Uyanık olma hâli

Uyanık olma hâli

7 Kasım 2021 Pazar  |   Serbest Kürsü

Melek Ay

Gönül ister ki hep güzel şeyleri görelim, güzel olanı bulalım, güzel olanı yaşayalım. 

Payımıza düşen bu zamanda, gezegenimizde ve içinde doğup büyüdüğümüz topraklarda pek rahat olduğumuzu söyleyemeyiz. Son zamanlarda, bu rahatsız hâlimin içerisinde hislerimi taradığımda buluştuğum duygum hep” güven duyabilmek” üzerine oluyor. 

Yaşamın ritmi içerisinde dışsal ve içsel dürtüler, sinir sistemimizi kaç-dön-savaş tepkilerine yöneltmekle birlikte yeni olana direnme hâli de yaratabiliyor. Her şey yolunda iken bile sinir sisteminin bu tepkimesi içinde sıkışan ruhumuz bedenimizi, ilişkilerimizi kısacası yaşamımızın bütününü etkileyebiliyor. 

Duygudan, durumdan kaçma isteğimiz, yüzleşmek istemememiz her şeyin üzerine bir perde çekerek tüm algılarımızı derin bir uykuya davet edebiliyor. 

Çok sevdiğim bir söz var; “Niyetimiz iyi hissetmek değil, hissetmekte iyileşmek olmalıdır.”   

Peki, “gözlerimiz açık” uykuda iken hissetmek, zaten birçoğumuz için kolay değilken iyileşme nasıl mümkün olabilir? 

Yeni fikirlere, alışık olmadığımız durumlara da açık kalabilmek, yaşama dair çirkin şeyleri de gözlemleyebilmek uyanık olma hâlimize katkı sağlayabilir mi?  

Güzel olanı yaşamak için çirkin olanı anlayabilmek, zamanın olumsuzlukları yüzünden ruhumuzu karartmak yerine ışığın düğmesini açabilmek, uyanık kalmamıza alan açabilir mi? 

Doğduğumuz andan itibaren, ikilikleri deneyimlemeyi öğrenirken bir tarafa daha fazla bel bağlamayı bize öğrettikleri için seçimlerimizi güçlendirmekten uzaklaşıp, “sen iyisin”, “sen kötüsün”, “bu iyi”, “bu kötü”  kimliklerine hapsedilen ruhlarımız uyanık olma hâlini de terk edebiliyor.  

Örneğin; güven” ihtiyacımızı şekillendirmek için “şüphe”yi kullanmayı daha bebeklikten öğrenmeye başlıyoruz. Köklerimizin sağlamlığını keşfedebilmek için etrafımızdaki her şeyin sağlamlığını “şüphe” ile keşfediyoruz ki “güven” duygumuz uyanık kalabilsin. 

Yoga uygulamalarının nihai amaçlarından biri de bireyin uyanık kalabilmeyi öğrenmesine imkân tanımasıdır. Düzenli meditasyon yapmak bizi derin uykudan uyanıklığa götüren içsel bir yolculuktur. İkiliklerin birbirine hizmetini ve sonrasında aşkın alanda ikiliklerin üzerinde olabilmeyi öğretir ve bu tam olarak uyanık olma hâlidir. 

Zamanla ruhsal farkındalığımızın uyanışı bizi sevgiyle dolu içsel hareketsizliğe götürdükçe benliğimizde var olan perdeleri-sorunları algılamamızı sağlıyor. Yavaş yavaş bizi yanılsamaların yarattığı acı ve hayal kırıklıklarından kurtarıyor. Elbette tüm bu söylemlerin gerçekliği her daim kişinin kendi çabasına, deneyimine ve iç yolculuğuna verdiği öneme bağlı olarak gerçekleşebilir. 

Kim olduğumuzu tanımak, özümüzdeki sevgi enerjisinden güç alabilmek için karanlık taraflarımızı da bilmemiz gerekir. Yaşamımızda görevini tamamlamış her türlü enerjiyi sağaltmaya cesaret gösterebilmek için de uyanık olma hâli gereklidir.  

Seçimlerimizi ve çabamızı dengeli ve doğru olana böylece yönlendirebilmeyi öğrenebilmek uyanık olma hâlimize katkı sağlayacaktır.  

Böylece içinde bulunduğumuz bu gezegende varlığımızın anlamını, yaşamımızı yürütme şeklimizdeki değişiklikler ile yüceltmek mümkün olabilecektir.  

Uyanık olabilme dileğiyle.

Namaste...