ABD ile İran arasında yaşanan gerilim sırasında sosyal medyada gündeme gelen “bulut tohumlama” iddiaları, Türkiye’de uzun süredir dolaşımda olan “yağmur bulutlarının çalındığı” söylemini yeniden körükledi.
Bu iddiaya göre, bazı ülkeler atmosferdeki nemli hava kütlelerine müdahale ederek Türkiye’ye ulaşacak yağış sistemlerini başka bölgelere yönlendiriyor, böylece kuraklık yapay biçimde derinleştiriliyor.
Ancak meteoroloji bilimi açısından bulut tohumlama, çoğu zaman anlatıldığı kadar gizemli ya da sınırsız bir teknoloji değil. Bulut tohumlama, zaten atmosferde mevcut olan ve yağış potansiyeli taşıyan bulutlara gümüş iyodür, tuz veya kuru buz gibi parçacıkların bırakılması yoluyla su damlacıklarının birleşmesini hızlandırmayı amaçlayan bir hava modifikasyon yöntemi. Amaç yeni bulut yaratmak değil, mevcut bulutların yağış bırakma ihtimalini artırmak. Bu yöntem bazı ülkelerde tarımsal kuraklığı hafifletmek, dolu riskini azaltmak veya sis dağıtmak amacıyla sınırlı ölçüde kullanılıyor. Ancak bir ülkenin başka bir ülkenin “bulutlarını çalması” ya da geniş ölçekli hava sistemlerini istediği gibi yönlendirmesi, bilimle desteklenen bir tez değil.
Türkiye’de savaşın başlamasından sonra yağışların artması ise çoğu komplo anlatısının öne sürdüğü gibi jeopolitik müdahalelerden değil, mevsimsel atmosferik değişimlerden kaynaklandı. Yaz aylarına girilirken Doğu Akdeniz ve Karadeniz üzerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının yükselmesi, atmosferdeki nem miktarını artırdı. Buna eşlik eden üst seviye serin hava dalgaları ve Balkanlar üzerinden gelen alçak basınç sistemleri, Türkiye üzerinde konvektif yağışların sıklaşmasına neden oldu.
Özellikle uzun süreli sıcak hava dönemlerinden sonra atmosferde biriken nemin ani şekilde boşalması, “birden bastıran yağmurlar” olarak görüldü. Yani savaş sonrası yağış artışının temel nedeni, bölgesel hava dolaşımındaki doğal değişim, deniz sıcaklıkları ve mevsim geçişlerinin oluşturduğu meteorolojik koşullardı. Kısacası bulut tohumlama gerçek bir teknoloji olsa da, Türkiye’de yağmurun artması ya da azalmasını açıklayan ana unsur gizli müdahaleler değil, atmosferin kendi dinamikleri.
“Bulut dağıtmak”
Aslında, teorik olarak bulutları dağıtmak veya yağışı azaltmaya çalışmak mümkün, ancak bu teknoloji sanıldığı kadar güçlü ve kesin sonuç veren bir yöntem değil.
Rusya’nın, özellikle 9 Mayıs Zafer Günü ve diğer önemli günlerde Moskova üzerinde hava durumuna müdahale etmeye çalıştığı biliniyor. Rus meteoroloji kurumları, yağmur taşıyan bulutlara uçaklarla müdahale ederek şehir merkezine ulaşmadan önce yağışı daha erken bırakmalarını sağlamaya çalışıyor. Bu işlem genellikle gümüş iyodür, kuru buz ve bazen çimento benzeri higroskopik parçacıklar kullanılarak yapılıyor. Böylece törenlerin yağışsız havada yapılması sağlanmaya çalışılıyor.
Bu yöntemde amaç, bulutun içindeki nemin şehir merkezine gelmeden önce boşalması. Yani “bulutu yok etmek”ten çok “bulutun yağmurunu erken düşürmek” söz konusu.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
