Yaş Antlaşması neden önemli?

Yaş Antlaşması neden önemli?

27 Kasım 2020 Cuma  |   Köşe Yazıları

Samih Güven

Osmanlı'ya vurulan son darbe bir kadının elinden oldu. Birileri saraydaki çapkınlıklarını konuşadursun Petro’nun reformlarını devam ettiren Katerina Rusların ezeli meseleleri üzerine gitmekten de geri durmuyordu. İsveç sorununu çözen Büyük Petro’dan sonra Katerina Osmanlı ve Polonya ile yaşanan sorunlara son verme niyetindeydi.  

Petro’nun denizcilik alanında başlattığı ilerleme önemli bir değişim yaratmıştı. Sadece gemi sayısı artmamış aynı zamanda teknik ve taktik yetenekler de gelişmişti. Katerina Rusya’nın bu yeni gücüne inanıyordu. Neticede Katerina amacına ulaştı ve Kırım’ı alarak gerileme dönemi yaşayan Osmanlı için büyük bir travmaya neden oldu. 

1768-74 arasındaki savaşta Kırım işgal edilmiş ve ele geçirilmişti. Katerina’nın sevgililerinden biri olduğu ileri sürülen Aleksey Orlov’un yönetimindeki Rus donanmasının 6 Temmuz 1770’de Osmanlı donanmasını batırması şok etkisi yaratmıştı.  

Çeşme Savaşı birçok şeyin sonu ve başlangıcıydı aslında. Burada Petro reformları ile kendini güçlendirmiş Rus donanması ile kendini yenileyememiş ve denizlerdeki hakimiyeti kaybetmiş Türk donanması karşılaşıyordu aslında. Orlov’un yönettiği filo Baltık’tan Türk sularına girdi ve Çeşme koyunda Osmanlı donanmasını batırdı. Osmanlılar açısından önemli taktik hatalar yapılmıştı. Bazı kaynaklara göre 11 bin Osmanlı denizcisi hayatını kaybetmişti. 

1774 yılında imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım bağımsızlaşmış ama Ruslar amaçlarına tam olarak ulaşamamıştı. Osmanlı ise bu durumu sindirememiş ve beklemeye koyulmuştu. 1787 yılında Osmanlılar tarafından yeniden savaş ilan edildi. 

Osmanlılar İngiltere ve İsveç’in desteğine sahipti ve hatta İngiltere 1791 yılında savaşa girecekti neredeyse. Avusturya ise Rusya tarafındaydı. 

1787-92 arasında kara savaşı olarak devam eden çatışmalarda 1812’de Napolyon’u yenecek olan ünlü komutan Mihail Kutuzov’un özellikle İsmail kalesindeki direnişi kırması önemliydi. Ruslar üstün gelmiş ve İstanbul’a ilerlemeye başlamıştı. Bunun üzerine 9 Ocak 1792’de Yaş Antlaşması imzalandı. 

Ünlü tarihçi İlber Ortaylı’ya göre Karlofça’dan (1699) sonra Türk tarihini Yaş Antlaşması kadar etkileyen başka bir antlaşma olmamıştı. Karlofça Osmanlı’nın Orta Avrupa’daki varlığını bitirirken, Yaş Antlaşması Karadeniz’deki varlığına büyük bir darbe vurmuştu. Bu antlaşmaya göre Küçük Kaynarca ve daha önceki tüm antlaşmalar yürürlükte kalacaktı. Rusya bütün Ortodoks tebaa üzerinde koruyucu olmaya devam edecekti. Ayrıca anlaşmaya göre ticari imtiyazların kesilmeyerek olduğu gibi devam edeceği hüküm altına alınmıştı. 

Osmanlı ile Rusya arasında Padişah 3. Selim tahtta iken yapılan bu antlaşma ile Rusya Kırım’da kesin olarak hakimiyetini sağlamış, büyük bir moral bozukluğu yaşayan Osmanlı İmparatorluğu ise çöküş sürecine girmişti.

Yazının orijinalini ve diğer yazılar için tıklayın

Etiketler:  Rusya