Salı, 3 Şub 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
GünlükManşet

Trump’ın dünyayı üçe bölme planı

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 3 Şubat 2026 22:24
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Dünya tarihinin çok önemli geçiş dönemlerinden birindeyiz. Bu geçiş dönemi büyük bir dünya savaşının ardından muhtemelen 2045’te tamamlanacak ve nihayetinde yeni bir dünya düzeni ile birlikte, yeni bir insan modeli ve toplumsal hayata başlayacağız.

Bu tür geçiş dönemlerinin katalizörü ülkelerin başına geçmiş çılgın yöneticiler ve savaşlardır. Nitekim bugün ABD’nin başına geçmiş bir megaloman (kimilerine göre çok akıllı) olan Trump, yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi ile dünyanın bütün çivilerini oynatmaya çalışıyor;

– ABD’nin 80 yıllık hegemonyasına kendi eli ile son veriyor ve dünyayı üç bölgeli bir paylaşıma götürüyor. ABD ve Avrupa arasındaki transatlantik ittifakını hiçe sayıyor.

– Yeni Orta Doğu; laik ulus-devletlerin yerine, “hayırsever monarşi” dedikleri tek adam yönetimlerinin ABD için daha kullanışlı olduğunu düşünüyor.

– Başkalarının kaynaklarına el koyarak, ülkeleri pazarlık ve şantajla yola getirerek ABD’yi daha büyük yapacağını (MAGA) sanıyor.

Bütün bunların sonucu dünyanın tekrar Orta Çağ’a dönmesi yani devlet egemenliğinin ve uluslararası hukukun hiçe sayıldığı, büyük balığın küçüğü yuttuğu, krallıklar yani “anarşi” dönemine dönüyoruz. Görünüşte dünya üç hegemonya bölgesine bölünüyor. Ancak, bunlar şimdilik ABD’nin yönetenlerin görünen yüzü (Trump) ile ilgili yani görünmeyen devletin arkasında “derin devlet” ve “daha derin devlet” var.

Göremediğimiz bölümde Trump’a bırakılan manevra alanı dışında büyük planlar hâlâ devam ediyor, üstelik Avrupa boyutunda özellikle İngilizler, Avrupa Birliği dışında inisiyatif almış durumdalar. İngilizler stratejik olarak Avrupa içinde kendi haritalarını çiziyorlar; Norveç’ten Baltıklar’a Avrupa Birliği dışında bir kuzey kuşağı. İngiltere, sadece 2024 yılında Baltık ülkeleri ile olan deniz altı kablolarını korumak için 350 milyon pound harcadı ve Norveç ile müşterek savunma programları başlatıldı. Eski İngiliz oyunu; kıtayı birleştirerek değil, bölerek yönetmek.

ABD’nin Rusya’ya odaklanmaya devam etmesi, artık bir orta güç olan İngilizlerin işlerini kolaylaştıracak. ABD’yi Moskova karşısında tutarak karşı koyabilir ve İngilizler, bu yüzden Ukrayna’da çatışmaların sona ermesinden yana değil. Ruslarla 19. yüzyıldan kalma “Büyük Oyun”a devam etmek istiyorlar. İngiliz eliti için savaş hiçbir zaman felaket olmadı hatta düzeni devam ettirmenin ve sistemi muhafaza etmenin yöntemi olarak görüldü. Kırım Savaşı’ndan Falkland Adaları müdahalesine kadar dış çatışmalar her zaman içeride istikrarı ve hiyerarşiyi sağlamanın yolu oldu.

İngiltere tarih boyunca, zayıfladıkça güçlendi ve dış politikanın temeline krizleri ve hassasiyetleri kullanmayı yerleştirdi. Birinci ve İkinci dünya savaşlarına girerken kasasında para yoktu. Bu savaşları bugün olduğu gibi ABD’ye finansa ettirdi, Amerikan askeri ve teknolojisini kullandı.

Ukrayna’daki savaşın devam etmesi de İngilizler için sadece diplomasi değil, mevcut hükümetlerin ve siyasi yapının kurduğu siyasi ve ekonomik mekanizmanın çatışmaya dayalı olarak devam etmesi için gerekli. Askeri-sanayi kompleksi, istihbarat teşkilatları ve “para merkezi”nin (City) içinde olduğu bu mekanizma hayatta kalabilmesi için sonu gelmeyen savaşlara soyunmuş durumda. Bu savaşlar sadece kendi iç istikrarı için değil, Avrupa’yı kendi etrafında şekillendirmek ve tarihi düşmanı Rusları dize getirmek için de çalışmaya devam edecek. Trump ya da Brüksel, bu mekanizmanın çalışmasını durduramaz.

“İpek Yolu” yani kara koridorunda çıkarılacak sorunlar için Doğu Türkistan’dan Kafkasya ve Karadeniz’e yeni projeler var. Aslında Çin ile ilgili plan çok önceden hazırlanmıştı. 2017 yılında “Büyük Avrasya Projesi (BAP)” başlıklı makalemizde bu planı anlatmıştık. Batılılar; Mançurya, İç Moğolistan, Doğu Türkistan, Tibet ve Hong-Kong’da çıkarılacak ayaklanmalar ile Çin’i batıdan vurmayı amaçlıyor.

Bugün Türkiye üzerinde oynanan oyunların arkasında İkinci Dünya Savaşı’ndan beri devam eden ülkemiz üzerindeki Amerikan-İngiliz projelerinin rekabeti var. Sonuç olarak, dünya düzeninde büyük kırılmaların başlangıcındayız. İngilizlerin planlarına başka bir makalede döneceğiz ama yeni şekillenmenin Orta Doğu’dan Ukrayna, Karadeniz, oradan Kafkasya ve Orta Asya’ya ulaşan yeni bir fay hattını kurduğunu izliyoruz.

İngilizler ve Ruslar arasında Asya’nın kaynakları için 19. yüzyılda yaşanan emperyal rekabete “Büyük Oyun” adı verilmişti. Şimdi aynı coğrafyada yeni aktörler ile “Yeni Büyük Oyun” ya da “Büyük Oyun 2.0” kurgulanıyor. Bu oyun, Ukrayna cephesinden Rusya’nın derinliklerine, daha güneyde Kafkasya ve Orta Asya’dan Çin’e uzanıyor. Hint-Pasifik ise ana mihveri oluşturuyor. Daha yakın resimde;

1-Kafkasya’da Azerbaycan-Ermenistan barışını sağlayarak, inisiyatifi ele geçiren ABD şimdi Zengezur’a önemli bir çıpa attı. Orta Asya ile ilgili politikalar ise geçmişin demokrasi ve insan hakları baskısından daha pratik ilişkilere yöneldi.

2-Kafkasya’nın Rusya’ya ait kuzeyinde yeni cephe hazırlıkları yanında Güney Kafkasya’da Azerbaycan ve Ermenistan’dan sonra Gürcistan’ın da Rusların elinden kurtarılması için çalışmalar var. Ruslar, bu dönemde Sırbistan ve Bulgaristan üzerine oynuyorlar. İngilizler, Kafkasya’dan Yakutistan’a yeni ayaklanma stratejileri geliştiriyorlar.

3-Orta Asya’da Türk Devletleri Teşkilatı dışında (Türkiye’yi dışlayan) Orta Asya Ekseni kuruluyor. Bu eksen, Batı’nın İbrahim Anlaşmaları’nı tanıyor ve hem ABD hem de AB ile çeşitli anlaşmalara imza atarken, aslında Çin ve Rusya dışında bir alternatif arıyorlar.

(Prof. Dr. Sait Yılmaz, tasam.org)

Makalenin devamını okumak için tıklayın

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiJeopolitik
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale Beklemek mi vazgeçmek mi?
Sonraki Makale Ermeniler Dr. Öz’e “savaş açtı”

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

*Günlük

Ermeniler Dr. Öz’e “savaş açtı”

Medya Günlüğü
3 Şubat 2026
Köşe YazılarıManşet

Beklemek mi vazgeçmek mi?

Erdal Çolak
3 Şubat 2026
GünlükManşet

Rusya’da “küfür” tartışması

Medya Günlüğü
3 Şubat 2026

Mehmet Şüküroğlu çiziyor

Mehmet Şüküroğlu
3 Şubat 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?