Uykuda dil öğrenilebilir mi?

Uykuda dil öğrenilebilir mi?

22 Haziran 2021 Salı  |   Serbest Kürsü

Halil Ocaklı (halilocakli@yahoo.com)

Önce biraz etimoloji... Bilirsiniz, Antik Yunan mitolojisinde her iş ve olaydan sorumlu tanrılar vardı. Yunanca "uyku" anlamına gelen Hypnos (Hipnoz), uyku tanrısının da adıdır. Hypnos'un iki oğlu vardı: Düşler tanrısı Morpheus (morfin adı buradan gelir) ile kâbus tanrısı Phobetor (fobi sözü de buradan gelir). 

Hypnos sözünden kök alan Hipnopedi, uykudayken bilgi edinme anlamına gelir. 1920'lerde Almanya'da başlayıp tüm dünyaya yayılan bir hipnopedi modası vardı. Uykudayken hiçbir çaba harcamadan öğrenme düşüncesi herkesin hayallerini süslüyordu.  

Uyuyan beynin yeni verileri algılama ve anı oluşturma yeteneği üzerine yüzlerce sinir bilimsel deney ve araştırma gerçekleştirdi. Bazı çalışmalar deneklerin uyurken dinletilen bir takım sesleri hatırladığını savunurken, diğerleri tersini öne sürüyordu.  

Uyurken yabancı dil öğrenmenin olanaklı olabileceğini savunan Prof. Loddenkemper'in araştırma ekibinde ben de yer aldım. 1983-84 yıllarında Koblenz Üniversitesi'nde "Süperlearning" adlı bir proje yürütüldü. Prof. Loddenkemper, elektroensefalogram (EEG) kayıtlarından elde edilen verilere dayanarak, yavaş dalgaların sözlü öğrenmeye elverişli bilişsel ortamı yaratacağını varsayıyordu. 

Araştırmanın amacı, çeşitli gevşeme yöntemleriyle şekerleme kıvamına gelmiş Alman öğrencilere Türkçe öğretimini test etmekti. Her seferinde laboratuvara on gönüllü alınıyor, nefes egzersizleri ve meditasyon eşliğinde gevşeyip uykuya dalmaları sağlanıyordu. 

Schubert ve Liszt'in yavaşlatılmış piyano eserleri eşliğinde, önceden kaydettiğimiz Almanca sözler ile Türkçe karşılıkları, nefes ritmiyle uyumlu biçimde dörder kez dinletiliyordu. Öğrencilerden, 10 oturumda kendilerine sunulan 300 Türkçe sözcüğü anımsamaları bekleniyordu.  

Periyodik testler bize, uykuda edinilen öğrenme içeriğini uyanıkken etkinleştirme çabalarının beklenen sonuçları vermeyebileceğini gösterdi. Bilişsel etkinlikler için gereken koşulları oluşturan nörokimyasalların uyku sırasında salgılanmadığı sonucuna da varılmıştı. Böylece, kişi gevşemiş durumdayken yinelenen verilerin uyanması için gene gevşemiş durumdayken alfa dalgalarının eş zamanlı etkin olması gerektiği doğrulanmış oluyordu.  

20212'de Northwestern Üniversitesi'nde yürütülen bir araştırmaya göre, uyanıkken dinlenen bilgilerin uykuda yinelenmesi çağrışım yaratmada bazı avantajlar sunuyor olabilir. Bern Psikoloji Enstitüsü'nden dört bilim insanı bu alandaki son önemli çalışmalardan birini gerçekleştirdi (Züst, Ruch, Wiest, Henke, 2019).  

Yayında özetle şöyle deniyor:

"Karmaşık olmayan yeni verilerin yalnızca REM dışı derin uyku evresinde işitsel girdi sağladığı saptandı. Ancak ayırtında olmadan özümsenen verilerin uyandıktan sonra akılda ne kadar tutulabildiği konusunda doyurucu kanıtlara ulaşılamadı." 

Uyku, yeni verilerin beyne girdi sağladığı bir evre değildir. Uyanıkken derlenen veriler uyku sırasında işlenip bilgiye dönüştürülür, konsolide edilir ve sinir sistemi üzerinde işleyen bellekte ilgili klasörlere aktarılır.  

Bazı kolay verilerin uyku sırasında koşullu ilişkilendirme yoluyla kaydedildiği yönündeki bilgiler, uykuda yabancı dil öğrenilebileceğine dair kanıt sunmaz. Yabancı diller ancak bir bağlam içinde öğrenilir.  

Beynimiz yabancı sözcükleri öğrendiğinde, onları hemen karşılık gelen sözcüklerle bir bağlama yerleştirir. Tümce kurmak için gereken sistematik ilişki böylece kurulur ve sürdürülür. Bağlam, yabancı sözcükleri söz dizimsel ve anlamsal ilişki içinde bellekte kilitlemeye ve açmaya yarayan ana araçtır.  

Evrimsel süreçler kendi doğal akışında ilerlerken, hipnopedi doğal süreçleri zorlayan hormonlu bir öğretim yöntemiymiş gibi geliyor. Ben bugüne kadar uykusunda dil öğrenmeyi başarmış kimseyle karşılaşmadım, ileride karşılaşacağımızı umalım.