Türkçe ile Japoncada ortak bir söz

Türkçe ile Japoncada ortak bir söz

11 Kasım 2020 Çarşamba  |   Serbest Kürsü

Halil Ocaklı (halilocakli@yahoo.com)

Etimoloji meraklıları için bir paylaşım... 

Türkiye Türkçesinin kökensel bağlantıda olduğu en eski ata dil Proto Altaycadır. Elde bulunan verilere göre; "Altaylılar" tüm Türk boylarının atası, "Proto Altayca" ise tüm Türkçelerin ata dili olarak benimsenmiş durumdadır. 

Altayca; Türk dilleri, Moğol dilleri, Mançu-Tunguz dilleri olmak üzere 3 ana kola ayrılır. Ancak benim de içinde olduğum bir grup dilci, Korece ile Japoncayı da Proto Altaycanın 4. ve 5. kolları olarak benimser. 

Yaban, Proto Altayca kökenini açıklamakta zorlandığımız sözlerin arasındadır. Altaycadan M > B dönüşümü ile "Yaman"dan ya da W > B dönüşümü ile "Yawan"dan ayrışmış bir söz olabilir. 

Eski Asya Türkçesinde "Yawğan" biçimi bulunduğunu, eski Uygur metinlerinden anlıyoruz. 

Modern Türkçedeki "Yavan" eski dilde kötü anlamına gelirken, modern dilde ses kayması ve anlam genişlemesiyle yağı az olan, yanında katık olmayan, tatsız anlamını kapsayagelmiştir. 

Aynı kök sözden doğan ("Yabız") "Yavuz" sözü; Sert davranan, kötü olan, kötülük eden, şiddet uygulayan gibi anlamları karşılar. 

Farsçaya Kıpçak Türkçelerinden geçmiş olduğu anlaşılan yaban sözü, daha çok çorak toprak, bozkır ya da çöller için kullanılmakta. 

Türkçede; buralı olmayan, başka memleketten gelen, buraların yabancısı anlamında "Yabancı" sözü vardır. Buna karşılık Japoncada kaba, yabani, barbar, uygarlaşmamış insana "Yabanjin" denir. 

Ayrıca Japoncada uygar olmayan toplum anlamında "yabankoku" sözü kullanılmaktadır. Evcilleşmemiş, geri kalmış, çapulcu anlamında "Mikai Yaban" sözü vardır. Bir de ailesinden ayrılmış, uzaklaşmış, bağımsızlaşmış olma durumunu anlatan "Oyabanare" sözü kullanılmaktadır. 

Yaban sözü, sosyal ortamda birlikte yaşamanın gerekleriyle uyumlu olmama, uygar olmama, evcil olmama durumunu tanımlar. Hayvanların doğal fauna yaşamına işaret eden yaban hayatı, yaban kedisi, yaban arısı, yaban keçisi ve yaban domuzu sözler vardır. 

Bunların yanı sıra, doğal flora ortamı bitkileriyle ilgili yaban armudu, yaban çileği, yaban eriği, yaban inciri, yaban mersini, yaban sümbülü, yaban turpu vb sözler vardır. 

Her durumda Türkçede ve Japoncadaki anlamlarla oldukça örtüşüyor. 

İlginçtir, "Yěmán" sözü Çincede de zalim, kaba, acımasız, vahşi anlamına gelmekte. 

Her dinamik dil, yeni sözel tanımlar oluşturmak için komşu kültürlerden yararlanır. Ödünçlenen yeni sözlerin ses ve anlamında kısalma, genişleme ya da  kayma görülmesi beklenen bir durumdur.  

Yaban - Yaman - Yavan - Yěmán sözleri, Asya ortak coğrafyasındaki topluluklar arasında gerçekleşmiş ilişkilerin kültürel esinlere ve ödünçlemelere yol açtığına iyi bir örnek olabilir.  

Dönüşümleri, yapısal gelişmeyi ve türetmeyi sağlama yeteneği göz önüne alındığında, yaban sözünün Altayca köklü olması daha olası görünüyor. Yine de kimin kimden, nasıl ve ne zaman ödünçlediğini bilme şansımız yok.