Rusya’da 1990’lı yıllar devlet otoritesinin neredeyse tümüyle yok olduğu, mafya gruplarının özgürce at koşturduğu ve topluma korku saldığı, kaos kelimesinin bile hafif kaldığı bir süreçti.
Sovyetler Birliği yıkılmış, bir imparatorluk tarihe karışmış ve Rusya piyasa ekonomisiyle tanışmıştı. Kendi derdine düştüğü için vatandaşını korumak ve yasadışı gruplarla mücadele etmek devletin öncelikler listesinde son sıralarda bile değildi. Mafya Sovyet zamanında da vardı ama kontrol altındaydı. Oysa siyasi ve ekonomik kaos koşullarında artık dilediği gibi cirit atıyor, istediğini haraca bağlıyor, Moskova’nın merkezinde bile hiç çekinmeden cinayet işleyebiliyordu.
Rusya’da mafya grupları genellikle etnik kökenlerine göre sınıflandırılıyordu: Rus mafyası, Azerbaycan mafyası, Ermeni mafyası, Çeçen mafyası gibi…
Eğitimsiz ve yoksul ailelerden gelen mafya üyeleri kısa sürede, hayal bile edemeyecekleri servetlere kavuştu ve haydan gelen huya gider misali harcanarak bitirilemeyecek paraları har vurup harman savurmaya başladı.
1990’larda Moskova’da anlatılan popüler bir anekdot:
Bir mafya üyesi Ferrari satan galeriye girer ve yanında getirdiği deste deste dolarlarla arabayı alır gider. İki gün sonra aynı adam gelir ve yine Ferrari almak ister. Galeride çalışanlar şaşkınlık içinde sorar:
-Daha iki gün önce aldınız. Bir sorun mu çıktı, bozuldu mu?
-Yok, onun küllüğü doldu!
Anekdotta Ferrari var ama aslında o yıllarda yasadışı yoldan zengin olanların favori arabası dev kasalı Mercedes 600’dü. Hatta 1992 ya da 1993’te o model Rusya’da bütün Avrupa ülkelerinin toplamından daha fazla satmıştı.
Mercedes ya da boyundaki ve kollardaki kalın altın zincir, hayatını yasadışı yoldan kazananların zenginliklerini ve kendilerine göre başarılı olduklarını göstermesinin en kestirme yoluydu.
Özellikle Mercedes sevdası o kadar büyüktü ki mezarlarında Mercedes anıtı yaptıranlar bile vardı. Aslında o dönemde “hızı yaşayıp hızlı ölenlerin” mezarları başlı başına bir inceleme konusu.
İşte ünlü mafya babaları ve mezarları:
Dede Hasan
Aslan Usoyan, suç çevrelerinde iyi tanınan bir mafya babasıydı. 1990’larda ve 2010’da düzenlenen birkaç suikast girişiminden sağ kurtuldu, ancak 2013’te vurularak öldürüldü.
Dede Hasan’ın doğduğu yer olan Tiflis’te defnedilmesi gerekiyordu, ancak Gürcistan cenazesini kabul etmedi.

Dede Hasan’ın son durağı Moskova’daki Hovanskoye Mezarlığı oldu.
Mezar taşında şu dizeler yer alıyor:
“Keder ve hüzün limanı Hovanskoye’nin acılı mezarlığı,
Ve yazıtlarıyla bir sütun tüm yüksekliğiyle onu destekliyor.
Çocukça olmayan mücadele nedenleri,
Varoluşun gelip geçiciliği,
Erkeklerin sert yasaları
İşte senin kaderin böyleydi.”
Rovşan Lenkoranski
Rovşan Rafik Oğlu Caniyev, Dede Hasan’ın öldürülmesiyle ilgili şüpheliler listesinin ilk sırasında yer alıyordu. Usoyan’ın intikamını almak isteyenlerden kaçmak için Türkiye’ye sığındı ama 2016’da İstanbul’da otomobili taranarak öldürüldü.

Memleketi Azerbaycan’ın Lenkoran şehrinde defnedildi. Mezarındaki tam boy heykel, özel siparişle Hindistan’dan getirildi.
Yaponçik (Küçük Japon)
Gözleri çekik, kendisi de kısa boylu olduğu için takma adı “Yaponçik”ti (Küçük Japon ya da Japoncuk). 1992 yılında Moskova’daki bir Türk lokantasında Hakan Gültekin ve Hüseyin Uygan’ı öldürdü. ABD’ye kaçtı, sekiz yıl sonra iade edildi ama Türk vatandaşlarını öldürme suçuyla yargılandığı mahkemede tanıkların aleyhine ifade vermekten korkması nedeniyle beraat etti. 2009 yılında rakip mafyanın düzenlediği saldırıda keskin nişancı tarafından öldürüldü. Kendisi için Moskova’da görkemli bir mezar yapıldı.

Mezar o kadar ilgi çekti ki önemli mezarları kapsayan tur rotalarına dahil edildi.
Kostya Mogila
St. Petersburglu Kostya Mogila, 2003 yılında öldürüldü. Mezarı hem sıra dışılığı hem de sembolizmiyle dikkat çekiyor. Mermerden yapılmış bir erkek figürü bir haçı kucaklıyor, ayaklarının dibinde bir yılan kıvrılıyor, iki yanında melek figürleri duruyor. Ünlü şair Anna Ahmatova’nın dörtlüğüyle süslenen mezarın yarım milyon dolara mal olduğu söyleniyor.

Tamaz Suhumskiy
Tamaz Pipiya, 1993’te geçirdiği bir kazadan sonra ömrünün sonuna kadar tekerlekli sandalyeye bağlı kaldı. Ancak anıtında Gürcü “baba” tam boy ayakta tasvir edildi. O da Hovanskoye Mezarlığı’nda yatıyor, mezar taşı hırsızlık dünyasının sembolü olan “yıldız” ile süslendi.

Hikmet Sabirabadskıy
Azerbaycanlı suç örgütü lideri Hikmet Memedkulu Oğlu Muhtarov, 50. yaş gününden kısa süre önce Moskova’da vurularak öldürüldü. Memleketi Bakü yakınlarındaki bir köye defnedildi. Mezarına, altın kaplamalı bir tahtta oturan figürü yerleştirildi.

Boris “Gazoz” Çubarov
Gazlı içecek satışından zengin olduğu için lakabı “gazoz”du. 2014 yılında karaciğer sirozundan öldü.
Memleketi Novosibirsk’te defnedildi. “Mercedes” heykelli mezarı, Rus mafya babalarının mezarları içnde herhalde en dikkat çekeni.

Ayrıca, yine mafya üyelerine ait başka ilginç mezarlar da var:








İlgili yazı:
