SSCB’nin sosyalist düzeni yaşattığı yıllarda, Amerikan kapitalizminin simgesi olan Pepsi ve Coca Cola’nın o topraklarda satıldığını herkes bilmeyebilir.
Pepsi’nin Sovyet lideri Nikita Kruşçev’i (Kruşçov) “kafalayarak” girdiği ve büyük başarı elde ettiği pazara adım atabilmek için Coca Cola da amansız bir mücadele vermişti. İşte bu “cola savaşları”nın arkasında ilginç pek çok öykü var:
Sovyetler Birliği’nin Coca-Cola ile tanışması ünlü devrimci, dış ticaretten sorumlu bürokrat Anastas Mikoyan’ın 1930’lardaki ABD ziyaretine rastlar. Mikoyan çok beğendiği bu içeceği Sovyetler Birliği’ne getirmek ister, ancak bu ticaretin yüksek maliyeti Politbüro üyesini niyetinden vazgeçmek zorunda bırakır.
Sovyet elitinin popüler içecekle yolunun tekrar kesişmesi için II. Dünya Savaşı’nın sonunu beklemek gerekecektir. Muzaffer Sovyet mareşali Jukov’a bu leziz içeceği tanıtan Müttefiklerin komutanı ve müstakbel ABD başkanı Eisenhower’dan başkası değildir. Jukov, Coca-Cola’yı öyle sever ki, şirket daha sonra sadece mareşalin tüketmesi için kızıl yıldız kapaklı “beyaz kola” üretir. Zira Jukov açık açık bir Amerikan içeceği içerken görünmekten çekinmektedir.
ABD Başkanı Richard Nixon’ın 1969’da Moskova’ya yapacağı ziyaret ve ABD uluslar sergisi Ruslara bu kez Pepsi Cola’yı tanıtır. Nixon arkadaşı Pepsi CEO’su Donald McIntosh’a bir iyilik yaparak Kruşçev’i Pepsi standına götürür. Kruşçev Pepsi’yi o kadar beğenir ki oracıkta 6 bardak içer. (Manşet fotoğrafı)

TürkRus.Com’un haberine göre, Pepsi’nin Kruşçev’in kalbini fethetmesi şirketin 1974’te Sovyetler Birliği’ndeki ilk fabrikasını açmasına giden yoldaki ilk adımdır.
Fabrika Novorossiysk şehrinde kurulur. Sovyetler Birliği uluslarası para sisteminin dışında olduğu için ödemelerde takas usulü geçerlidir. Ruslar üretimde kullanılan özüt karşılığında Amerikalara ünlü votka markası Stoliçnaya’nın dağıtım haklarını verir.
Pepsi’nin başarısı karşısında dehşete düşen Coca-Cola, bir başka ABD başkanından, Jimmy Carter’dan yardım ister. Carter’ın Sovyet liderlere yakınlığı sayesinde şirket Sovyet pazarına 1979’da Fanta ile giriş yapar.
Coca-Cola’nın beklediği altın fırsat ise 1980’de Moskova Olimpiyatları ile gelir. ABD’li sporcuların boykotuna rağmen Coca-Cola resmi sponsor sıfatıyla olimpiyatı destekler ve ülkedeki marka bilinirliğini oldukça yükseğe çıkarır. Şirket Sovyetler Birliği’ndeki ilk fabrikasını 1986’da açar. Sovyetler konsantre madde karşılığında ödemeleri bu kez Lada otomobilleriyle yapar.
Yaptırımlar durduramadı
Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından Batılı ülkelerin Moskova’ya yaptırımlar uygulaması ABD’li iki içecek devinin faaliyetini çok etkilemedi sayılı. Şu anda orijinal Coca-Cola ve Pepsi ürünlerini Rusya’daki marketlerde ve restoranlarda görmek mümkün, ancak satışlar şirketlerin doğrudan tedarikiyle değil, üçüncü ülkelerden yapılan “paralel ithalat” yoluyla gerçekleşiyor.
Resmi kanallarda ise her iki şirket de ana markalarının Rusya’daki üretimini ve dağıtımını tamamen durdurdu.
Şu anda süpermarket raflarında bulunan orijinal logolu Coca-Cola ve Pepsi şişeleri; Türkiye, Kazakistan, Özbekistan, Gürcistan, Azerbaycan ve Belarus gibi yakın ülkelerden ithal ediliyor.
Bu yolla gelen orijinal içecekler, lojistik maliyetler nedeniyle yerel alternatiflerine kıyasla çok daha yüksek fiyatlarla satılıyor.
Her iki dev şirket de Rusya’daki fabrikalarını tamamen kapatmak yerine isim ve marka değişikliğine gitti.
Örneğin, Coca-Cola’nın Rusya’daki şişeleyicisi (Coca-Cola HBC), adını Multon Partners olarak değiştirdi ve orijinal formüle çok yakın bir tatla üretilen “Dobrıy Cola” (İyi Kola) markasını piyasaya sürdü. Bu marka şu an Rusya’da pazar lideri konumunda.
PepsiCo ise Rusya’daki fabrikalarında Pepsi, 7Up ve Mirinda üretimini sonlandırıp, bunların yerine yerel pazar için geliştirdiği “Evervess” ve “Frustyle” markalarıyla gazlı içecek üretmeye devam ediyor.
İlgili yazılar:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
