Yılın spor muhabiri: 'Roma İmparatoru'

Yılın spor muhabiri: 'Roma İmparatoru'

10 Mayıs 2016 Salı  |   MG Özel

25 yıldır İtalya'da yaşayan gazeteci Dündar Keşaplı, Mersin'de bu yıl 3'üncüsü düzenlenen ve halk oylamasıyla sahipleri belirlenen Altın Palmiye Ödülleri'nde yılın başarılı spor muhabiri dalında ödül aldı.

TRT Spor ve LigTV İtalya Temsilcisi olan Keşaplı, ""Bu önemli ödülü aldığım için çok mutluyum. Roma'da bu mesleğe başladığım günden bugüne kadar hep meslek kurallarına uyarak, işimi en iyi şekilde profesyonelce yapmak için çalıştım"dedi.
 
Medya Günlüğü'nde 2014 yılında Keşaplı ile aşağıdaki röportaj yayınlanmıştı:

Zaman zaman yurtdışında yaşayan Türklerin ne kadar başarılı olduğuna ilişkin haberler okuruz. Kimi siyasette bulunduğu ülkede başarı merdivenlerini tırmanmıştır, kimi bilimde, kimi de bir spor dalında

1987 yılından, yani öğrencilik döneminden beri Roma'da yaşayan Keşaplı da kendi alanında gerçek bir başarı öyküsünün kahramanı. Keşaplı, yaklaşık 25 yıldır bulunduğu İtalya'da kendini sadece İtalyan ve yabancı meslektaşlarına değil, hem hükümet düzeyinde hem de toplumda kabul ettirmiş.

 İtalya'da yayınlanan Amerikan dergisi Metropolitan'da gazeteciliğe başlayan Keşaplı, Türkiye'deki Viva ve Aktüel dergilerine, Milliyet Gazetesi'ne, değişik haber ajanslarına, Türk ve İtalyan televizyon kanallarına çalışmış. Şu anda TRT ile Lig TV'nin muhabirliğini yapıyor, Alem dergisine Roma'dan yazılar yazıyor. 

 

Ancak koltuğundaki "karpuz"lar bunlarla sınırlı değil: Kurucusu olduğu Akdeniz Gazeteciler Derneği'nin başkanlığını üstlenen Keşaplı iki haber ajansının genel yayın yönetmenliğini de sürdürüyor. Ayrıca, İtalya'da bir ilk olarak Spor Yazarları Derneği'nin yabancı uyruklu ilk Yönetim Kurulu üyesi ve  prestijli "Golden Foot" (Altın Ayak) Yarışmasının jüri üyesi. 

 

 

 Şu anda İtalya'da spor, sanat ve moda dünyasında ulaşamayacağı kişi hemen hemen yok, zaten çoğu ile arkadaş.  Sohbet ederken röportaj yaptığı ünlülerle çekilen fotoğraflarını gösteriyor.

Kimler yok ki aralarında: Monaco Prensi Albert'ten ünlü sinema oyuncusu  John Travolta'ya, İtalyan sanatçılar, Al Bono-Romina Power'dan, İspanyol tenisçi Rafael Nadal'a, star futbolcular Ukraynalı Şevçenko'dan İtalyan Totti'ye, Gallerli Giggs'ten Türk teknik direktörler Aykut Kocaman ve Fatih Terim'e pek çok ünlü ile tanışmış, konuşmuş ve özel röportajlar yapmış.

 


Vardığı noktada başarı var ama bugünlere kolay gelmemiş; özellikle yurtdışında yaşayan Türkler yabancı bir ülkede bunları elde etmek çok daha zor olduğunu çok iyi bilir...

Galiba Keşaplı'nın sırrı pes etmeyen karakterinde:

 

 

"Küçük yaştan beri sürekli çalışıyorum, azimle, yorulmadan mücadele ediyorum. Evet, hayatın kendisi bir mücadele. Her gün bir şeylerle uğraşıyorsunuz, o 24 saatlik zaman dilimi içinde olup bitenlerle mücadele etmeniz gerekiyor. Hayatın yazılı olmayan kuralı bu. Ayakta kalabilmek için kendinizi korumak zorundasınız. Gerçekten hiç pes etmedim. Siz de takdir ederseniz, hiç kolay değil kalk Yalova'dan buraya gel, yepyeni bir düzen kur. Üstelik zaman zaman çevrenizde kötü niyetli insanlar da olabiliyor."

Keşaplı, hayatındaki en büyük şoklardan birini çalıştığı Türk gazetesinden çıkarılınca yaşamış:

"O gazeteye yeni girmiştim. 22 günde tam 15 haberim yayınlandı ki, bunlardan 6'sı özeldi. 22. günün sonunda gazeteden bir telefon geldi, "Dündar Bey, Türkçeniz iyi değil, sizinle çalışmaya devam edemeyeceğiz"dediler. Tabii, komik bir gerekçeydi. Kısa süre sonra bunun benim çalışkanlığımdan rahatsız olan rakip gazetenin muhabirinin tezgahladığı bir oyun olduğunu anladım. Hayatımın en zor anıydı, ilk kez işten çıkarılmıştım. Ama bugüne baktığımızda kazanan ben oldum.

Peki, Türk ve İtalyan medyalarını karşılaştırdığında ne görüyor?

 

"Aslında kıyaslaması zor ama bence hangi ülke olursa olsun gazetecilerin yaşadığı önemli sorunlar var. Haklarının korunması, yönlendirme vs. Bakın, İtalyan devlet televizyonu RAİ'de bile bazı haberler yayınlanmaz ya da farklı verilir. Düşünün, burası özgür bir Avrupa Birliği ülkesi... Elbette, İran, Suudi Arabistan Çin ve Küba gibi ülkelerde meslektaşlarımız çok daha zor şartlar altında çalışıyor."

 İtalya'da yaşamak mı zor, yoksa Türkiye'de mi?

 

"Yaşamayı ve mücadele etmeyi seven için her yer aynı bence. Giderek zorlaşan koşullarda ayakta kalabilmek için nerede olursa olsun mücadele etmeniz şart. Bence, asıl önemli olan sistem ve kurallar. Benim hayatımın çoğu burada, yani İtalya'da geçtiği için Türkiye'de yaşamakla ilgili bir şey söyleyemiyorum."

 Roma'da İtalyan, Türk ünlü ünsüz herkesi tanıyan, tek başında Türkiye'nin lobisini yapmak için uğraşan Yalovalı Keşaplı'nın ilginç bir de lakabı var: Roma İmparatoru!

Son bir not: Keşaplı'nın bürosu Roma'nın en popüler mekanlarından biri olan  Fontana di Trevi'de, yani ünlü Aşk Çeşmesi'nde.


 İtalyan vatandaşlığına geçmesine rağmen Türkiye'nin gönüllü bir elçisi gibi çalışan Keşaplı, aynı zamanda Türkiye ile ilgili her konuda İtalyan medyasının görüşüne başvurduğu kişiler arasında yer alıyor.