Türk medyasının trajikomik hâlleri...

Türk medyasının trajikomik hâlleri...

10 Aralık 2020 Perşembe  |   Kötü

Artık iyice belli oldu ki, internet medyasında çalışanlar Türkçedeki "itiraf" kelimesinin anlamını bilmiyor!

"İtiraf" kelimesini artık ne sanıyorlarsa, doğru yanlış her haberin başlığında kullanıyorlar, belli ki okuyucuyu tıklamaya iteceğini düşünüyorlar. 

Aslında elbette biliyorlar da kendilerince kurnazlık yapıyorlar ama komik duruma düştüklerini görmüyorlar.

Önce Türk Dil Kurumunun "itiraf" tanımına bakalım:

"Başkaları tarafından bilinmesi sakıncalı görülen bir gerçeği saklamaktan vazgeçip açıklama, söyleme, bildirme."

Milliyet.com.tr'de PSG teknik direktörü, Thomas Tuchel'in Başakşehir karşılaşmasının ardından yaptığı şu açıklama var:

"Başakşehir bugün kazanamadı ama ilk maçlarda çok güçlülerdi. Şampiyonlar Ligi'nde ilk sezonlar böyledir, yakın maçları kaybedersiniz. Leipzig'e karşı, bize karşı böyle oldu. Biraz daha tecrübe ve rutinle rakipler avantaj yakaladı. Geri dönerse bunlardan ders çıkaracaklar. Onlara karşı oynamak güzeldi, büyük saygı duyuyorum."

Peki Milliyet bu sözleri hangi başlıkla vermiş dersiniz?

"Tuchel'den itiraf! Saygı duyuyorum."

Tuchel son derece kibar, sportmence konuşmuş, rakibini onore etmiş ama Milliyet'e göre bu bir itiraf!

Daha önce de Medya Günlüğü'nde hürriyet.com.tr'in Türkiye-Hırvatistan karşılaşmasının ardından attığı benzer bir başlık şöyle eleştirilmişti:

"Cenk Tosun'dan gol itirafı! 'Beni çok mutlu etti'

Elbette Tosun, "İtiraf ediyorum, gol attığım için mutlu oldum" demiyor.

Bu, editörün yaptığı-kendine göre- bir "kurnazlık."

Acaba editör başlığı atarken ne düşünüyordu, aklı neredeydi?

Yoksa gol atan bir futbolcunun mutlu olmasından daha doğal ne olabilir?