Teyit inceledi: 'Aşağıdan' mı 'aşağı bak' mı?..

Teyit inceledi: 'Aşağıdan' mı 'aşağı bak' mı?..

4 Şubat 2021 Perşembe  |   iyi

Doğrulama platformu Teyit, son günlerde Boğaziçi öğrencilerinin düzenlediği protestolarla ilgili kamuoyunda polemik yaratan "aşağı bak-aşağıdan" konusunun gerçek olup olmadığını, ayrıca "çatıdaki keskin nişancı" haberini araştırdı:

Üniversitede devam eden rektör ataması protestolarında gündemi belirleyen asıl iddia ise, bir polis memuru ve protestoya katılanlardan biri arasında geçen diyalog oldu: “Aşağı bak” ya da “aşağıdan” tartışması.  

Tutuklanan öğrencilerin serbest bırakılması talebiyle 1 Şubat tarihinde okul kapısında yapılması planlanan protesto gösterisine doğru yürüyen gruba polis, Etiler Nispetiye Caddesi 92 numara önünde müdahale etti.  

17:05’te Yol TV tarafından paylaşılan müdahale görüntülerinin ilk anında, polisin “Terbiyesizler” dediği duyuluyor. Videoda polisler gruba toplu yürümemelerini söylüyor. Bu videonun altyazısında, sivil polisin “Aşağı bak. Aşağı bak” dediği belirtilmiş. Videoda polis sonrasında bir erkeği itekliyor.  

Deutsche Welle Türkçe tarafından akşam 20.25’te paylaşılan DHA kaynaklı aynı andan görüntülerin altyazısında ise, bir başka ifade yer alıyor: “İn aşağı, in aşağı. Aşağıdan.”  

Yol TV’nin paylaştığı görüntülerde kullandığı alt yazı, öğrencilere baş eğdirmeye çalışan baskıcı kamu otoritesi algısını da pekiştirdiği için, kısa sürede büyük tepki topladı; Twitter’da “AsagiBakmayacagiz” etiketi en çok konuşulanlardan oldu, bu etiketle bir milyona yakın tweet atıldı.  

Peki bu sosyal medya kampanyası ve sivil destek, yanlış bir bilgi üzerine mi kurulmuştu?  

2 Şubat tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü’nün resmi Twitter hesabından, Yol TV’nin paylaştığı “Aşağıya bak” ifadesinin gerçeği yansıtmadığı söylendi ve kaynak olarak da Deutsche Welle gösterildi. Sabah ve Yeni Şafak gibi medya kurumları da EGM’nin açıklamasını haberleştirdi.  

Yol TV aynı gün yayınladığı bir açıklamayla, konunun editöryal bir hatadan kaynaklandığını ancak Türkiye politik ikliminin bu yanlış anlaşılmaya alan açtığını düşündüklerini açıkladı.  

Görüntüler dikkatle dinlendiğinde iki türlü de duyulabileceği anlaşılıyor. DW'nin görüntülerinde polisin iki kez aşağıdan dediği yazdıktan sonra, bir arbede çıkıyor ve polis bir kez daha “aşağı” ile başlayan bir ifade kullanıyor. Ancak ne söylediği tam anlaşılmıyor. 

Bu nedenle Teyit, görüntülerde polis memurunun doğrudan hedef aldığı kişiye ulaştı. Lise öğrencisi B.T., polis memurunun her iki ifadeyi de kullandığını söyledi. Boğaziçi Dayanışması’nın çağrısı üzerine dışarı çıktığını söyleyen öğrencinin anlatımına göre olay şöyle vuku buldu: “Polis bizi ablukaya aldı ve valilik izni olmadığı gerekçesiyle, toplu yürüyemeyeceğimizi söyledi. Yol ayrımında grubu bölmeye çalıştı. Bana karşıdan gelerek önce ‘aşağıdan’ dedi. Göz göze geldiğimizde ise ‘aşağıya bak’ dedi ve iteklemeye başladı. Sonra gözaltına alındım.”  

B.T. gözaltı aracında copla tehdit edildiklerini ve aşağılayıcı ifadeler kullanıldığını da ekledi. Teyit’in ulaştığı gözaltı listesinde de B.T.’nin adı var.  

Teyit, Boğaziçi eylemlerinde hukuki destek veren İstanbul Barosu’na kayıtlı avukatlardan Yağmur Kavak’a da ulaştı. Kavak ilk fiili müdahalenin B.T.’ye yapıldığını doğruladı ve “Kişileri yoldan toplayarak gözaltına almış ve ters kelepçe takmışlar, tutanaklarda da yazılı” dedi. Kavak bu uygulamanın anayasanın 17., Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ise üçüncü maddesine aykırı olduğunu da ifade etti: “Kişilerin nezarethaneye alınması ve burada avukatlarıyla görüşebilmeleri beklenir ama bu mümkün olmadı, gece boyu araçlarda bekletildiler. Gözaltına alınan bir kişinin vajinasına atılan tekme nedeniyle bütün gece kanaması oldu, 2 kişinin boğazı sıkıldığı için boynu morardı. Alındıkları saatten serbest bırakıldıkları sabaha kadar aç bir şekilde bekletildiler” dedi. Avukat gösteri yürüyüşü ve protesto hakkına valilik kararıyla sınırlama getirilemeyeceğini, temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceğini de vurguluyor.   

Bağlam, olayın gerçekleştiği yer, polisin öncesinde ve sonrası tavrı ile öğrencinin anlatımı birlikte düşünüldüğünde iki senaryo da eşit derecede olası gözüküyor. Polisin asıl amacı kalabalığı dağıtmak olduğundan “aşağıdan” demesi ne kadar olası ise, göz göze geldiği bir öğrenciye “aşağı bak” demesi de o kadar olası. Çünkü memur hemen öncesinde yürüyen öğrencilere “terbiyesizler” diye sesleniyor ve sonrasında da B.T.’yi itekliyor.  

Çatıdaki “keskin nişancı” değil

Ortaya atılan bir başka iddia ise, okulun çevresindeki binaların çatılarına keskin nişancılar yerleştirildiği idi. Böyle iddialar, zaten gerilmiş olan tarafların egzajere olmasını kolaylaştırabiliyor. 

Başka kullanıcılar da, polis görevlilerinin elindekinin silah değil, bir “dronesavar” (ihasavar) olduğunu belirtti.  

İhasavar da teknik olarak bir silah, ancak elbette bir keskin nişancı silahı ile benzer bir tehdit algısı yaratması mümkün değil.  

Video ve fotoğrafların iki farklı açıdan çekilmiş versiyonlarını incelediğimizde, sağda duran polisin elindekinin ihasavar olduğu anlaşılıyor.  

Silah, ASELSAN’ın İHASAVAR isimli cihazıyla uyumlu. İhasavarlar, elektromanyetik dalgalar kullanarak, açık alanlarda izinsiz uçuş yapan ve tehdit oluşturabilecek insansız hava araçlarının sinyalini bozuyor ve uçuşlarını engelliyor.  

Diğer görüntüde bu defa sağa geçen diğer polisin elinde ise uzun namlulu bir silah olduğu anlaşılıyor. Ancak bu silahın bir keskin nişancı silahı olup olmadığını anlamak için uzman görüşüne ihtiyacımız var. Çünkü görüntü epey bulanık ve uzaktan.  

Teyit’in ulaştığı tecrübeli bir silah uzmanı, bunun PÖH envanterine kayıtlı uzun namlulu bir M16 olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, ancak bir keskin nişancı silahı denemeyeceğini söyledi.  

Rektörü protesto eden üniversite öğrencilerinin gösterileri için keskin nişancı konuşlandırılması ilk bakışta mantıklı da gözükmüyor.  

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin 3 Şubat itibariyle bazı talepleri var: Atama ile göreve gelen rektör Bulu’nun istifası, rektörün seçimle belirlenmesi için değişiklik, gözaltındaki ve tutuklu öğrencilerin bırakılması, öğrencilere dönük polis müdahalesi ve medyadaki karalamanın son bulması. 

Devam eden protestolarda ortaya atılan pek çok iddiayı bağlamlarıyla birlikte değerlendirmek şart. Dindar ya da anti-LGBTİ öğrencilerin fişlendiği, polisin “aşağı bak” değil “aşağıdan” demiş olduğu, çatıya keskin nişancılar yerleştirildiği gibi iddiaların ortak noktası, duygulara hitap etmeleri. Bu nedenle de hızlıca karşılık bulabiliyor ve gündemi biçimlendirebiliyorlar. Ancak iddiaların kaynağı ve bağlamını gözden kaçırmak, olayları değerlendirirken yola yanlış bilgiden çıkmaya sebebiyet verebiliyor.

Yazının tamamını okumak için tıklayın

İlgili yazı: https://medyagunlugu.com/haber/medyanin-yalan-avcilari-48730