Varyag Boğazlar'dan nasıl geçti...

Varyag Boğazlar'dan nasıl geçti...

4 Kasım 2015 Çarşamba  |   Köşe Yazıları

Ramazan Mirzaoğlu

Varyag uçak gemisi olarak Kuznetsov ile birlikte Karadeniz'de SSCB döneminde, tersanede kızağa konularak % 67'si tamamlanmıştı. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Ukrayna'da kaldı. Bunu Hong Konglu bir iş adamı 20 milyon dolara kelepir fiyatına satın aldı. Dışarıya "dünyanın en büyük eğlence gemisi olacak" diyorlardı ama esas amaç uçak gemisi idi. Çin'e gitmesi için Türk Boğazları'ndan geçmesi gerekiyordu, izin istediler. 306,5 m uzunluğunda,72 m genişliğinde bu yarı bitmiş devasa geminin motoru ve dümeni yoktu. Geçiş iznini İstanbul Liman Başkanı verebilirdi. Ancak Varyag'ın İstanbul Boğaz'ından güvenli geçişi mümkün değildi. O bakımdan konu  Denizcilikten Sorumlu Bakan olarak bana intikal etti. Geçişe müsaade etmedik.

Konu hükümete intikal etti. Merhum Başbakan Bülent Ecevit'in başkanlığında Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel, Devlet Bakanı olarak şahsım ve Genelkurmay 2. Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt toplanarak konuyu görüştük. Dışişleri'nin olumlu görüşüne rağmen Devlet Bakanlığı ve Genelkurmay özellikle İstanbul Boğaz'ında bu motoru ve dümeni olmayan devasa salın geçişte tehlike yaratacağından dolayı muhalif olduk. Dolaysıyla gemi geçişine izin verilmedi. Montrö Antlaşmasına göre, Türk Boğazları'nın kontrolü, güvenliği ve deniz trafiği Türkiye'nin sorumluluğunda. Geçişler serbest ancak güvenlik şart.  

Geminin götürülmesinde Çin ısrarlı idi. Çin Büyükelçisi defalarca Devlet Bakanlığı'na ve Başbakanlığa gelerek birçok vaatte bulunuyordu. Ama sonuç alınamıyordu. Konu ile ilgili olarak Çin'e defalarca şahsım davet edildi. Bu davetlere olumlu cevap vermedim. Bundan sonra ilk önce zamanın Deniz  Kuvvetleri  Komutanı Oramiral İlhami Erdil, sonra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, daha sonra Başbakan yardımcılarından birini Çin'e davet ettiler. Bu ziyaretlerden sonra tekrar Başbakanımız yukarda adı geçen bizleri toplantıya çağırdı. Bu defa Genelkurmay temsilcisi görüş değiştirdi. Ben yalnız kaldım. Ancak İstanbul Boğazı'ndan emniyetli geçiş için alınacak tedbirleri sıraladım. 

Bir süre sonra Çin Büyükelçisi "Gereken önlemleri aldık" diyerek Denizcilikten sorumlu Devlet Bakanı olarak bana geldi. Ben Denizcilik Müsteşarlığı uzmanları ile bu hususu görüştüm. Alınan tedbirleri yeterli bulmadık. Bunun üzerine Çin Hükümeti Başbakanlığa müracaat etti. Merhum Başbakan Ecevit bizzat bana iki sefer Varyag'ın geçirilmesi konusunda yazı yazdı. Ben de alınan tedbirleri yeterli görmediğimi, güvenli geçişin bu şartlar altında mümkün olamayacağını belirterek görüş bildirdim. Bu şekilde dümensiz, motorsuz Varyag tam 18 ay Karadeniz'de dolaştı durdu. Bu arada benim bir başka ülkeye yurt dışı seyahatim vardı. Ne yazık ki bana vekâlet eden bir bakan arkadaşa Varyag'ın geçişi ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararı'nı imzalattılar. Varyag  çok sayıda çekici römorkörler eşliğinde Boğazlar'dan geçirildi. Şans eseri kaza meydana gelmedi.

Ege Denizi'nde Eğriboz Adası açıklarında fırtınaya yakalandı. Halatlar koptu. Varyag başıboş sürüklenmeye başladı. Denizcileri Yunan sahil güvenlikçileri  kurtardı. Yine de Hollandalı bir gemici boğuldu. Mısır, Süveyş Kanalı'ndan geçmesine izin vermedi. Varyag üç ayda Ümit Burnu'dan Afrika'yı dolaşarak Çin'e ulaştı. Çin'in Dalian Tersanesi'ne alındı. 9 yıl üzerinde çalışılarak 2011'de uçak gemisi haline getirildi. Adı değiştirildi Liaoning oldu. Çin'in ilk uçak gemisi olarak 2012 denize açıldı. Şimdi ise 24 savaş uçağı 12 helikopter, savunma ve saldırı füzeleri ile Doğu Akdeniz'in sıcak sularında Suriye'ye destek vermek için seyrediyor. Bu arada şunu da ilave etmek yararlı olacak; Çin bize neler vaat etmemişti. Bunlar arasında en ilginci her yıl Türkiye'ye 2,5 milyon Çinli turist gelecekti...