Türk medyası 'destan' yazıyor

Türk medyası 'destan' yazıyor

22 Ekim 2022 Cumartesi  |   Günlük

Özel televizyon kanallarının ortaya çıkışıyla ilk büyük darbeyi yiyen Türk basınının tabutuna son çiviyi internet vurdu.

Ne televizyonlarla ne de internetle baş edebilen basın, çözüm aramak yerine uluslararası medyadaki kalitesiz örnekleri taklit etmeye başladı.

Bunların neler olduğunu artık hepimiz ezbere biliyoruz: Okuyucuyu tıklamaya yönlendirecek içerikten kopuk, hatalı hatta kimi zaman doğrudan yalan başlıklar, haberle hiç ilgisi olmayan fotoğraflar ve bitmek bilmeyen galeriler.

Özellikle spor medyasında bunlara son zamanlarda “ucube” bir alışkanlık eklendi: Dikkat çekici bir başlık atıp sonra herkesin zaten bildiği şeylerini tekrarlamak ve bilgi kırıntısını haberin en sonuna koymak.

Burada Milliyet'in internet sayfasından örnekler vereceğiz ama bu yeni alışkanlık neredeyse spor medyasının tamamınca benimsenmiş durumda.

milliyet.com.tr'de bir başlık: Manchester United'dan şoke eden karar! Cristiano Ronaldo depremi...

Okur doğal olarak ünlü futbolcuyla ilgili kararı merak ediyor ve haberi tıklıyor.

Tıklıyor ama yanıtını öğrenene kadar hafakanlar basıyor.

Çünkü önce Manchester United'ın geçen hafta oynadığı Tottenham maçını, oyuna alınmadığı için öfkelenen Ronaldo'nun sahayı terk etmesini, Teknik Direktör Erik Ten Haag'ın bu konuda neler söylediğini okumak zorunda. Yani bir hafta önce olup bitmiş, zaten herkesin bildiği şeyler editör tarafından ballandıra ballandıra anlatılıyor! Ancak bütün bunlardan sonra Ronaldo ile ilgili asıl habere sıra geliyor.

Aynı gazeteden bir diğer başlık: Inter Fenerbahçe'nin kalbini istiyor! Kadıköy'de izleyecek, bonservisi...

Okur haliyle merak ediyor ve heyecanla haberi okumaya başlıyor.

Ama burası Türk medyası, o kadar kolay değil, sabır gerekiyor!

Editör yine alıyor eline sazı, başlıyor “destan” yazmaya...

Önce Fenerbahçe'deki sakatların durumunu anlatıyor, sonra Michy Batshuayi'nin performansının Belçika Milli Takımı'nın sorumlularını nasıl mutlu ettiğine giriyor, oradan çıkıyor Miguel Crespo'nun form durumuna atlıyor. Okurun sabrı yeterse İnter'in Crespo'yu takibe aldığını öğreniyor.

Bu sözde yeni tarz habercilik bilgisizlikten çok “uyanıklık”tan kaynaklanıyor. Amaç haberi pehlivan tefrikası gibi uzatarak okuru mümkün olduğu kadar çok sayfada tutmak.

Normalde olması gereken tam tersi: Önce o konuyla ilgili en yeni gelişme haberin başına konulur, daha sonra o konuda geçmişte yaşananlar okura hatırlatılır.

Etiketler:  Medya