Zihnin nitelikleri

Zihnin nitelikleri

24 Ocak 2021 Pazar  |   Serbest Kürsü

Melek Ay

Türkçe veya İngilizce olarak günümüzdeki popüler iki terim: “Farkındalık”, “Mindfulness”. 

O kadar çok gerekli ve gereksiz yerde geçiyor ki, artık duyduğumda bile irkiliyorum. Bu derece satış ve pazarlama dünyasına “meze” olmasını üzülerek takip ediyorum. 

İşin özüne bakıldığı zaman, sakin ve berrak bir zihinle bedenimize inebilmek, dış uyaranlara karşı doğru tepki verebilmeyi öğrenmemizi mümkün kılar.  

Yani durumlara nasıl karşılık vereceğimizin bilincinde olabilmeyi, alışılmışın dışında davranmanın yerine nasıl karar verilebileceğini ve seçim yapılabileceğini öğrenmek için yola koyulmak gerekir. 

Nasıl karşılık verileceğini öğrenmenin başlangıç noktası, şaşırtıcı bir şekilde, karşılık vermemektir. 

Örneğin cep telefonumuz çaldığı andan itibaren, bizde belli tepkiler yaratır. Çoğu zaman bu tepkilerin farkında bile değilizdir. Telefonunuz çaldığı zaman bir an durun ve nasıl tepkiler verdiğinizi gözlemleyin. Bedende oluşan gerginliği, omuzların kulaklara doğru yaklaştığını, boyun kaslarının nasıl kasıldığını gözlemleyebilirsiniz. Arkadaşça, yargısız bir biçimde sadece gözlemleyin.  

Kişinin kendini gün içerisinde uzun süre kendi bedeninde yani evinde rahat hissetmesi mümkün müdür? Evet, bunu öğrenmemiz mümkündür. Meditasyon çalışmalarının, nefes pratiklerinin nihai amacı budur.  

Başlarda bu değişim insana fiziksel olarak ağır gelebilir ve hatta acı verebilir. Çok doğaldır. Ancak doğru çaba ile değişimin etkisi fiziksel düzeyde kalmayacaktır. Zihinsel olarak bu dönüşümü gerçekleştirebiliriz. Ancak önce zihnin nitelikleri hakkında bilinçli olmamız gerekir.  

“Yoga Sutralar”ın birinci bölümünde “Patanjali”, yogayı kendisinin “Nirodha” dediği, zihinsel etkinliğin bir durumu olarak tanımlar. Zihnin beşinci ve en yüksek aşamasıdır. Eksiksiz olanın içinde olmaktır. 

Yazının başına dönüyorum yani “Farkındalık” veya “Mindfulness” diye günümüzde pazarlanan öğretidir. 

Zihnin 5.seviyesi: “Nirodha”, zihni sakinleştirmek, iki düşünce arasındaki boşluğun farkına varmak, "an"ı algılamak demektir. Zihin, diğer düşünceler veya dış uyaranlara karşı tahrik edilemez halde ve tek bir şeye odaklıdır. Zihin ne ile meşgul olursa olsun, artık eksiksiz bir biçimde görür ve bilirsiniz.  

“Nirodha” için yoga bilgeliğinin temelidir denir. Zihnin bu aşamasında, bir yogi veya yogini, diğer bireylerin asla göremeyeceği şeyleri görmez, diğerlerinin henüz göremediğini görür.

“Patanjali”, “Yoga Sutralar” 1.2. bölümünde, yukarıda belirtilen zihnin 5.seviyesine kadar takip edilecek yolu dört aşamada şöyle tanımlamaktadır: 

Zihnin 1.seviyesi: Zihnin en düşük seviyesi olan bu seviyede, zihin vahşi bir maymuna benzetilir. Bir o daldan bir o dala atlayan bu maymun, düşüncelerin, hislerin, algıların çok hızlı bir sıralamayla gelip gitmesidir. Bu seviyede düşünce, his ve algıların nadiren farkına varır ve aralarında olan bağı bulamayız. Bu seviyeye Sanskrit dilinde “Kşipta” denir. Bu bağı bulamama, bir duraksama halidir. 

Zihnin 2.seviyesi: Zihin bu aşamada bir yerde, sabit bir şekilde ayakta duran mandaya benzetilir. Çok derinden istediğimiz bir şeyi defalarca deneyip, ona ulaşamadığımız zaman yaşadığımız hayal kırıklığında, çatlayacak gibi yediğimizde, ağır ilaçlar kullanıldığı zaman, sevdiğimiz bir kişiyi kaybedince veya çok az uyku ile geçen günlerin ardından böyle hissetmek mümkündür. Gözlem, eylem ve tepki eğilimi neredeyse yok olmuştur. Bu seviyeye Sanskrit dilinde “Mudha” denir. Bir donukluk halidir. 

Zihnin 3.seviyesi: En yaygın zihin durumudur. Zihin yine hareket halindedir. Elinde bir harita vardır ama bakmaya çekinir, güven duymaz. Baksa bile şüphe duyar. Bu seviyeye Sanskrit dilinde “Vikşipta” denir. Bir kısmen kararlı haldir. 

Zihnin 4.seviyesi: Zihin burada daha berraktır. Konsantrasyon sağlayabiliyordur. Artık yön belirgindir, haritaya güven tamdır. O yönde ilerleyebiliyor ve dikkatimizin niteliğini oraya yönlendirebiliyoruzdur. Bu seviyeye Sanskrit dilinde “Ekagrata” denir. Yoga yaparak kendimizi, 3.aşama olan “Vikşipta” dan aşama aşama “Ekagrata” seviyesine taşıyacak şartları yaratırız. 

“Aslında zihin yoktur. Sadece düşünceler var, düşünceler öyle hızlı hareket ediyor ki, sen sürekliliği olan bir şeyin var olduğunu düşünüyor ve hissediyorsun. Boşluk o kadar küçüktür ki bir düşünceyle diğeri arasındaki aralığı göremezsin, iki düşünce birleşir, bir süreklilik arz eder ve süreklilik yüzünden bir zihin olduğunu düşünürsün. Öyleyse zihni kontrol etmeye çalışma. Kimse kontrol edemez, düşünceyi durdurmak için uyanık olup zihinden geçenleri izle. İzlemek kavrayışın yerine geçer.” Osho 

Namaste...