Güvenlik Servisleri Organizasyonu Derneği (GÜSOD) tarafından kısa süre önce paylaşılan veriler, özel güvenlik sektörünün yıllardır halı altına süpürülen o can yakıcı gerçeğini yeniden kürsüye taşıdı: En çok tercih edilen mesleklerden biri, aynı zamanda en hızlı terk edilenlerin başında geliyor.
Rakamlar büyüyor, tabelalar çoğalıyor, üniformalar kalabalıklaşıyor… Fakat sahada büyük bir boşluk var: İstikrar ve nitelik.
Türkiye’de yaklaşık 1 milyona yakın sertifikalı özel güvenlik adayı var ancak aktif çalışan sayısı 384 bin civarında. Daha çarpıcı olan ise, yüzde 27’yi aşan personel devir (turnover) oranı. Yani sektör devasa bir değirmen gibi insan öğütüyor; sürekli alıyor ama aynı hızla kaybediyor.
AVM girişlerinde, hastanelerde veya kamu binalarında her sabah karşılaştığınız o üniformaların büyük bir kısmı, muhtemelen birkaç ay sonra orada olmayacak. Bu durumun güvenlik literatüründeki karşılığı nettir: Güvenliği sağlayan insan sürekli değişiyorsa, o noktada güvenlikten değil, sadece bir “nöbet illüzyonundan” bahsedilebilir.
Sektörün en büyük yanılgısı, güvenliği “sayı” ile ölçmektir. Oysa güvenlik; bir noktaya 10 kişi yığmak değil, o 10 kişinin o bölgenin “normalini” bilmesi, rutin dışı bir hareketi (anomaliyi) saniyeler içinde sezecek kurumsal hafızaya sahip olmasıdır.
Personel sirkülasyonu bu kadar yüksek olduğunda, “tecrübe aktarımı” imkansız hale gelir. Sahada kurumsal hafıza oluşmazsa; refleks zayıflar, dikkat dağılır ve aidiyet duygusu yerini “sıradaki işe geçene kadar burada vakit doldurma” mentalitesine bırakır. Unutulmamalıdır ki; görülmediğini hisseden personel, bir süre sonra riskleri de görmemeye başlar.
“Maliyet kalemi”
Sorunun kökü, insanın bir “değer” değil, optimize edilmesi gereken bir “maliyet kalemi” olarak görülmesidir. Bugün sahada gördüğümüz düşük motivasyon ve meslek algısındaki erozyon, bu yaklaşımın doğal bir sonucudur. Sektör, tecrübeli profesyonelleri elinde tutmak yerine, sürekli “yeni ve ucuz” iş gücüne yöneldikçe, güvenlik hizmeti de “havanda su dövmeye” dönüşmektedir.
Gerçek bir güvenlik yapısı için şu adımlar artık temenni değil, zorunluluktur:
Hizmet içi uzmanlaşma: Genel eğitimden ziyade; AVM, enerji tesisi veya yakın koruma gibi alanlara özgü spesifik uzmanlık basamakları oluşturulmalı.
Teknolojiyle entegre nitelik: Güvenlik görevlisi sadece kapıda duran biri değil, yapay zekâ ve analiz sistemlerini yöneten bir operatör yetkinliğine taşınmalı.
Adil ve sürdürülebilir şartlar: İnsani vardiya sistemleri ve riskle orantılı ücret politikasıyla mesleki saygınlık yeniden inşa edilmeli.
Yol ayrımı
Sektör bugün bir kavşakta: Ya sayılarla övünüp içten içe çürümeye devam edecek ya da insanı merkeze koyup sürdürülebilir bir yapı kuracak.
Gerçek güç, üniforma sayısında değil; o üniformayı liyakatle, tecrübeyle ve aidiyetle taşıyan insanın profesyonelliğindedir.
Çünkü açık konuşalım:
Aidiyet yoksa, asayiş sadece bir tesadüftür.
Görsel: GÜSOD Linkedln hesabı
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
