Real Madrid’in 21 yaşındaki yıldızı Arda Güler artık dünyanın önemli futbolcularından biri olarak gösteriliyor.
İşte, şu anda 90 milyon euro (yaklaşık beş milyar lira) değer biçilen Arda Güler’in kendi anlattıklarından yola çıkarak, çocukluğundan Real Madrid’e uzanan yolculuğunda kamuoyunda fazla bilinmeyen bazı ilginç ayrıntılar:
1-Ailesi varlıklı değildi
Arda, Ankara’da bir apartmanın birinci katında büyüdü. Annesi ev hanımıydı, babası ise bir dükkân işletiyordu.
Ancak Arda’nın çocukluk yıllarında babasının dükkânı iflas etti. Ailenin ekonomik durumu bir dönem ciddi biçimde zorlandı.
Arda, arkadaşları onu waffle yemeye çağırdığında parasının olmadığını söylemek yerine “çok yorgunum” ya da “yetişemeyeceğim” gibi bahaneler bulduğunu anlatıyor.
Ama evlerinde yemek ve başlarını sokacakları bir ev vardı. Arda, bu nedenle kendilerini yine de şanslı gördüğünü söylüyor.
2-Babası onu futbolcu yapmaya karar vermişti
Arda’nın babasının futbola ilgisi sıradan bir taraftarlığın çok ötesindeydi. Daha yeni yürümeye başladığında, şut çekmesi için sol ayağının önüne balonlar koyuyordu. Amacı oğlunun sol ayaklı bir futbolcu olmasıydı.
Sonuçta Arda gerçekten sol ayaklı oldu.
Babası koyu bir Fenerbahçe taraftarıydı. Arda, doğduğu andan itibaren Fenerbahçeli olduğunu söylüyor.
3-Tek istediği PlayStation’dı
Bugün Real Madrid forması giyen Arda’nın çocukluk hayallerinden biri oldukça sıradandı: PlayStation.
12 yaşındayken FIFA 17’ye sahip olmak için babasına sürekli yalvarıyordu.
Sonunda babası ona bir PlayStation aldı. Fakat kutuyu açtığında arkadaşları cihazın gerçek FIFA olmadığını fark etti. Arda’nın deyimiyle “çakma FIFA” sandıkları şey aslında PES 2017’ydi.
Arda buna rağmen oyunu çok sevdi.
İlginç bir tesadüf: FIFA 17’deki “The Journey” (Yolculuk) modunda Alex Hunter adlı genç bir futbolcunun büyük kulüplere ulaşma hikâyesini oynuyordu. Yıllar sonra kendisi gerçekten Real Madrid’e gitti.
Arda bunu, “Alex Hunter olarak oynamak için param yoktu. O yüzden gerçekte ona dönüşmek zorunda kaldım” sözleriyle anlatıyor.
4-Ailesinden ayrıldığında sadece 13 yaşındaydı
Arda’nın hayatındaki en önemli kararlardan biri 13 yaşında geldi. Fenerbahçe onu istediğinde ailesi yaklaşık üç ay düşündü.
Çünkü Arda’nın İstanbul’a gitmesi, ailesinden ayrılması ve profesyonel futbolcu olup olamayacağının belirsizliği ciddi bir riskti.
Arda, The Players’ Tribune’de yayımlanan “Ülkemin Çocuklarına Mektubum” başlıklı duygusal yazısında babasının ona şu sözü söylediğini aktarıyor:
“Boğulacaksan büyük denizde boğul.”
Böylece İstanbul’a gitti.
Ailesi de işler yolunda giderse altı ay sonra Ankara’daki düzenlerini bırakıp onun yanına gelecekti.
5-İstanbul’da yabancı hissetti
Arda, İstanbul’daki ilk döneminde ekonomik farklılıkları çok net biçimde hissettiğini anlatıyor.
Bir gün okulda serbest kıyafet uygulaması yapıldı. Diğer çocuklar markalı kıyafetlerle gelirken Arda okul üniformasıyla gitti. Çünkü başka giyecek kıyafeti yoktu.
Fenerbahçe altyapısında da kendisini dışlanmış hissetti. Kendinden bir yaş büyüklerle oynuyordu ve takımda uzun süredir bulunan bazı çocuklar onun neden oynatıldığını sorguluyordu.
6-Fenerbahçe’de 17 yaşında “10 numara”
Arda için 10 numaralı forma sıradan bir forma değildi. Mesut Özil Fenerbahçe’den ayrıldıktan sonra Arda’ya bu forma teklif edildiğinde henüz 17 yaşındaydı.
Kendi anlatımına göre yönetim ona, “Forma senin ama giymeye cesaretin varsa” mesajı verdi.
Arda’nın cevabı kısa oldu:
“Alıyorum.”
10 numarayı giymek onun için neredeyse kupa kazanmak kadar önemliydi.
7-Mesut Özil çekingenliği
Arda, Fenerbahçe’de Mesut Özil’e karşı çok utangaç olduğunu, ilk üç ay onunla konuşmaya cesaret edemediğini söylüyor.
Özil koridorda “Arda, kolay gelsin” dediğinde Arda’nın cevabı sadece “Tamam” ya da “Evet” oluyordu.
Daha sonra Özil onu odasına çağırdı ve kullanmadığı PlayStation’ı Arda’ya verdi.
Arda önce almak istemedi. Özil ise ısrar etti.
8-Annesinin sağlık sorunu
Arda’nın anlattığı hikâyenin en duygusal bölümlerinden biri annesiyle ilgili.
Annesinin geçirdiği ciddi sağlık sorununda doktorların hayatını kurtardığını anlatıyor.
Daha sonra Dinamo Kiev maçında attığı golün ardından formasını kaldırıp “Anneciğim seni çok seviyorum” mesajını gösterdi.

9-Real Madrid teklifini ilk duyduğunda…
Fenerbahçe’den ayrılma zamanı geldiğinde Arda birçok transfer teklifini değerlendirmek istemedi.
Babası bir gün yeni bir teklif hakkında konuşmak istedi.
Arda’nın anlattığına göre babası sadece:
“Arda…” dedi… Sonra da “Real Madrid.”
Arda için bu, çocukluk defterindeki dördüncü büyük hayaldi.
Real Madrid’e gitmeden önce Carlo Ancelotti ile görüntülü konuştu. Ancelotti ona Madrid’de büyük bir geleceğinin olabileceğini, özellikle Luka Modrić ve Toni Kroos’un ilerleyen yaşları nedeniyle orta sahada fırsatlar bulabileceğini söyledi.
10-Hawai gömlekli Ancelotti
Arda, Ancelotti’nin kendisini aradığı sırada tatilde olduğunu ve Hawai gömleği, güneş gözlüğü ve muhtemelen puroile ekranda göründüğünü anlatıyor.
Ancelotti’nin Arda’dan Madrid’e geleceğine söz vermesini birkaç kez istediğini söylüyor.
11-İspanyolca öğrenmenin zorluğu
Arda’nın Real Madrid’deki ilk yılıyla ilgili ilginç bir değerlendirmesi var.
Ona göre Madrid’de futbol oynamak aslında düşündüğünden daha kolay.
Çünkü Modrić’in koşusunu görebildiğini, Vinícius’un kötü bir pası bile iyi gösterebildiğini söylüyor.
Yine “Ülkemin Çocuklarına Mektubum” yazısında, “İspanyolca öğrenmek, kültüre uyum sağlamak ve ayaklarının devamlı yere basması asıl zor olan şeyler” diyor.
12-Soyunma odasında “Arda Abi” oldu
Arda, Türk kültüründeki “abi” (ağabey) kullanımından dolayı Modrić’e yalnızca “Luka” demekte zorlandığını anlatıyor.
Modrić kendisinden yaşça çok büyük olduğu için ona “Luka abi” diyordu.
Sonra David Alaba ve Antonio Rüdiger de aynı mantıkla Arda’ya “Abi” demeye başladı.
13-Küsüp kenara çekilmiyor
Arda’nın kendi ifadesiyle, insanlar onu yalnızca yaratıcı bir futbolcu olarak görüyor ama kendisi aynı zamanda “savaşçı” olduğunu düşünüyor.
Yedek bırakıldığında daha fazla çalıştığını, hakkında kötü konuşulduğunda bunu motivasyona çevirdiğini anlatıyor.
2024 Avrupa Şampiyonası sırasında Avusturyalı taraftarların kendisiyle alay etmesi de buna örnek olmuş.
Arda, bu tepkiyi kişisel bir motivasyona dönüştürdüğünü ve Türkiye’nin ikinci golüne yaptığı asistin ardından taraftarlara teşekkür eder gibi bir jest yaptığını anlatıyor.
14-Gerçekleşmesini beklediği hayaller
Arda, Ankara’dan ayrıldığı gün bir deftere hayallerini yazmıştı.
İlk hedefi Fenerbahçe A takımında oynamaktı.
Sonra Fenerbahçe’nin 10 numarası oldu.
Dördüncü büyük hayali Real Madrid’di.
Bugün ise defterinde hâlâ gerçekleşmesini bekleyen başka hedefler olduğunu söylüyor: Real Madrid’de önemli bir oyuncu olmak, Şampiyonlar Ligi’ni gerçekten katkı sağlayarak kazanmak ve bir gün Real Madrid’in 10 numarasını giymek.
Sofascore verilerine göre genç futbolcu, Fenerbahçe, Real Madrid ve Türkiye A Millî Takımı formalarıyla toplam 199 maça çıktı, 35 gol ve 36 asistlik performans sergiledi.
Fotoğraf: Arda Güler X hesabı
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
