Tur İstanbul'a kaldı

Tur İstanbul'a kaldı

20 Ağustos 2021 Cuma  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray Avrupa kupaları grup etabında Randers karşısına çıkarken hedef deplasmandan kafa olarak rahat dönmekti. Yeni başlayan lig, art arda oynanan maçlar ve mental yorgunluk ile beraber gelin sarı-kırmızılıların nasıl bir şablonda oynadığını hep beraber değerlendirelim… 

Randers, alışık olduğumuz tarzda klasik bir Danimarka takımı. Fizikli, uzun… Hal böyle iken ilk olarak bu tip bir takımın size zorluk çıkarabilmesi çok olağan görünmüyor. Genel oyun şablonu uzun top olan Randers, maç başından itibaren aynı şeyi denedi. Oyunu stoperlerden genellikle beklere ya da kanatlara yayan Vikingler, top yapmakta çok zorlandı.  

Savunma çizgisini genel olarak önde tutmalarının sebebi ise, ikinci bölgede olan oyuncularının yumuşak olması. Oyunu, birinci bölgeden kurmaya çalışsalar da çok başarılı olduklarını söyleyemeyiz.  

İlk çeyrekte topla daha fazla oynayan taraf olan Galatasaray, merkezden alanı iyi kapattığı için oyunun ritmini kendisine göre ayarlayabildi. Taylan Berkan Emre ikinci bölgesinde bana soracak olursanız hiçbir şey yapamayan tek isim Emre Akbaba olurken, Galatasaray geçiş oyununda zorlandı. 

Taylan ve Berkan'a atfedilen roller birbirinden farklı. Taylan ön libero yani merkezden gelebilecek pas bağlantılarını kapatıp oyunu yana ve dikine açmakla görevli. 

Berkan ise dinamo. Oyunun her iki yönünü doksan dakika oynayabilecek. İki oyuncu verilen görevi sonuna kadar yaptı diyebilirim. Serbest bir şekilde dikine oynayarak pas bağlantılarını sağlama görevinde ise Akbaba başarısız oldu. 

Ben olsaydım o bölgede Sofiane Feghouli uzun paslar atarak etkili olabilirdi. Her şeye rağmen oyunu rakibinin üstüne yığarak defalarca deneyen vazgeçmeyen bir Galatasaray gördük. Kümeleşen ve uzun boylu bir takımı açabilmek çok kolay değildir. Bu tarz durumlarda son haftaların en formda ismi olan Kerem Aktürkoğlu gibi isimlere ihtiyacınız var.  

Tam da olması gereken yerde yapması gerekeni yaptı. Bu yazımızda golünü yazmış olmayabilirdik. Önemli olan şey denemiş olması. Yaşanılan talihsiz olaydan sonra bu şekilde geri dönüşü, psikolojik olarak iyi gelecektir diye düşünüyorum.  

Hücumdaki aksaklıkların en büyük sebebi Yedlin'in ‘’veremediği’’ performanstan kaynaklanıyor. Set hücumlarının hiçbirinde istenilen çıkışları yapamadı. Benim saydığım ama onun değerlendiremediği dört net orta pozisyonu var. 

Aanholt her zamanki gibi olsa da, oyun ritmi konusunda birbirlerini yakalayamadılar. Skoru alan Galatasaray, kalesine gelemeyen Randers karşısında ‘’fazla rahat’’ oynadı. Marcao’nun olmayışı, takımı daha kompakt bir yapıya çevirecekmiş gibi görünüyor. 

Yarı itibarıyla sarı-kırmızılılar çok yakındı. Önümüzdeki maçlarda bunu daha seri paslaşmalar ile göreceğiz. İkinci yarıda skoru tutmak isteyen Galatasaray’da ortalara doğru ciddi bir yorgunluk sezdim. 4-1-4-1 varyasyonuna dönüp Emre Kılınç’ı sol içe atıp Akbaba–Barış Alper değişikliği ile hızlı kontra denenebilirdi. Rotasyonu düşünen Terim, ayağında daha fazla top tutan iki isim olan Feghouli ve Arda Turan'ı oyuna alarak rakibin direncini yıkmak istedi.  

Yedlin’in anlık hatası ile golü kalesinde gören Terim’in öğrencileri, tempoyu artıramadı. Galatasaray, bir geçiş sürecinde. Saha içini değerlendirirken bunları unutmamak gerekiyor. Sacha Boey'in katmış olduğu dinamizmden sonra, Yedlin çok yetersiz göründü.  

Rakip, her hücumunda sol taraftan gelmeyi denedi. Kehinde’nin oyuna girmesi ve gelen gol ile beraber daha canlı oynayan Randers, ne yaparsa yapsın kadrosu kaliteli değil. Organize bir tane hücumlarını göremedim. İkinci maç için plan belli…  

Sert bir şekilde kapanarak hızlı kanatlar ile kontra deneyecekler. Bu tip takımlar için ölü toplar penaltıdan farksızdır. Uzun boylu bir ekip oldukları için ceza sahasına dikkat etmek gerek. 

Alhaji Kamara, ikinci maçta oynarsa rakipten fazlaca orta denemesi izleyeceğiz. Ben, ceza sahasında bu kadar rahat pozisyona giren, kafa toplarında bu denli başarılı bir forvet izlemedim. Kehinde ve Kamara kitlenirse, tur gelecek. Umutsuz değilim, Galatasaray turu evinde rahat geçecektir. 

Avrupa’daki diğer temsilcilerimizden Fenerbahçe akşamı galibiyetle tamamlayıp bizleri sevindirdi. Her şeyden öte, Türk futbolu iki tane pırıl pırıl genç kazandı. Muhammed Gümüşkaya ve Arda Güler… Geleceğimiz emin ellerde. Trabzonspor ve Sivasspor’un işi zor görünüyor. Ortalamanın üstünde rakipler ile eşleştiler. Sizce, temsilcilerimiz ne yapacak?

Etiketler:  Futbol