Perşembe, 30 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Günlük

1980’lerin feminist dergileri

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 9 Mart 2026 19:41
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Türkiye’de 12 Eylül 1980 darbesinden önce ve hemen ardından etkisi tirajının çok üstünde bazı feminist dergiler yayınlandı.

Bunların başında 1978-1998 yılları arasında yayınlanan Kadınca dergisi geliyor. Duygu Asena’nın (manşetteki küçük fotoğraf) yönetimindeki Kadınca, geniş kitlelere ulaşan ilk feminist eğilimli kadın dergilerinden biri kabul ediliyor. Dergide kadınların gündelik sorunlarını ele alınıyor, boşanma, cinsellik, iş hayatı ve eşitlik gibi konulara yer veriliyordu. Popüler bir dergi olmasına rağmen feminist düşüncenin yayılmasına katkı sağladı. Kadınca, feminist düşünceyi akademik çevrelerden çıkarıp geniş okuyucu kitlesine ulaştırmayı başardı. Tirajı 30.000-60.000 civarındaydı.

İlk sayısı 8 Mart 1987’de yayımlanan Feminist, Türkiye’de bağımsız feminist hareketin ilk teorik dergilerinden biri kabul ediliyor. Ataerkillik kavramı, ev içi emek, kadına yönelik şiddet ve kadınların kamusal alandaki konumu gibi konular dergi sayesinde ilk kez açık feminist terminolojiyle tartışıldı. Bu yönüyle dergi, Türkiye’de feminist hareketin teorik ve politik çerçevesini oluşturmaya çalışan ilk yayınlardan biri oldu. Tirajı 2.000-5.000 civarındaydı.

İlk sayısı 1 Mayıs 1988’de yayımlanan Sosyalist Feminist Kaktüs, Marksist ve sosyalist feminizm perspektifi, kapitalizm ile ataerkil ilişkiyle kadın emeği ve sınıf meselesine ağırlık verdi. Böylece, feminist hareket içinde ideolojik tartışmaların gelişmesine katkı sağladı. Tirajı yaklaşık 1.500-3.000 civarındaydı.

Ayrıca, 1990’larda yayımlanmış olsa da kökeni 1980’lerde oluşan feminist hareketten gelen Pazartesi dergisi, hadın hareketi ile feminist yayıncılık arasındaki ilişkiyi gösteren önemli bir örnek olarak akademik çalışmalarda inceleniyor. Dergide medya eleştirisi, kadın bedeni, cinsellik ve kadın kimliği öne çıkıyordu.

Kimler yazdı?

Şirin Tekeli: Siyaset bilimci ve akademisyen. Türkiye’de feminist düşüncenin kurumsallaşmasında önemli rol oynadı. Kadın hareketinin teorik tartışmalarına yön veren isimlerdendi.

Nükhet Sirman: Antropolog ve akademisyen. Feminist teori ile toplumsal yapı ilişkisini ele alan yazılarıyla tanınıyor. Aile, gelenek ve kadın kimliği üzerine çalışmaları feminist yayınlarda yer aldı.

Ayşe Düzkan: Gazeteci ve feminist aktivist. Feminist hareketin hem eylem hem yayın tarafında aktif oldu. Feminist dergilerde kadın hakları ve medya eleştirisi üzerine yazdı.

Pınar Selek: Sosyolog ve yazar. Feminist ve toplumsal hareketler üzerine çalışmalarıyla bilinir. Kadın hareketi, militarizm ve toplumsal cinsiyet üzerine yazılar yazdı.

Duygu Asena: Gazeteci ve yazar. Popüler kadın dergiciliği ile feminist düşünce arasında köprü kurdu. Kurucusu olduğu Kadınca dergisi geniş kitlelere ulaştı. “Kadının Adı Yok” kitabı büyük yankı uyandırmıştı

Dönüm noktası yürüyüş

1987 yılındaki “Dayağa Karşı Yürüyüş”, Türkiye’de feminist hareketin dönüm noktalarından biriydi. Bu yürüyüş ile feminist yayıncılık arasında karşılıklı bir etkileşim vardı: Dergiler hareketi örgütleyen fikirleri yaydı, yürüyüş ise dergilerin görünürlüğünü ve etkisini büyüttü.

Fotoğraf: Bianet

1987’de İstanbul’da bir mahkemenin verdiği karar büyük tepki yarattı. Hâkim, kocasından şiddet gören bir kadının davasında “kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmemek gerekir” atasözünü gerekçe göstererek şiddeti hafifleten bir yorum yapmıştı.

Bu karar kadınlar arasında büyük bir öfke yarattı ve yaklaşık 3.000 kadının katıldığı protesto yürüyüşü düzenlendi. Bu yürüyüş Türkiye’de bağımsız feminist hareketin ilk kitlesel eylemlerinden biri sayılıyor.

1987 yürüyüşü ve feminist yayınların birlikte yarattığı etki çok büyüktü. Kadına yönelik şiddet ilk kez kitlesel biçimde kamusal tartışma konusu oldu. Feminist hareket Türkiye’de bağımsız bir politik aktör haline geldi. Kadın sığınmaevleri ve hukuki reform tartışmaları başladı.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram


Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale A’dan Z’ye millî marşlar
Sonraki Makale ‘Olgunlaşamamış büyükler kreşi’

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Mehmet Şüküroğlu çiziyor

Mehmet Şüküroğlu
30 Nisan 2026
EditörGünlük

1 Mayıs’ta katledilen kadınlar

Medya Günlüğü
30 Nisan 2026
EditörGünlük

1 Mayıs Marşı

Medya Günlüğü
30 Nisan 2026
EditörGünlük

Halk TV’ye “manidar” veda

Medya Günlüğü
30 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?