Trump gitti Trumpizm kaldı

Trump gitti Trumpizm kaldı

16 Şubat 2021 Salı  |   Köşe Yazıları

Mustafa Kemal Eriç

6 Ocak’ta ABD Kongre binasının yandaşlarınca basılmasından bu yana, “yapılsın mı yapılmasın mı, anayasal mi değil mi” tartışması yalnızca ABD’yi değil tüm dünyayı meşgul eden Trump’ın ABD Senatosu tarafından ikinci kez yargılanması işlemi, tam da beklendiği gibi bitti: Trump hakkında ikinci kez ABD Temsilciler Meclisi tarafından hazırlanan iddianameyle Senato’da yargılandı ve aklandı. 

Trump’ın mahkum edilmesi için, jüri işlevi gören ve partiler arası dengenin tam 50’ye 50 olduğu Senato’da, üçte iki çoğunluk olan 67 oya gerek duyuluyordu, Cumhuriyetçi Parti’den sadece yedi üye Demokratlara katılıp mahkumiyet yönünde oy kullanınca, gerekli çoğunluk sağlanamadığından yargılanan eski başkan mahkum olmaktan sıyırdı. Elbette mahkumiyetten kurtarmanın yanı sıra, Trump önemli bir kısıtlamadan daha kefeni yırtmış oldu: Eğer isterse Trump iki yıl sonra kongre ya da dört yıl sonra başkanlık seçimlerinde yeniden aday olabilecek. 

Belirttiğimiz gibi bu beklenen bir sonuçtu ve kimseyi şaşırtmadı ancak yargılama sürecinde yaşananlardan seçilen bazı ayrıntılar büyüteç altına alındığında, Trump sonrası Cumhuriyetçi Parti ve ABD’deki siyasi platformların yöneleceği olası eğimlerle ilgili önemli ipuçları elde etmek olanaklı hale geliyor: 

• İlk olarak yargılama süreci sırasında Senato’da üyelere gösterilen videolarda saptanan ve Amerikalı sosyologları ciddi olarak uğraştırması gereken bir soru ortaya çıkıyor. Elde edilen bilgilere göre, önceden planlandığı apaçık olan Kongre binası baskınına katılanların yüzde 40’ından fazlasının orta sınıf veya üstü, toplumda oldukça saygın sayılan mesleklere sahip insanlar olduğu anlaşıldı. Bunlar arasında, doktorlar, avukatlar, bilgi işlem teknolojisiyle ilgili iş yapan şirketlerde programcı, yönetici ve hatta patron olanlar ve başka ticari şirketlerde en üst düzeyde yönetici olanlar var. Bunların yaş ortalaması ise 35-40 aralığında. Trump gibi bir başıbozuk, böylesine ciddi ve tutarlı olması beklenen insanları nasıl etkiledi? İş adamından bozma eski başkanın çoğunlukla beyaz, orta sınıf ve altı, orta yaş ve üstü, ekonomik gidişten olumsuz etkilenmiş, yabancı düşmanı kitlelere hitap ettiği biliniyordu. Baskında ortaya çıkan orta yaşlı ve genellikle varlıklı olduğu düşünülen bir toplum kesitinde bu militanca eylem yapma güdüsü nasıl kök saldı? 

• Donald Trump’ın Cumhuriyetçi Parti üzerindeki etkisi, partinin gelenekçi kanadını o denli etkiledi ki, Cumhuriyetçi Partili başkanların yönetiminde görev almış yaklaşık 120 yüksek düzeyde eski yetkili, Trump etkisinden kurtulmak için yeni bir siyasi parti kurmak amacıyla toplantılar düzenleyip ciddi bir girişim başlattı. Bunlar arasında Ronald Reagan, baba George Bush ve oğul George Bush hükümetlerinde yer almış isimler de vardı. Ancak bu girişim, sağ seçmenin oyunu bölüp Demokratların değirmenine şu taşıyacağı gerekçesiyle fazla bir ilerleme sağlayamadan durduruldu. Öte yandan, Trump hakkındaki iddianamenin Senato’ya gönderilmesine ilişkin oylamada, Temsilciler Meclisi’ndeki 200’e yakın Cumhuriyetçi ret oyu kullanırken, grup başkan vekili Liz Cheney olumlu oy kullandı. (Bu açık bir oylamaydı.)  Daha sonra Liz Cheney’in oyunun rengi yüzünden grup başkanvekilliğinden azledilmesi için verilen bir önerge, gizli oylamada büyük bir çoğunlukla reddedildi.

Buradan nasıl bir sonuç çıkarılabilir? Cumhuriyetçi Partili Temsilciler Meclisi ve Senato üyelerinin Trump’ın seçmen üzerindeki müthiş etkileme gücünden dolayı, parlamentodaki koltuklarını kaybetme korkusuyla eski başkan lehinde görünüp aslında ondan kurtulmak istedikleri söylenebilir mi? Bu düşünüşe örnek olarak, Senato’daki Cumhuriyetçilerin lideri Mitch McConnell’in yargılama sürecindeki tutumu gösterilebilir mi? Mitch McConnell, yargılama sürecinde söz alarak yaptığı konuşmada, Trump’ın 6 Ocak’taki Kongre binası baskınından sorumlu olduğundan kuşkusu olmadığını söylemekle kalmadı, FBI ve yerel polisi bu konuda resmen soruşturma açmaya çağırdı ama iş oylamaya gelince Trump’ın suçlu olmadığı yönünde oy kullandı. 

• Bilindiği gibi Trump, Beyaz Saray’dan ayrıldıktan sonra suskunluğu tercih etti ama aynı zamanda siyasi faaliyetine devam etmek için, yerleştiği Florida’da bir ofis açtı. Trump’tan sonra eşi Melanie de kadın seçmenlerle  bağını koparmamak üzere bir ofis kurduğunu açıkladı. Eski başkanın üç oğlundan ikisiyle kızı Ivanka’nın siyasi planları olduğu hatta Ivanka’nın ülkenin ilk kadın başkanı olmak için bir strateji üzerinde çalıştığı söyleniyor. 

Bu gibi küçük gibi görünen ancak gidişatın geleceği açısından verdikleri sinyaller açısından önemli olabilecek ayrıntılardan şimdilik çıkabilecek sonuç, kişisel olarak Donald Trump olmasa bile "Trumpizm"in Amerikan sağını yönlendirmeye devam edeceğidir. 

Göreve geldiği bir ay öncesinden beri büyük bir sorunlar yumağıyla boğuşmakta olan Joe Biden, Trump’ın Senato’da aklanmasından sonra yaptığı dikkat çekici açıklamada, “demokrasi kırılgan bir rejim” ifadesini kullanırken, büyük olasılıkla "Trumpizm"den kaynaklanabilecek yeni tehditlere atıfta bulunuyordu. 

Trump’ın aklanması yalnızca ABD için değil, bu ülkenin müttefikleri için de hasımları için de ilişkiler denklemine yeni bir belirsizlik unsuru katıyor: Ya "Trumpizm" yeniden iktidara gelirse…