Türkiye’nin Donbass kömürü ile imtihanı

Türkiye’nin Donbass kömürü ile imtihanı

26 Ağustos 2021 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Okay Deprem

Türkiye ile Ukrayna ilişkileri önceki Devlet Başkanı Pyotr Paraşenko zamanında hızla gelişmeye, derinleşmeye başlamış; pek çok alanda ikili anlaşmalar imzalanmaya başlanmıştı. Ukrayna’nın yeni Devlet Başkanı Vladimir Zelenski ile birlikte söz konusu ilişkiler daha da derinlik kazanmaya başlamış ve iki ülke pek çok alanda sanki stratejik partnerliğe doğru yol almaya başlamıştı.

Bir yandan eski Devlet Başkanı Paraşenko, mevkidaşı Tayyip Erdoğan’ı "büyük dostu" olarak nitelendiriyor ve "egemenliğimize ve toprak bütünlüğümüze yönelik sağlam ve sarsılmaz desteğinden" dolayı teşekkürlerini sunarken, bir diğer yandan ise 10 Nisan tarihi itibarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul’da Ukraynalı meslektaşı ile yürüttüğü müzakerelerde Türkiye’nin Kırım’ı Rusya’nın bir parçası olarak tanımadığını belirtirken, "Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü kararlılıkla savunuyoruz" diyordu.

Ardından da her iki ülke arası ilişkilerde adeta bir balayı havası hüküm sürmeye başlamış, ikili münasebetlerde tabir-i caiz ise "İkinci Bahar" dönemi başlamıştı. Önce Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Türkiye’den ciddi sayıda "Bayraktar" silahlı insansız hava aracını almaya karar vermiş, hemen akabinde ise Ankara, Ukraynalı iş adamlarının Türkiye’de daha rahat faaliyet yürütmelerine dönük koşullar hazırlayacağı sözünü vermişti. Zelenski de buna karşılık, "Kırım yeniden Ukrayna’nın olana kadar ülkedeki tüm turist akışını Antalya’ya yönlendireceği" vaadinde bulunmuştu. Bu şekilde de ülkeler arasındaki ticaret hacmi kısa sürede 3.7 milyar dolar gibi azımsanmayacak bir meblağa ulaşmıştı. 

İlk işaret Ukrayna Dışişleri Bakanı’ndan geldi 

Ukrayna ile Türkiye’nin adeta can ciğer kuzu sarması bir görüntü sergiledikleri sırada birdenbire beklenmedik bir gelişme yaşandı. Ukrayna, iki ülke arasında imzalanması an meselesi olan Serbest Ticaret Anlaşması’nda imzaların atılmasının ertelendiğini duyurdu. Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitriy Kuleba, "Bir anlaşmaya varmaktan bir adım uzaktayız" diye bir ifade kullanmak suretiyle konu hakkında kuşkuları bir nebze de olsa dindirmeye çalıştı ancak hemen üstüne, "bazı tartışmalı konularda anlaşmaya varılması gerektiği" gibi imalı bir dil kullanması dikkatlerden kaçmadı. Kubela’yı söz konusu üstü örtülü ve iğneleyici sözleri kullanmaya götüren temel neden Türkiye’nin, Donbass’ın de facto (fiilen bağımsız yapıları olan Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetleri’nin (DNR ve LNR) kömürünü almakta oluşundan başka bir şey değildi. Türkiye bir yandan ısrarla ve her fırsatta, Ukrayna’nın eski haliyle toprak bütünlüğünü sonuna kadar tanıdığını savunurken, varlıkları Kiev için birinci dereceden kırmızı çizgi teşkil eden henüz tanınmamış halk cumhuriyetlerinden yıllardır Abhazya üzerinden kömür sevkiyatı yürütüyordu.  

Resmen Abhazya’dan fiilen ise Donbass’tan   

DNR ve LNR’de çıkartılan kömür halihazırda toplam 19 ülkeye dolaylı yollarla ihraç ediliyor. Dünya yasal ticaretinde kayıtlı konumu henüz bulunmayan bu ufak devletçikler bu yüzden başta Rusya üzerinden olmak üzere, üçüncü ülkelere kendi çıkardıkları kömürü pazarlamaya çalışırlarken, bu dolaylı ticarette aslan payını ise Türkiye pazarı alıyor. Ukrayna’nın baskısı üzerine Türk tarafı; yaptığı inceleme sonrasında, iddia edilen kömürün kaynağının Abhazya’nın Tkvarçeli bölgesi olduğunu, ülkenin Karedeniz kıyısı üzerinde bulunan Oçamçira Limanı’ndan da Türk limanlarına nakledildiği, oradan da bir takım metalürji işletmeleri ile doğal gaz hattının henüz olmadığı kırsaldaki yerleşim birimlerine taşındığı yolundaki resmi açıklamayı yapmıştı.

Peki gerçekten de kazın ayağı öyle miydi?!... Terk edilmiş Tkvarçeli bölgesinden Türkiye’nin talebi olan kayda değer miktar ne ölçüde karşılanabilirdi?!.. Yoksa resmi Abhazya şeması arkasında Türkiye aslında epeydir Donbass kömürü kullanmaya devam mı ediyordu.?!... Tahmin edilen ve dışarıdan okunan tablo o ki, Türkiye her şeye rağmen Donbass’ın, daha somut ifadeyle DNR ve LNR’in kaliteli ve ucuz kömürünü kullanmaya devam edecek gibi gözüküyor.