Utanmazlığın 3 rengi

Utanmazlığın 3 rengi

15 Ocak 2021 Cuma  |   Mentor

Mentor

Spor medyasının çürümüşlüğü, kirlenmişliği ve ahlaksızlığı geçmişte de bu köşenin fazlasıyla konusu olmuştu, o yüzden daha fazla anlatmaya gerek yok. İğrenç ve taraflı oldukları açık, gazetecilik yapmaya bile çalışmadıklarını biliyoruz, tek yaptıkları ellerindeki olanakları para kazanmak için kullanmak amacıyla çete olmak. Ahlak ve onur kavramlarına yabancılaşmışlar. 

Ama her şey kötü değil, güzel örnekler de var: Sansürsüz Futbol ve Ahmet Ercanlar. Burada konu Ahmet Ercanlar'ın taraflı veya tarafsız olması veya işini iyi veya kötü yapması değil, önemli olan kendi bireysel çabası ile bağımsız gazetecilik yapabilecek ekonomik özgürlüğü sağlamış olmasıdır. Bu durumda Ercanlar için kendince doğru bildiği neyse onu söylüyor diyebiliriz; onun bağımsızlığı var, söylediklerinin yanlış veya doğru olması ayrı şey ama doğru olduğunu düşündüğü şeyi söyleyecek kadar özgür. 

Diğerleri gazetecilik yaparak para kazanıp bağımsız yaşayabilecek yeterlilikten çok uzaklar, o yüzden patronları ne istiyorsa onu yazıp onu söylüyorlar ya da işsizlerse onlara bir çorba parası kim verecekse ona yakın olmaya çalışıyorlar, bir gazeteci için utanç verici durum. 

Bu utancı yaşamadığı için Ahmet Ercanlar'ı sözde meslektaşları! kıskanıyor ve sürekli saldırıp hakarete varan sözler söylüyorlar. Yaptıkları utanç verici ama utanması gereken o değil çünkü Ercanlar'ın bir sahibi yok, bağımsız ama sizin bağımsız, kendinize ait bir fikriniz bile olamaz, sadece söylemeniz gerekeni söyleyebilirsiniz. Bu durumda nasıl gazeteci olabilirsiniz ki, her gün küçülüyorsunuz, Ercanlar sizi eziyor. 

Bu yüzden fikrine katılıp katılmamak önemli değil, beğenseniz de beğenmeseniz de Ahmet Ercanlar bu ülkede "bağımsız medya"nın öncüsüdür. Eğer gerçek bir bağımsız medya istiyorsanız destek olmalısınız.

***

Bir de Altay Bayındır konusu var... Yanlış yaptığını düşünmüyorum da, diyelim Altay hata yaptı ve çok yanlış davrandı. Yüreğinde Fenerbahçe sevgisi taşıyan hiç kimse yirmili yaşlarda, gelecek vaat eden kalecisini takım şampiyonluğa oynuyorken sosyal medyada linç etmez. Böyle bir şey mümkün değil. Bunun adı darbe girişimi, yönetimi yıpratmayı denemektir. Amaçları bellidir, yıllarca iliklerine kadar sömürdükleri Fenerbahçe'yi yeniden sömürmek istiyorlar, diğer her şey yalan.

***

Ben yazmaktan yoruldum ama onlar utanmıyor. Ümit Öztürk Fatih Terim ile özçekim için kuyrukta bekleyecek kadar tarafsızlığını yitirmiş hakem. Bir de Zorbay Küçük var, babası Galatasaray'ın maaşlı elemanı yani kulübe göbekten bağlı. Bu iki kişi ligde hakemlik yapamaz çünkü koşulları FIFA etik koduna aykırı. Tamam lig o kadar kirli ve saha dışında oynanıyor ki, bunu beklemiyoruz. Bari Fenerbahçe ve Galatasaray maçlarına vermeyin ama yok Ümit Öztürk ve Zorbay Küçük her Fenerbahçe maçında varlar. Her maçta da Fenerbahçe aleyhine fahiş hatalar yapıyorlar. Perşembe akşamı da önce Sinan'a sonra Mert'e tekme atan, Gustavo'ya vuran Aytaç herhalde Galatasaray'a transfer olacak diye 3 defa kırmızı kart görmesi gerekirken oyunda kaldı.

Artık yaptıklarına şaşırmıyorum da bu kadar utanmaz olmayı nasıl başarıyorlar, bir insan olarak bunu anlayamıyorum, hiçbir zaman da anlayamayacağım.

Etiketler:  Futbol