Türkiye'nin ihracat gerçekleri

Türkiye'nin ihracat gerçekleri

25 Kasım 2021 Perşembe  |   Serbest Kürsü

İsmail Boy

Son dönemde ekonomide bazı stratejik değişikliklerden söz ediliyor, Türkiye’nin yıllardır yaşadığı cari açığa, yani dış ticarette ithalatın ihracattan fazla oluşuna son vermek niyetinde olunduğu ve bundan sonra cari fazlaya dönerek ülkeye girecek döviz miktarının çıkacak dövizden fazla olmasına çalışılacağı belirtiliyor. 

Ülkemize döviz girişindeki en büyük katkıyı ihracat sektörü sağlarken, ülkemizden en büyük döviz çıkışına da ithalat neden oluyor. O halde soru şöyle sorulabilir: İhracatın içindeki ithalat payını çıktıktan sonra kalacak net döviz girdisi, ülkenin enerji gibi, yatırım gibi diğer döviz ihtiyaçlarını karşılayabilecek seviyede olabilir mi? Yoksa döviz ihtiyacımız yine dış borç ile mi karşılanacak?      

O zaman ihracata ve muhtevasına daha yakından bakmakta yarar var.

İhracatta son 10 yılda ülkeye en çok döviz sağlayan 3 sektörün yıllar bazında dökümünü gösteren tablo aşağıdadır. (000.000 dolar) 

Yıllar           Otomotiv.    Hazır giyim.    Kimyevi Maddeler  

2011             20.121             16.150             15.764 

2012             19.056             16.038             17.513 

2013             21.303             17.359             17.431 

2014             22.269             18.729             17.779 

2015             21.156             16.969             15.411      

2016             23.889             16.965             13.963 

2017             28.534             17.045             16.042 

2018             31.568             17.642             17.312    

2019             30.594             17.700             20.570 

2020             25.548             17.143             18.263 

Yukarıdaki rakamlardan da görüldüğü gibi otomotiv endüstrisi sıralamadaki birinciliğini hiç değiştirmezken hazır giyim ve konfeksiyon sektörü ile kimyevi maddeler ve mamuller sektörünün bazı yıllar sıralamadaki yerlerini değiştirmektedir. 

Bu sektörleri zorlayan iki sektör daha var: Elektrik ve elektronik sektörü ile çelik. Ancak her iki sektör de son 10 yıl içinde ilk 3 sıralamasına girebilmeyi başarabilmiş değil. 

Bu üç sektörün özelliklerinin daha iyi anlaşılabilmesi için son 5 yıldaki Türkiye ihracat şampiyonu 10 büyük firmanın bulunduğu tabloya bakmakta yarar var. 

2016                            2017                          2018                       2019                    2020  

1-Ford Otomotiv         Ford Otomotiv        Ford Otomotiv      Ford Otomotiv    Ford Otomotiv 

2-Tofaş                        Toyota                     Toyota                   Toyota                 Toyota            

3-Oyak Renault           Tofaş                        Tofaş                     T. Petrol Raf.        Oyak Renault 

4-Kibar Dış Tic.            Oyak Renault          Kibar Dış Tic.          Oyak Renault      Vestel        

5-T. Petrol Raf.             T. Petrol Raf.            T. Giyim San.         Kibar Dış Tic.      Kibar Dış Tic.          

6-Vestel                        Kibar Dış Tic.           T. Petrol Rafineri   T. Giyim San.     Arçelik          

7-Toyota                       Vestel                      Vestel                    Tofaş                 T. Giyim San.            

8-Arçelik                       Arçelik                     Arçelik                   Vestel                Tofaş  

9-Bosch                        Bosch                       Oyak Renault         Arçelik               T. Petrol Raf.            

10-T. Giyim San.           Mercedes Benz        Habaş Gaz             Mercedes Benz   Mercedes Benz          
      

Tablo biraz karışık görülebilir ancak bu tablodaki ortak nokta son 5 yılda ihracatın başını otomotiv firmaları, elektrik ve elektronik firmaları, hazır giyim sanayicileri ve Türkiye Petrol Rafineri çekmektedir.  

Hazır giyimcileri bir kenara ayırırsak, diğer sektörlerin ithalat ile olan ilişkilerinin çok yoğun olduğunu görebiliriz. Gerçi hazır giyim sektöründe bile bazı kumaşlar ve aksesuarlar Uzak Doğu'dan ithal edilmektedir ancak diğer sektörler ile mukayese edildiğine giyim sektörü daha masum kalmaktadır. 

Türkiye, ülke olarak otomotiv sektöründe iyi bir yan sanayi tedarikçisi konumundadır ancak hiçbir zaman fiyat belirleyici konumda olamamıştır.  

Otomotiv sektöründe satış stratejileri genellikle ana merkezler tarafından belirlenir. Hangi ülkedeki fabrikanın, nerelere, hangi fiyat ile ve kaç adet satacağı önceden planlanarak gerekli yerlere iletilir, üretim programları ve bütçeler ona göre belirlenir. Yıl sonunda şirket kârlarının, nerede ve ne miktarda olacağına da yine genel merkezler karar verir.    

“Kâr”ın en basit tarifi şöyle yapılabilir: Satış fiyatından maliyetleri çıkarttığınızda elde kalan bakiyedir. Eğer bir ürünün satış fiyatı da, maliyeti de aynı elden belirlenirse, kurum faaliyet kârının seviyesi ve nerede kalacağını da o el belirler.  

Türkiye’deki otomotiv sektörünün ihracattan elde ettiği dövizin, işçilik ve enerji vs. genel giderlerinin dışında kalan kısmı, yukarıdaki açıklamaların ışığında çok kolay manipüle edilebileceği için araç başına Türkiye’de kalacak kâr veya net döviz miktarını belirlemek bizim değil, bu firmaların genel merkezlerinin kararına bağlı olacaktır. 

Gelelim diğer bir ihracat sektörü ve firmasına... 

Kimyevi maddeler ve mamuller sektörünün üyelerinden biri olan Türkiye Petrolleri Rafinerileri. Türkiye’nin petrol üreticisi ve ihracatçısı bir ülke olmadığını biliyoruz yani Türkiye Petrolleri Rafinerileri şayet ihracat şampiyonu olmuş ise üretim girdilerini Türkiye içinden değil, yurt dışından ithalat yolu ile tedarik etmektedir, yani ihracattan elde ettiği dövizlerin hatırı sayılır bir kısmı ham madde için ithalat yolu ile dışarıya ödenmektedir. 

Hazır giyim ile ilgili net döviz girdisine yukarıda değinildi. Genellikle Batı'nın fason üretici durumunda olduğumuz için ürün fiyatlarımız markalı ürünlerin yanında çok düşük kalmaktadır, yani benzer ürünü markalı olarak satabilen ülkelere nazaran 1/7 fiyatına mal üretip satabildiğimiz için bu konuda da istenildiği gibi döviz girişi sağlanamamaktadır. 

Elektrik ve elektronik sektörü ile çelik sektörüne çok fazla değinmeyeceğiz zira o sektörlerde ithal girdisi diğer sektörlere nazaran çok daha fazladır, ayrıca emek yoğun işler olmadığı için de çok fazla istihdam yaratmaz, Firmalarımız fason üretim yapar gibi çok az kârlılık ile yaşamlarını sürdürebilmektedir.  

Ez cümle, cari fazla yaratmak uğruna dövize yol vermenin ülkeye istenilen döviz birikimini sağlayamaması riski vardır, öyle bir risk ile karşılaşıldığında ülkede mal kıtlığı ve yüksek enflasyon kaçınılmaz olur.  

Umarız ekonomik politikalara karar vericiler olayın bu yüzünü de göz önünde bulundururlar…

Etiketler:  Ekonomi İsmail Boy