Yeni model Galatasaray

Yeni model Galatasaray

17 Ağustos 2021 Salı  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray, hem yeni yönetimi hem de yeni kadrosu ile farklı bir mantalite ile sezona başlarken her taraftarın içinde farklı bir heyecan olduğu aşikardı. Yeni yönetimle gelen daha sağlam bir transfer politikası, alınan oyuncuların maliyetleri ve her zaman yaptığımız taktiksel analizler ile yeni sezonda da siz değerli okurlarımla buluşmaktan dolayı keyifliyim. Kahvelerimiz hazır ise, başlayalım… 

Galatasaray sezona klasik 4-3-3 dizilişi ile başladı. Bu durum benim için sevindirici, Galatasaray’ı düşündüğüm zaman sevindirici, dikine oynayan bir takım gelecek. Bu varyasyon bunların sinyali… Maçın başlama düdüğü ile beraber, sarı-kırmızılı ekip ikili üçlü bloklar ile kısa paslar deneyerek hızlı oynamaya çalıştı. Geçen sezonun son haftalarında olduğu gibi merkezden dikine oynayan Terim’in elini en çok yeni nesil orta sahası kurtaracak.  

Berkan Kutlu–Cicaldau–Taylan tandemi, birbirini tamamlayan tipte oyuncular diye düşünüyorum. Henüz istenilen hıza ulaşamasalar da birbirlerine yakın oynadıklarını söylemek gerek. Giresun İlk çeyrekte seyircisinin de desteğini arkasına alarak Galatasaray’ın üstüne gitti. Terim’in öğrencileri ölü toprağı çabuk attı ve denedikçe denedi. Her şeyden önemlisi, takım yavaş yavaş oyun sıkıştığında şut deniyor.  

Önceki dönemlerde bu yoktu. Bu sezon en büyük artı bek performansı olacak. Hem Aanholt hem de Boey çizgiden oyun kurmaya alışık oyuncular. ‘Half space ‘ dediğimiz yani daha açık bir tabir ile sağ ve sol kanat arasında kalan, birinci ve ikinci bölge köprüsünden oyun kurma özelliğine sahip iki oyuncu transferi ile Terim’in istediği Eboue–Riera tandemi gerçekleşecek gibi.  

Koşu mesafesi konusunda takım büyük yol alacak. İlk yarının büyük bir bölümünde oyunun kontrolü Galatasaray’da kaldı. Konuşulması gereken detay ise, son iki üç maçtır takım ne zaman istese kaleye gidebiliyor. Bu durum, oyun temposunun ayarlanmasına sebep olacak. Giresunspor ise bana soracak olursanız henüz net bir oyun şablonuna sahip değil.  

Heyecanlarını hâlâ üstlerinden atamadıklarını düşünüyorum. Katı bir savunma ile toplu hücum etme isteğinde olan Keleş’in öğrencilerinin ritmini bulması milli arayı bulacak gibi görünüyor. Taylan Antalyalı'dan zaman zaman Selçuk İnan esintileri alıyorum.  

Cicaldau’nun gelişi ile beraber biraz daha anahtar pas atan oyuncuya dönüşecekmiş gibi görünüyor. Yapmış olduğu asist bunun göstergesi. Birçok spor otoritesi tarafından Cicaldau bu maç için pek beğenilmemiş olsa da, oyuncunun zihinsel özellikleri çok yüksek. Basit oynar, hata istemez. Bu maç için topsuz koşu atarak takıma tempo kattı.  

Farklı bir oyuncu, en yakın örnek olarak Alex aklı, Sergen Yalçın ayağı diyebilirim. Top kaybedildiği anda ara ara çok net presler ile Giresunspor’un ayağında top tutmasına müsaade etmeyen bir Galatasaray izledik. Transferler devam edecek gibi görünüyor. Bu takım 4-1-2-1-2 varyasyonu ve 3-5-2’ye çok rahat dönecektir. 

İkinci yarı ile beraber Galatasaray, on kişi kalan rakibinin üstüne daha net pozisyonlar ile gidebilecekken muhtemelen Randers maçı düşünülerek tempo düşürüldü. Bununla beraber takımın saha içerisinde yaşamış olduğu alışık olmadığımız bir olay yaşanınca, takım da mental anlamda etkilendi. Bu olayı deşmeyeceğim. Ben, taktiksel analiz yapıyorum. Kerem Aktürkoğlu, ön içte Feghouli’nin üstlendiği görevi hafifleterek serbest alan açıyor. Örnek verecek olursak, Tudor döneminde Belhanda– Feghouli–Mariano üçgenine eklenen Mbaye Diagne ismi ile beraber, serbest oynayan Feghouli’nin performansı ile gelen şampiyonluk diyebiliriz. 

Kerem, bu sene bambaşka olacak. Bu oyuncu beni heyecanlandırıyor. Galatasaray sezona galibiyetle, gol yemeden başladı. Geçen sezon giden şampiyonluk gol sayısı ile gittiği için, bu sezon her analizimde ek olarak bu kısma değineceğim.  

İstenilen oyun 96-2000 arasında oynanan ölümcül pres sistemi. Buna uygun diri bir takım kuruluyor, hep beraber göreceğiz neler olacak…

Sizce, Galatasaray Randers karşısında ne yapar?

Etiketler:  Futbol