Cumartesi, 2 May 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Günlük

Spor yazarlarının gözünden

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 1 Nisan 2026 19:43
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Size şapka çıkarıyorum-Bilal Meşe (Milliyet)

“Doksan dakika nefeslerimizi tuttuk; adeta ekranlara kilitlendik. Bu sıradan bir gece değildi, ucunda yılların özlemi ve kocaman bir hedef vardı. Üstelik sahada; yetenekli, genç, dinamik ve uzun yıllar Ay – Yıldızlı formayı taşıyacak bir jenerasyon bulunuyordu.

Kapalı savunmalara karşı zorlandığımız bir gerçek. Ancak bu kilidi açabilecek ‘çilingir’ ayaklarımız az – buz değil. İlk yarıda topa daha çok sahip olan, oyunu yönlendiren taraf bizdik. Kosova savunmasını zaman zaman zorladık, boşluk aradık, denedik. Fakat işin finalinde, net pozisyon üretiminde ciddi eksiklikler yaşadık.

Buna karşın Kosova’nın disiplinli savunma anlayışı ve hızlı geçişleri bizi zorladı. Nitekim 28. dakikada Asllani’nin adeta füze gibi şutunda Uğurcan Çakır’ın parmak ucuyla yaptığı dokunuş ve ardından topun direkten dönmesi, sadece bir pozisyon değil, aynı zamanda yürekleri ağıza getiren bir andı.

Zoru sevmek, zoru başarmak bizim genlerimizde var arkadaş! İster çelikten duvar örün, ister beton dökün… Bizim için farketmez. Yeter ki isteyelim; o duvarı gerekirse matkapla deler, yerle bir ederiz!”

Hazırlanın-Gürcan Bilgiç (Fotomaç)

“Nasıl oldu bilmiyorum ama pozisyona bile girmediğimiz maçı kazandık. Sadece galip değiliz, Dünya Kupası’nın da parçasıyız. Adım adım geldik son maça kadar, elimizi uzatsak tutacağımız noktaya geldik ve işi bitirdik. Kolay değildi elbette. Karşımızda kendi ülkelerini onurlandırmak için her şeylerini veren bir takım vardı. Biz ise yıldızlarımıza sırtımızı dayamış, pasaporta damgayı vuracak o golün peşine düşmüştük.

Gol de bize yakışan şekilde oldu. Kenan ortası sekerek geldi, Orkun’un vuruşu sekerek köşeye yöneldi, Kerem değdi, top ağlara değdi. Ofsayt tartışılırken temiz çıktı Kerem. Dokunda-dokunmadı bilememem ama o sevinirken, biz de sarıldık çevremize. Bu maçı teknik-taktik tartışan olursa, sesi kapatın. Sahadaki 22 oyuncu da büyük baskı altındaydı ve kendini aynada görse tanıyamazdı. Her zaman rahatlıkla yaptıklarını, ayakları birbirine dolaşırken seyrettirdiler bizlere. Genç takım olmanın ekstra faturası bu. Kendilerinde değildi çocuklar.”

Bir serinin başlangıcı bu-Uğur Meleke (Hürriyet)

“Dün Kosova, 18 yıllık kısa ülke tarihinin en büyük anını yaşıyordu. Priştine’de kazanıp, Dünya’nın geri kalanına “Kosova isimli bir ülkenin varlığını öğretmek” istiyorlardı çünkü. Hiç kolay bir maç değildi bizim için. Hiç de kolay geçmedi zaten.

Müsabakanın ilk yarısında sert bir fiziksel savaş vardı sahada. Bizim takımımız kısa. Dün sahada 185 cm. üzeri altı oyuncu vardı ve bunların beşi Kosovalı idi. Top yükseldiğinde ya da sahipsiz kaldığında zayıf kaldık bazen. Yapmamız gereken topu yere indirmekti, ayağa oynamaktı ve kalitemizi göstermekti. Neyse ki ikinci devrenin başlangıcıyla beraber bunu yaptık, iki maçtır çok iyi işleyen solumuz yine çalıştı, sahanın iyileri Kenan-Orkun üretimiyle geldi zafer golü.”

24 yılın çığlığı: Bir millet nefes aldı-Sedat Kaya (halktv.com.tr)

“Ne çok beklemiştik bu günü…

Ne hasretler biriktirmiştik içimizde…

Dile kolay, tam 24 yıl…

Bir neslin çocukluğu geçti, bir başkasının gençliği eskidi, bir memleket sabrı öğrendi.

Türkiye, Dünya Kupası kapısında yıllardır bekleyen bir yolcuydu.

Bazen umutla yaklaştı o kapıya, bazen eli boş döndü.

Bazen ”şimdi olacak” dedi, bazen başını önüne eğip sustu.

Ama kaderin de, futbolun da tuhaf bir huyu vardır…

Unutturmaz.

Sadece bekletir.
Ve bu gece…

Bekletmedi.

O kapıyı kırdık, geçtik.

Artık Dünya Kupası’ndayız.

Kosova’da sahaya çıkan bir takım değil, bir memleketin sabrıydı.

Sabırlıydı…

Akıllıydı…

Ve en önemlisi, kendine inanıyordu.

Direniş kalede başladı.

Uğurcan Çakır, bu gece sadece kaleci değildi;

24 yılın birikmiş korkularına kapıyı kapatan adamdı.

Savunma terle yazdı bu hikâyeyi.

Orta saha aklıyla dokudu.

Ve sonra sahneye kalite çıktı…

Arda Güler’in zarafeti,

Kenan Yıldız’ın cesareti,

Orkun Kökçü’nün zekâsı…

Ve son noktayı koyan Kerem Aktürkoğlu…

Dakikalar 53’ü gösterdiğinde zaman durdu.

Kenan çevirdi…

Orkun dokundu…

Kerem bitirdi…

Ve o an…

Bu gol, tabelaya yazılan bir rakam değildi.

24 yılın içinden kopup gelen bir çığlıktı.”

Bekle bizi Amerika-Fatih Doğan (Sabah)

“1954’te İsviçre’de düzenlenen Dünya Kupası’nda ilk deneyimi yaşayan Türkiye, 48 yıl sonra G.Kore ve Japonya’da yapılan 2002 Dünya Kupası’nda 3. olarak fantastik bir 2. deneyim yaşamış ve yaşatmıştı. Ancak Türk Milli Takımı 24 yıl aranın ardından dün Kosova’yı play-off final maçında geçerek 2026 Dünya Kupası’na kalmayı başardı ve Türk Milleti’nin hasretini dindirdi.

Bazı zamanlar vardır. Amasız, fakatsız, orantısız başarıyı övmek gerekir. Böyle bir günde Montella ve takımın oyununu eleştirecek hiç değilim. Gemiyi ve üstümdeki Ay-Yıldızlı şanlı bayrağımızı Amerika limanına sağ salim ulaştırmasıyla ilgileniyorum. ABD’den Kanada’ya oradan Meksika’ya nasıl görkemli dalgalanacağını hayal ediyorum. Tebrikler Montella, tebrikler Bizim Çocuklar, teşekkürler TFF yönetimi ve emeği geçen herkese teşekkürler.”

24 yıl gibi geçen 30 dakika-Mehmet Ayan (Hürriyet)

“Sert rakip ile oynadığımız belliydi de mukavemet gösterecek mahareti sergilemek nasıl olacaktı? Vedat Muric ile Asllani dışında yetenek seti olarak yanımıza yaklaşamayacak rakibimize ilk yarıda zaman zaman teslim olduk. Vedat Muric’in 30’ların başında kaçırdığı pozisyon defomuzu, sağ bekimiz ve sağ stoperimizin arasından gelen birkaç pozisyon ise derdimizin büyüklüğünü anlatıyordu.

Devreye 0-0 girdiysek biraz rakip beceriksizliği, bir parça şansımız, çokça da İsmail’in açık kapatmasındandı. Hiç mi hücum düşünmedik? Tabii düşündük! Dengesiz Kosova defansına sol kanat ağırlıklı yüklendik ana sadece Kenan ile olacak iş değildi. Sağ kanadımız pek işlemedi. Uzun vurduk bolca! Yanlış saymadıysam 13 yüksek top attık ilk yarı. 7’si Kerem’e, 3’ü Kenan’a, 3’ü boşa gitti. Derdimiz topu yere indirememekti.

Bitti ve işte bitti… 24 yıllık hasret dindi… Sadece teşekkür… Sadece şükür… Sadece şükran. Emeği geçen kim varsa… 24 yıllık hasreti bitirenlere… Tek diyebileceğim… İyi ki varsınız. Ülke olarak çok ihtiyacımız vardı. Şimdi sıra az uykulu 3 günde…”

Oh be dünya varmış-Turgay Demir (Fanatik)

“Dünya Kupası hasretimiz 24 yaşında hayata veda etti..(!) Çok şükür, şimdi Paraguay, Avusturalya ve ABD düşünsün… Deplasmanda çok zor bir maç oynayacağımız belliydi. Öyle de oldu. İlk yarıda çata çat, kora kor bir mücadele ve hızlı bir oyun vardı. Çünkü gerçek fauller dışında, hiç birini umursamayan harika bir hakem sürekli oyunu oynatmak yönünde kullandı tercihlerini. Biz de tüm kalbimizle alkışladık. Beş gol girişimiz vardı, onlar da üç net pozisyon yakaladı. Kerem ve Muriç kaçırdı, Asllani’nin vuruşunda ise Uğurcan kanatlanıp uzandı çatala. Maç genelinde top daha çok bizdeydi ama Kosavalı oyuncular da her daim karşımızdaydılar. Harbi harbi, kıran kırana geçti 90 dakika. Evet top bizim ayağımızdaydı çünkü Montella inadından vazgeçmiş ve iki aydır formunun zirvesinde olan Orkun Kökçü’yü on bire koymuştu…

Orkun sahipli toplara en kritik müdahaleleri yaparken sahipsiz topların da çoğuna sahip çıktı… Orta sahada kendi başlattığı atağın devamında Kenan’ın ortasını kaleye gönderdi… Çizgiyi geçmek üzere olan topa Ker, em dokundu, golü attı ama ofsayt korkusuyla yüreklerimizi de ağzımıza getirdi. İkinci golü bulabilsek son dakikalarda peşin satan gibi rahat olabilirdik ama yakaladığımız fırsatları gole çeviremedik. Son dakikalarda 86 milyonda kaç kişi dil altı hapı aldı bilemem ama stresimiz tavan yaptı vesselam. Çünkü Kosava’nın Juventuslu yıldızı Zegrova da sahadaydı ve kalemizin önünde bayağı bir sıkıntı yarattılar. Çok şükür Uğurcan yine sihirli bir dokunuşla, en kritik anda net golü önledi…”

Fotoğraf: tff.org

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiFutbolMedya
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale 4.5G-5G arasındaki farklar
Sonraki Makale Trump’ın ‘narko saldırganlığı’

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

Rusya’yı karıştıran kadın

Medya Günlüğü
2 Mayıs 2026
EditörGünlük

Türkiye’yi konuşan ülkeler

Medya Günlüğü
2 Mayıs 2026
GünlükManşet

Şairler sultanı Bakî

Medya Günlüğü
2 Mayıs 2026
EditörGünlük

“Yapay zekâ kirliliği” nedir?

Medya Günlüğü
2 Mayıs 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?