Türkçeniz batsın!

Türkçeniz batsın!

5 Aralık 2020 Cumartesi  |   Serbest Kürsü

Nurettin İğci

Televizyondaki yerli dizide dillendirilen şu tümce, kapılarını ardına dek açık bırakmış kulaklarıma, destursuz giriverdi: "Telef oluruz kamyonun sırtında."  

Senarist onları insandan saymıyor belli ki. Çünkü bugüne dek hiçbir insan telef olmadı. Ha bir ilke imza atmaya niyetlendiyse, buna diyecek lafım yok. Bu arada, bir de teşekkür kendisine. Sayesinde, kamyonların da sırtı olduğunu öğrendim. 

Çok izlenen dizilerden birinde ise henüz afyonu patlamamışa benzeyen, göz kapaklarının açılmamak için elinden geleni yaptığı gence, arkadaşı şöyle dedi: 

"Akşamdan kalmayız galiba." 

Bu tümceyi duyunca, ikircikte kaldım. Böyle konuşmasına bakılırsa, akşamı birlikte geçirmiş olmalılar. İyi de öyleyse neden, olup bitenden haberi yokmuşçasına, bu üç sözcüğü yan yana kullanıyor. Aksi hâlde, "Akşamdan kalmasın galiba" demesi gerekmez miydi? 

Bir başka dizi filmde ise kocasının başucundaki kadının ağzından çıkan "Aa uyandık mı?" sorusu, beni de bir şaşkınlıkla karşı karşıya bıraktı. Ama kendimi çabuk toparladım. Eşi için saçını süpürge ettiği hemen anlaşılan kadın; ona "Uyandın mı?' demek istiyor. 

Bu konuşma biçimi, sıkça izlediğim yarışma programlarında da fazlasıyla karşımıza çıkıyor... 

"Ne zamandır öğretmeniz?" (İnsan, mesleğine başlama tarihini bilmez mi?) 

"Bakalım bundan puan alabilecek miyiz?" (Demek ki yarışmacıyla ortak.) 

"En son nereye tatile gitmiştik?" (Beraber gidilen tatilin yerini unutmak gibi bir ayıba imza atmak yetmezmiş gibi, bir de bunu sormak... Cık cık cık!) 

Bu vb. sözcük dizimleri nedeniyle bir süre sonra, televizyonun sesini kapatıp görüntüyle yetindiğimi belirtirken; ünlü bir erkek sunucunun, hemcinsi yarışmacıya yönelttiği, yıllardır belleğimden gitmeyen tümcesiyle noktalayayım yazımı...

"Kaç yıllık evliyiz?" 

Etiketler:  Nurettin İğci