Uyumlu yaşam biçimi yaratmanın yolları

Uyumlu yaşam biçimi yaratmanın yolları

20 Haziran 2021 Pazar  |   Serbest Kürsü

Olga Ocaklı, PhD

İçsel uyum, doku uyumu, sosyal uyum ya da uyumlu yaşam biçimi gibi sözler daha sık karşımıza çıkmaya başladı. Uyum derken ne kastediliyor olabilir? Uyum; aile, kariyer, sosyal ilişkiler, fiziksel ve duygusal sağlık gibi yaşamın farklı alanlarındaki temel ilkeleri düzenleme ve esenlik içinde ilerleme kapasitemizin kilidini açan anahtardır.  

En eski çağlardan beri yaşar kalmayı ve soyunu sürdürmeyi başaran topluluklar, en güçlü olanlar değil doğayla uyum içinde yaşayanlar olmuştur. İnsanlar kendilerini ve doğayı tanımaya çalışırken, diğer yandan da yaşamın iç ve dış oluşumları arasında dengeler kurmaya çalışmışlardır.  

Geçmişten günümüze pek çok düşünürün bu konuda kafa yorup gözlem yaptığını, yorumların ise gözlemcinin koşullarına göre değişiklik gösterdiğini anlıyoruz. Hermann Hesse korkulara dikkat çekiyor, "Korkular, düşünce ile eylem arasındaki uyum bozulduğunda belirir" diyor. Wittgenstein'a göre; "Bireyin mutlu bir yaşam sürmesi, dünyayla olan uyum ilişkisini fiziksel ve metafiziksel düzlemde kavramakla mümkündür." (Pihlström 2016)  

Uyumlu yaşam biçimi planlaması, yaşamın tüm alanlarında denge kurup korumayı sağlayan etkenler ve eylemlerinin ideal bileşimine ulaşmayı amaçlar. Bu doğrultuda sağlıklı yaşam biçimi, her birey için kendi koşullarına göre dengeli beslenmek, kötü alışkanlıklardan uzak durmak, optimal fiziksel aktivite ve etkin dinlenmeyi tanımlar. Her halükarda oldukça üst düzey bir "amaç farkındalığı" burada önemli bir rol oynamaktadır. 

Doğu felsefelerinde şöyle denir: "Gerçek mutluluğu anlamanın yolu, evrenin bütünsel uyumu içinde onun ayrılmaz bir parçası olduğumuzu tanımaktır." 

Vedik astrolojide "Brihat Parashara Hora Shastra" gibi kaynaklar, pratik ilkelere dayanarak yaşam alanlarını kendi aralarında uyumlaştırmanın mümkün olduğu anlatılır. Uyumlu bir yaşam sürme çabası statik bir değerden çok, bireyin farkındalık düzeyine göre değişebilen bir yaşam biçimi olarak görülür. 

Doğu'nun kadim bilgeleri, öz-farkındalık ve uyum süreciyle ilgili dört kilit alanı önem sırasına göre belirlemişler: 

1. Sağlıklı beden ve sağlıklı ruh

Farklı tanımları olmakla birlikte, genel anlamda vücuttaki fizyolojik süreçlerin ve psiko-duygusal durumun dengeli işleyişi, kişinin sağlıklı olduğu anlamına gelmektedir.  

Sağlık farkındalığı olan kişi dengeli beslenmeyi seçer, iş yükünü ve dinlenmeyi doğru yürütür, böylece özel bir çaba harcamadan yaşamın diğer alanlarını da aynı temeller üzerine kurabilir. 

2. Aile yapısı 

Bireyin yetişkin yaşlardaki dünya görüşü, alışkanlıkları ve yaşam biçimi, çocuklukta aile içinde örnek alınan rol modellere dayanır. Aile oluşumu ve geleneklerin kabulü konusundaki farkındalık, başkalarıyla ön yargısız ve uyumlu ilişkiler kurmak açısından değerli bir kaynak oluşturur. 

3. Dünyayla ilişkiler 

Etkili iletişim kurma yeteneği, herhangi bir alanda kendimizi gerçekleştirmek için gerek duyacağımız gücü açığa çıkarmaya yardımcı olabilir. Bu alandaki farkındalık gelişimi, toplumun tüm katmanlarıyla ve diğer tüm canlılarla ilişki geliştirmedeki başarıyı da belirler. “Öteki” olanı hoşgörüyle kabullenmek, bir eğitim sorunundan çok, kişinin bilinç düzeyiyle ilgilidir. 

4. Eylemlerimizin amacı 

Günlük koşuşturmalar genel anlamda meslekle veya gelir ve fayda getiren uğraşlarla ilgili gibi görünse de, esasen kişinin kendini gerçekleştirmek üzere ortaya koyduğu etkinliklerdir. Eylemler birçok yönden bireyi olduğu gibi tanımlar ve somutlaştırır.  

Kişinin mesleğinin ne olduğu değil, onu nasıl uyguladığı ve bu yolla topluma ne gibi yararlar sağladığı daha önemlidir. Dünyayla barışçıl ilişkiler kurmak amacıyla içindeki kaynakları uyumlaştırabilen kişi, yalnız kendisi için değil başkaları için de yararlı olacak işler yapar. 

Binlerce yıldır sınanmış Vedik ilkelere göre, özgün doğamızla uyumlu yaşam biçimi geliştirme konusunda bilinçli seçimler yaparak hayatımızı kendi içinde dengeleyebiliriz. Günlük alışkanlıklarımızı yavaş yavaş değiştirerek düşüncelerimizi, davranışlarımızı ve tüm yaşamımızı değiştirebiliriz.

"Dünyada görmek istediğimiz değişimin kendisi olalım." (M. Gandi) 

Etiketler:  Olga Ocaklı