü anlatıyor.
Günübirlik gelen Türklerle konaklayanları birbirinden ayırıyor.
Günübirlik gelenlerin Yunanlılarla benzer davrandığını söylüyor: Biraz gezmek, alışveriş yapmak, öğle yemeği yemek ve kahve içmek…
Ama Türk turistlerin değişmeyen bir şikâyeti var. O da, Yunanistan’da çayın poşetle servis edilmesi!
Kullanıcı, Türklerin çayın “bardakta ve yanında kesme şekerle” servis edilmemesinden sürekli yakındığını söylüyor.
Aynı kullanıcı, Yunanistan’da geceleyen Türk turistlerin ise farklı bir profil sergilediğini düşünüyor.
Ona göre bu grup barlarda, kulüplerde ve tavernalarda daha fazla eğleniyor; dans ediyor, gülüyor ve hatta Yunanlılardan daha fazla içiyor.
Bunun nedenini de ilginç bir şekilde açıklıyor:
“Türkler Yunanistan’da kendilerini daha özgür hissediyor olabilir.”
Çünkü Yunan toplumundaki liberal davranışlarının Türkiye’deki bazı geleneksel çevrelere göre daha fazla teşvik edici olduğunu düşünüyor.
“Hepsi son derece nazikti”
Alexis Tese adındaki kullanıcı ise karşılaştığı Türk turistlerle ilgili kişisel gözlemlerini anlatıyor.
Yunanistan’da tanıştığı Türklerin “son derece kibar ve iyi insanlar” olduğunu söylüyor ve bugüne kadar bunun aksine bir Türk turistle karşılaşmadığını belirtiyor.
Hatta sahilde karşılaştığı yaşlı bir Türk ve ailesinin ünlü bir dondurmacının yerini sormasıyla ilgili bir anısını anlatıyor.
Tese, turistlerin kaybolmaması için onları dondurmacıya kadar bizzat götürüyor. Ama ardından yanlış dondurmacıya götürdüğünü anladığını ve yıllar sonra bile bundan dolayı kötü hissettiğini söylüyor.
İlgili yazılar:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
