Yaşam enerjisinin biçimleri

Yaşam enerjisinin biçimleri

2 Mayıs 2021 Pazar  |   Serbest Kürsü

Melek Ay

İtiraf etmeliyim ki içerisinden geçtiğimiz süreç bırakın yaşam enerjisinin biçimlerini anlamaya, yaşamın kendisini anlamakta zorlandığımız bir dönem. Ama klasik bir tanımla yaşam devam ediyor.  

Bugünlerde sohbet ettiğim dostlarım nefes almakta güçlük çektiklerini ifade ediyorlar. Nefes sanki bedene hizmet etmiyormuş gibi hissettiklerini, nefes alıp vermenin yorucu bir çabaya dönüştüğünü ifade eden dostlarım bile oldu. Görüntülü teknoloji ile bağlanıp nefes çalışmaları yapıyoruz. Zaman birbirimize destek verme ve birbirimizden destek alma zamanı. 

Aslında yaşam formülde basit ama uygulamada düzenli çaba isteyen bir yolculuktur diyebiliriz. Zihin ne üretiyorsa yaşam enerjimiz ona dönüşebiliyor. Zihin şeffaf ve her türlü parazitten arındırıldığında nefesi ve bedeni rahatsız edecek aşırılıklar ortadan kalkabilir. Diğer taraftan zihin tereddütler, korkular, endişeler ile bedenimizde blokajlarla bir çöplük yaratabilir. Bunun sonucunda da yaşam enerjisi bedende rahatça akamayacaktır.  

Bu noktada zihin olumsuz düşünceler içerisinde iki uç noktaya ulaşmaya çalışıp, dengede yol almayı sekteye uğratabiliyor. Bu iki uç noktalardan biri henüz yaşanmamış olan bir durum için yanılgılar yaratmak olabiliyor, ikincisi ise bugün yaşanan olumsuz durumun geçmiş deneyimlerle ile örüntülenerek büyütülmesi olabiliyor. 

Şimdi bu konuya, yaşamın enerji formlarını tanımaya çalışarak bir göz atalım istedim. Yolculuk kendimizi tanımak ve bilmek üzerine değil mi? 

Sanskrit dilinde temel yaşam enerjisine “Prana” denilmektedir. Sonsuza dek her yerde olan anlamına da gelmektedir. Bedende bu enerjinin durumunun kontrol etmek, artmasını sağlamak ve uyanık bir zihin durumuna ulaşmak için yapılan nefes çalışmalarına da “Pranayama” denir. Yogada tüm “prana”sı bedeninde olan kişiye de "yogi" denir. 

Kısacası zihinde olup biten her şey nefesi ve dolayısıyla yaşam enerjisini ”Prana”yı etkiliyor. Çünkü “Prana” nefes almanın ve nefes vermenin arkasındaki güçtür. “Prana”sız yaşam yoktur.   

Hatırlamamız gereken, zihin huzursuz oldukça “Prana”yı o kadar azaltır ve kaybederiz.  

Yoga Sutralar, düzenli ve bilinçli “pranayama” çalıştıkça, zihindeki örtünün yavaş yavaş kalkacağını ve zihin berraklığının artacağını söyler. Bilinçsiz nefes alma verme ile Prana” içimizde akamayabiliyor. Bilinçli nefes teknikleri çalışarak, zihni olumlu bir değişime davet edebildiğimiz noktada “Prana” bedende akmaya başlıyor. Böylece düşük titreşimden daha yüksek titreşime geçiyoruz. Bu durumda beden-zihin-ruh sağlığına karşılık geliyor. 

Bedendeki yürüttükleri fonksiyonlara göre bedende akan ama her biri birbiriyle uyum içerisinde olan beş farklı “Prana” biçimi vardır. Bu biçimlere “Vayu” denilmektedir.  

“Vayu”, bedensel işlevleri ve aktiviteleri kontrol etmek için belirli bir yönde hareket eden enerjik bir güçtür. Bir “Vayu” dengesizleşirse, vücudun tüm enerjik sistemi boyunca uyumsuzluk yaratabilir veya yardımcı çakrasını veya konumuna bağlı organları olumsuz yönde etkileyebilir. 

Bunlara yaşam enerjisinin biçimleri diyebiliriz ve bu biçimler aşağıdaki gibidir: 

• Udana Vayu: Boğaz bölgesine ve konuşma yetisine karşılık gelir. 

• Prana Vayu: Kalpte yer almaktadır ve enerjisi göğüs bölgesine nüfuz eder. 

• Samana Vayu: Bedenin merkezi olan hara bölgesine ve sindirim işlevine karşılık gelir. 

• Apana Vayu: Alt karın bölgesine, boşaltım sistemine karşılık gelir. Vücuttaki tüm atık maddelerin ortadan kaldırılmasını yönetir. 

• Vyana Vayu: Enerjinin tüm bedende her şeyin içerisine dağıtılmasına karşılık gelir. Vücutta tüm maddelerin dolaşımını yönetir. 

Haftaya bu formları tek tek ve detaylı olarak ele alacağız. 

Yoga Sutralar 4.31’ de ifade edilmeye çalışıldığı gibi; “Zihin algıya engel olan pustan kurtulduğunda, her şey bilinir, bilinecek başka bir şey kalmaz.” 

“Güneş ışıldar. Her şey açıktır. Yapay ışığa gerek yoktur.”  Sri T.Krishnamacharya 

Namaste...