Türkiye’de, kitap okuma alışkanlığının düşük olması sebebiyle günlük konuşma dilinde 300-400 kelime kullanıldığı sıkça iddia edilmektedir.
Hatta zaman zaman akademik çevrelerde de bu iddia dile getirilmektedir. Öncelikle Türkçe ile ilgili, bu iddiaya dayanak teşkil edecek ciddi bir bilimsel çalışmanın bulunmadığı ve ortalama bir insanın evde, sokakta, iş yerinde, okulda vs. 300-400 kelime ile hayatını sürdüremeyeceği belirtilmelidir.
29.01.2002 tarihli Hürriyet gazetesinde yayımlanan bir yazıda, “Türkçede 78 bin ana kelime olmasına karşın, nüfusun büyük bölümü günlük yaşamında ortalama 400 civarında kelime kullanıyor. Girne-Amerikan Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Tuncer Gülensoy, kelime hazinesi ve gramer bakımından oldukça zengin bir dil olan Türkçenin ancak binde 5’ine hâkim olduğumuzu kaydetti” ifadeleri kullanılır.
Haber 7 sitesinde 28.07.2004 tarihli bir yazıda az kelime kullanımının sebebi eğitim sistemine bağlanmış ve “300 Kelimeye Sıkışan Hayatlar” başlığıyla “Teste dayanan, düşünceyi törpüleyen, farklı ses ve görüşleri yok eden, kendine öğretilenden başka türlü düşünmeye izin vermeyen sistemin yetiştirdiği gençliğin hali tek cümle ile özetleniyor: 300 kelimeye sıkışan yaşam” İfadeleri kullanılmıştır. Tuğba Özyürek adlı sosyal medya kullanıcısı ve iletişim uzmanı sosyal medya hesabında 17.07.2024 tarihinde paylaştığı bir videoda günlük hayatta 1000 kelimeden daha az kelime kullanıldığını belirtmiştir. Kelime dağarcığımızı zenginleştirmemiz gerektiğini de eklemiştir.
Memurlar.net genel ağ sitesinin yaptığı bir habere göre Ankara Üniversitesi Türkçe Öğretim Merkezi (TÖMER) Bursa Şube Başkanı, 77. Dil Bayramı dolayısıyla yaptığı bir basın toplantısında Türkiye’de vatandaşların günlük dilde ortalama 400 kelime kullandığını söylemiştir.
Bir insanın günlük konuşma durumu değişkenlik gösterir. 24 saatlik bir zaman diliminde bir insan hiç kelime kullanmadan da gününü geçirebilir, çok fazla kelime kullanarak da gününü geçirebilir. Burada önemli olan bir insanın yıllar içerisinde çok farklı durumlarda ve ortamlarda tekrarlar çıktıktan sonra kaç kelime kullandığıdır.
Bu açıdan bakıldığında dünyanın herhangi bir toplumunda bir insanın 300-400 kelimeyle günlük hayatını sürdürebilecek kadar iletişim kurabilmesi mümkün değildir. Bir insan günlük hayatında evde ailesiyle, sokakta arkadaşlarıyla, okulda öğretmenleriyle, pazarda pazarcılarla, çarşıda esnafla, devlet dairesinde memurlarla, iş yerinde mesai arkadaşlarıyla vs. iletişim kurar. Farklı ortamlardaki bu iletişim sırasında genellikle farklı kavram alanlarına ait kelimeler kullanılır.
Sadece çarşıda birkaç saat geçiren bir insan bile 300-400 kelimeden daha fazlasına ihtiyaç duyar. İddia edildiği gibi 300-400 kelimeyle günlük hayatı sürdürebilmek mümkün olsaydı, bir yabancı dili öğrenmek çok kolay olurdu. Yukarıda da söylendiği gibi, Türklerin günlük dilde kaç kelime kullandığına dair bir bilimsel çalışma bulunmamaktadır. Zaten böyle bir çalışmayı yapmak da teoride mümkün olsa da pratikte oldukça zordur. Böyle bir çalışmada sosyoekonomik, kültürel, eğitim, yaş, cinsiyet bakımından farklı gruplardan en az birkaç bin insan, en az birkaç yıl boyunca gün içinde 15-16 saat dil kullanımı bakımından evde, iş yerinde, okulda, sokakta takip edilmelidir.
Bunun için ciddi bir mali kaynak ve en az birkaç yüz kişilik bir çalışma ekibi gereklidir. Böyle bir çalışmanın pratikte uygulanabilirliğinin ne kadar zor olacağı açıktır. Asım Gültekin tarafından 10.01.2020 tarihli Karar gazetesinde yayınlanan yazıda, sıkça tekrarlanan bu iddiaya karşı çıkılmıştır.
Yazar, “Dilimizin zayıfladığından, insanların artık dillerini zengin bir şekilde kullanamadığından dem vuranların 30 yıldır ağızlarından düşürmedikleri bir ezber var, bir şehir efsanesi: İnsanımız artık 500 kelime ile konuşuyor isimli bir temcîd pilavı bu. Bilumum sağcıların ve sağcılaşma yolunda gidenlerin dilinden eksik olmayan bir pilav. Yahu, kim saymış, kim ölçmüş, nerede istatistiği tutulmuş; oraya baktım doğru düzgün bir sayı yok buraya baktım net, belirgin bir araştırma yok. Bazı araştırmalar var, onlar da da çıkan sonuç 500 değil; en azı 1500-2000!” cümleleri ile bu efsanenin doğru olmadığını savunur.
(Gülüzar Yücel, tdk.gov.tr)
Makalenin devamını okumak için tıklayın
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
