'Yayımlanmaması gerekirdi'

'Yayımlanmaması gerekirdi'

13 Aralık 2020 Pazar  |   Günlük

Gazeteci Faruk Bildirici, Şule Çet davasının bilirkişisi Prof.Dr. Mustafa Ender Taner'in intiharının medyada neden yer almaması gerektiğini şöyle savundu:

"Anadolu Ajansı ve DHA önceki gün sabah saatlerinde bir haber geçti. İkisi de hemen aynı başlıkları atmıştı habere:

“Şule Çet davasının bilirkişisi Prof.Dr. Taner evinde ölü bulundu” 

Bu haber, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ender Taner’in intiharıyla ilgiliydi. Prof.Dr. Taner, Şule Çet adlı genç kızın iki yıl kadar önce bir plazanın 20. katından atılıp intihar görüntüsü verilerek öldürülmesiyle ilgili davada bilirkişilik yapan üç profesörden biriydi.

Aslında sadece “Prof.Dr. Taner intihar etti” başlığı atılsa medyanın ilgisini çekmeyecek haber, “Şule Çet davasının bilirkişisi Prof. Dr. Taner” denilince Habertürk, Cumhuriyet, Sözcü, Evrensel, Takvim, Sabah, Hürriyet, Birgün, Milliyet, T 24, A Haber, Oda TV, Diken, Independent Türkçe, Tele 1, Korkusuz, Yeni Akit, Artı gerçek, Dokuz8 haber, İnternet Haber, Sputnik, Sendikaorg gibi internet sitelerinde yayımlandı. Görebildiğim kadarıyla FOX TV, NTV, CNN TÜRK, Show TV, Tele 1 ve KRT televizyonları da kullandı bu haberi.

Dün ise Akşam, Milliyet ve Sözcü’nün basılı nüshalarında yer aldı.

Haberlerin tümünde Prof. Dr. Taner’in ölümü Şule Çet davasıyla ilişkilendirilmişti. Başlıklar, Prof.Dr. Taner’in ölümüyle, “genç kızın intihar edebileceğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve gözlem bulunmuyor” şeklinde bilirkişi raporu vererek sanıkların mahkûm olmasına katkıda bulunması arasında bir ilişki bulunduğu izlenimi veriyordu."

Yazının devamını okumak için tıklayın