Uçağı Ruslar düşürmüş!

"Uçağı Ruslar düşürmüş!"

6 Ağustos 2012 Pazartesi  |   Köşe Yazıları

Suriye'nin Türk uçağını düşürmesininin ardından Ankara'nın önceleri  sessizliğe gömülmesi üzerine bir bilgi kırıntısına ulaşabilmek için çoğumuz televizyon, radyo ve internetteki kaynaklara hücum etti.

 

  Ama karşılaştığımız manzara ders çıkarılması gerekecek kadar  vahimdi; özellikle "ne yapsak da haberimizi okutsak" peşindeki internet siteleri bir "tık" fazla alabilmek adına başlıklarda mantık, hatta etik sınırları zorladı. Bu yetmezmiş gibi haber kanallarına "uzman" diye çıkarılan kişilerin "savaş çığıtkanlığı" yapması ve "hamasi" değerlendirmeleri izleyenlerin kanını dondurdu. Örneğin, canlı bağlantı kurulan bir "uzman" ın illk sözlerine kulak kabartınca uçak olayında "Türkiye'nin yüzde 100 haklı olduğunu" duyduk ama konuşma ilerledikçe bu yüzde nedense azaldıkça azaldı!

 

 Cumartesi günü yeni ayrıntıları öğrenmek için "büyük" gazetelerin internet sitelerine bakanların dikkatini hemen "Rusya" ile ilgili başlıklar çekti. Öyle haberler, daha doğrusu öyle başlıklar vardı ki, ister istemez "Meğerse uçağı Ruslar düşürmüş" diye düşündürtüyordu. Ama zaten amaç  habercilik yapmaktan çok, "ne pahasına olursa olsun" yazılanları okutmaktı.

 

Moskova merkezli bir haber sitesi olan Türkrus dün bu duruma gazetecilik adına tepki göstererek, "Yazılan haberler okunduğunda, ortada "haber" değil, "kurulan zorlama bağlantılar, yorumlar ve kışkırtma tonu" alenen görülüyor"diye isyan etti.

 

Bu tepkinin neden haksız olmadığını anlamak için bir gazetenin sitesindeki "Müthiş Rusya iddiası" manşetini tıklayınca karşımıza çıkan habere bakalım:

 

"Düşürme operasyonunda Ruslar var mı? Suriye 2007'de İsrail uçaklarının sınır ihlali sonrasında hava savunma sistemlerine büyük önem vermişti. Mevcut SA serisi hava savunma füzelerine ek olarak ZSU-23-4 Silka ve 36 adet Pantsir S1E füzeleri satın alınmıştı. Akıllara bölgede radar üssü açan Ruslar'ın Suriyelilerle ortak çalıp çalışmadıklarını getiriyor."

 

 Yani, "Müthiş Rusya iddiası" meğerse hiçbir bilgiye dayanmıyormuş, zaten ortada "iddia" da yokmuş, sadece bunları yazan kişinin aklına gelen bir soruymuş!

 

Rakip gazetenin internet sitesi hiç aşağı kalmamış, hatta daha ileri giderek, "Rus üssünden mi ateş açıldı"  manşetini atmış ve şunları yazmış:

 

"...Keşif uçağının Suriye'nin Lazkiye kentinin 8 mil açıkta düştüğü belirtilirken, nasıl düşürüldüğüne ilişkin bilgiler kesinleşmedi. Uçağın hava sahasını ihlal ettiği iddiasıyla Suriye Hava Savunma Sistemi tarafından uçaksavar ateşi ile düşürüldüğü söylenirken, ateşin Lazkiye yakınlarında bulunan Rusya'ya ait Tartus Üssü'nden açıldığı da konuşuluyor."

 

"Kim konuşuyor", bu bilgiye nasıl ulaşılmış, belli değil! Metni yazan kişinin İstanbul'da bulunduğu düşünüldüğünde bu konuşmanın işe verilen sigara-çay molası sırasındaki "muhabbet"te geçmiş olması çok mümkün!

 

Buraya sadece iki örnek aldığımız "haber" demeye bin şahit isteyen metinleri sorgulamadan okuyan herkesin varacağı sonuç, öyle ya da böyle Rusya'nın uçağın düşürülmesi olayına karıştığı, hatta Suriye'deki üssünden ateş açarak bizzat düşürdüğü olur.

 

 Belki, Rusya'nın uçak olayında gerçekten parmağı vardır ama şu ana kadarki verilerden böyle bir sonuç çıkarılamaz ve meslek ilkelerine saygısı olan bir gazeteci "heyecan yaratmak için" kafasından geçenleri sanki olmuş gibi sunarak kamuoyunu yanıltamaz. Böyle düşünen bir gazeteci arzu ediyorsa, uçağı düşürmenin neden Moskova'nın çıkarına olduğunu anlatan bir yazı kaleme alır ama o zaman da bunun adı "haber" değil "yorum" olur.

 

 Aslında itiraf edelim, kimi başlıklarda okuyucu için hazırlanmış, özenle ambalajlanmış "tuzak"a zaman zaman hepimiz düşüyoruz.

 

Ama bir gerçek daha var: Televizyonların keşfettiği ve zamanında bol rating aldığı " Şok...şok...şok..", "Böylesi görülmedi!", "İnanılmaz olay!", "Skandal!", "Gözlerinize inanamayacaksınız!" ve "Az sonra!.."  türü başlıklara önce inandık, ardından öfkelendik, sonra da alıştık ve kızamayacak kadar yorulduk, duygusuzlaştık!

 

Şimdi aynı başlıklarla internet sitelerinde karşılaşınca çoğu zaman, ameliyat öncesi narkoz almış hasta gibi boş gözlerle bakıyoruz.

Etiketler:  Eleştiri Medya