'Türkiye'nin Afgan satrancı'

'Türkiye'nin Afgan satrancı'

16 Ağustos 2021 Pazartesi  |   MG Özel

Fuad Safarov, Moskova

Bir yandan Taliban'ın iktidarı yeniden alması, diğer yandan Türkiye'ye de yönelen göç dalgasıyla uluslararası kamuoyunda aniden öne çıkan Afganistan'daki gelişmeleri en iyi yorumlayabilecek kişilerin başında 1980'lerde Sovyet ordusuyla bu ülkede yedi yıl savaşmış ünlü komutan Ruslan Auşev geliyor. 

Sovyet ordusunda korgeneralliğe en genç yaşta yükselen asker olan Auşev, ağır yaralandığı Afgan savaşındaki hizmetleri nedeniyle aralarında “Sovyetler Birliği Kahramanı”nın da bulunduğu sayısız madalyanın sahibi. 1990'lı yıllarda Kafkasya'ya Rusya'ya bağlı Müslüman İnguş Cumhuriyeti'nin liderliğini yapan Auşev, o dönemde Moskova'ya bayrak açan Çeçen lideri Cahar Dudayev'le yakın ilişki içinde bulunuyordu. 

Rus Sobesednik gazetesine Afganistan'daki gelişmeleri değerlendiren emekli general, Türkiye'nin bölgede büyük bir siyasi satranç oynamak istediğini öne sürerek, "Türkiye kendisini büyük bir ülke olarak görüyor ve Afganistan'daki çıkarlarının dikkate alınmasını istiyor. Üstelik orada Türkçe konuşan halklar da yaşıyor. Türkiye'nin oradaki çıkarları her zaman bizim çıkarlarımızla örtüşmüyor ama Afganistan'da durumu istikrara kavuşturabilirlerse örtüşür" dedi.

Taliban'ın Kabil'i ele geçirmesinden önce yapılan söyleşide Afganistan'ın Rusya için tehlikeli bir bölge olduğunu belirten Auşev, "Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü aracılığıyla sınır güçlendirmeli. Kim olursa olsun bölgenin tüm güçleriyle, siyasi, ekonomik güçleriyle masaya oturmak lazım. Oradaki istikrarsızlık uzun yıllar devam edecek, ülkede merkezi bir hükümet olmayacak, dış güçler de hep müdahil olacak. Rusya'nın tüm bunlara hazır olması gerekiyor" diye konuştu. 

Çin'in bölge ile planlarına da değinen Auşev "Peki ya, burada yeni bir İpek Yolu yapmak isterlerse? İşte Basra Körfezi, Türkmenistan, Orta Asya... Kim bu bölgeyi ele geçirirse güçlü baskı araçlarına sahip olur. Bildiğim kadarıyla Çin, Afgan madenlerinin geliştirilmesine yatırım yapacak" dedi. 

Bölgede ortaya çıkabilecek olası gelişmeleri de sıralayan Auşev şunları söyledi: 

"Kim ne yapacak, tahmin etmek zor. Örneğin Amerikalılar, Taliban'ın girmesini engellemek için Orta Asya'da (Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan'da) askeri üsleri kurmaya başlayabilir. Bu bölgelerden İHA'ları aniden uçmaya başlarlarsa Taliban'ın nasıl tepki vereceğini kimse bilmiyor. Özbekler arasından intihar eylemcilerini eğitmeye ve oraya göndermeye başlamaları da ihtimal dışı değil. Yani Özbekistan'da da bir istikrarsızlık kaynağı ortaya çıkabilir. Taliban'la masaya oturulması meselesi ilk anda kulağa anormal geliyor ama siyasette her şey mümkün."  

Afganistan ile ilgili uzun yıllardır süren jeopolitik mücadelelere de değinen emekli general, "Hiç kimse Afgan halkını düşünmedi ve düşünmeyecek de. Biz düşünmediysek onlar da düşünmüyor, diğer ülkeler de öyle. Herkes sadece kendi çıkarının peşinde. Afganistan neresi? Bu, her yöne etki edebileceğiniz bir alan, burası Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT), burası İran, burası Çin ve burası Basra Körfezi..." dedi.  

Sovyetlerin hatası 

Sovyetlerin Afganistan'daki hatalarına da değinen Auşev, "Bizim oraya girmemiz ilk hataydı. Ne de olsa SSCB'nin Afganistan'daki durumu kontrol altında tutmak için zaten birçok aracı vardı... Ama çekilme kararı da hataydı. Askerlerimizin çekilmesinden (1989) sonra ülke üzerinde güçlü bir etkimiz oldu ve orada ana güç olarak kalabildik. Ama Yeltsin (eski Rusya Devlet Başkanı) Necibullah rejimini desteklememe kararı alınca Afganistan'da yıllarca savaştığımız kişiler iktidara geldi" diye konuştu.

Auşev, ABD'yi 2001'de Afganistan'a girmemesi, 2010'da da hemen çıkması için uyardığını sözlerine ekledi.

Etiketler:  Rusya