Türkiye'nin 'sıkıştırma' planı çalışıyor

Türkiye'nin 'sıkıştırma' planı çalışıyor

3 Şubat 2021 Çarşamba  |   Köşe Yazıları

Hasan Erçakıca

Kıbrıs sorununa çözüm arayışlarının bir aracı olarak gündeme gelen 5’li konferansının nasıl ve nerede yapılacağı tartışmaları sürerken Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), “Türk tarafının tutumunu uyumlaştırmak ve ifade birliği sağlamak” amaçlı faaliyetlerini sürdürüyor. 

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, dün ve önceki gün (1-2 Şubat) KKTC’yi ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Tatar, Başbakan Saner ve Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu ile görüştü. İki tarafın teknik heyetleri de kapsamlı olduğu izlenimi yaratan toplantılar yaptılar.

Bütün bu çalışmalar Salı günü öğleden sonra Tatar’ın çalışma ofisi olarak kullandığı “Saray’da” düzenlenen basın toplantısı ile kamuoyuna aktarıldı.  

İki devlet masada ama... 

Kıbrıslı Türkler bakımından önemli olan Tatar’ın söyleyeceklerinden daha çok, Çavuşoğlu’nun söyleyecekleri, ikilinin uyumlu olup olmayacağıydı. Tatar’ın iki devletli çözüm vurgusuna Çavuşoğlu ne oranda katılacaktı? Asıl merak konusu olan işte buydu. 

Katıldı... Çavuşoğlu da, 52 yıldan beri müzakerelerin çerçevesini oluşturan “federal çözüme” ulaşılamadığını ve bunun 2017’de Crans Montana’da tescil edildiğini bir kez daha vurguladı:

“Maalesef Crans Montana başarısız oldu. Neden? Rum kesimi siyasi eşitliği bir tarafa bırakın hiçbir şeyi Kıbrıs Türk halkıyla ve KKTC ile paylaşmak istemediğini gösterdi ve bu tavırlarını bugün de sürdürüyorlar. O zaman siyasi eşitlik olmayacaksa egemen eşitlik olması gerekir demiştik.”  

Çavuşoğlu, 5’li konferansta federal çözüm konuşmayacaklarını açıkça ortaya koydu ama “iki devletli çözüm” vurgusu, çok güçlü değildi doğrusu:

"Şimdi egemen eşitlik temelinde müzakere olması gerekiyor. Egemen eşitlik varsa, o zaman iki devlet de olabilir. Bugün zaten Kıbrıs adasında iki halk var, iki devlet var. De facto, tanısallar da tanımasalar da bir durum var. Bunun resmîleşmesi gerekiyor. Biz ne diyoruz, diplomasi yolu ile müzakere edilmiş kalıcı bir çözüm istiyoruz.”  

Tatar ile Çavuşoğlu’nun konuşmalarındaki bu “flu farklılık” önümüzdeki günlerde biraz daha fazla konuşulursa şaşmamak gerekecek.

Arama Konferansı

Okuyanlar hatırlayacaklardır. Türk tarafının Mart ayında toplanması beklenen bu 5’li konferansa “arama konferansı” niteliği kazandırmak çabasında olduğunu daha önce ifade etmiştim. 

Yine öyle oldu... Çavuşoğlu, KKTC’deki açıklamalarında “Neyi müzakere edeceğimizi, önce gayri resmi görüşmemiz gerekiyor. Bizim tutumumuz belli. Elbette soracağımız sorular var. Karşı tarafın ne kadar samimi olduğunu ölçme imkânımız olacak. Böylelikle bir müzakere zemini var mı yok mu bu toplantıda göreceğiz” sözleri ile bu tutumu bir kez daha dile getirdi. 

Bu anlamda, Türk tarafının 5’li konferansa ille de “iki devletli çözüm” kararlılığı ile gideceğini söylemek oldukça zor... Çavuşoğlu’nun “soracağımız sorular var” vurgusu, Türk tarafının tutumunun ne olacağını daha iyi anlatıyor.  

Sanırım esas soru şu: Rum tarafı ne istiyor? 

“Federasyon” diyeceklerdir... 

Bu durumda ise, bunca yıllık görüşmelerde federasyon olmamasının nedenlerini ve “federal çözüm” için neler yapacaklarını izah etmelerinin isteneceğini anlıyoruz. 

Açıkça bellidir ki, Türkiye, Rum tarafını dünya kamuoyu önünde sıkıştırmaya ve “Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünün sorumlusu” olarak lanse etmeye, “iki devletli çözüm” arayışından daha fazla önem veriyor. 

Buna karşı Rum tarafının diyecek ve yapacakları da olacaktır tabii... Onları da izliyoruz; izlemeye devam edeceğiz. 
 

Etiketler:  Diplomasi