Teslim olmayan ruh

Teslim olmayan ruh

8 Kasım 2022 Salı  |   Mentor

Mentor

Aslında yazacak çok şey yok, Fenerbahçe; mükemmel bir teknik direktör ve onun yönettiği takımla yaşamın doğasında olan zorluklarla karşılaşıp onu aşmayı beceriyor. Yarın 9 kişi de kalacak, daha ilk 10 dakikada maçı bitirdiği skorlar aldığı da olacak ama hiçbir zaman sorumluluk almaktan korkmayacak.

Oğlumun öğretmeni bana, "Yanlış yapmasından korkmayın çünkü yanlışın sonuçlarına katlanıp doğruyu yapacak gücü ve cesareti var demişti." şimdi Fenerbahçe de öyle; her şey olur Fenerbahçe teslim olmaz çünkü liderliğini taraftara, futbolculara kabul ettirmiş çok iyi bir teknik direktörü ve onun istediğini yapmasına olanak sağlayan çok iyi bir kadrosu ve teknik direktörüne saygı duyan bir futbolcu grubu var.

Ahbap-çavuş ilişkileri, siyaset ittirmesi, entrika, saha dışı oyunlarına alışmış futbol ortamı için büyük değişiklik herkes büyüleniyor, ağlamıyor, hakeme sığınmıyor, kendi neyi daha iyi yapabilir ona bakıyor, Fenerbahçe önceki yıllarda da dün olduğu gibi büyük hakem zulmüne maruz kaldı çünkü mevcut siyasal koşullar düşman bellemişti ama biz bu mücadeleyi kamu önüne taşıyarak büyük yanlış yaptık çünkü futbolcularımıza başarısızlığın primini peşin olarak vermiş olduk, oysa bu sessizce sürdürülmesi gereken bir mücadele idi.

Dün akşamki maçın hakemine gelince...

"Hakem" demem lafın gelişi, orta yaşı geçmiş, bundan sonra ne kazansak kârdır diye düşünen, bir futbol hakemine yakışmayan fiziksel dağınıklık, pozisyonların uzağında kalması ve yetersiz performans, çok kötü bir hakem, hakemlik vasfını yitirmiş sahada dolaşan bir yetersizlik.

Üstüne üstlük Fenerbahçe'ye karşı açık bir düşmanlığı var. Valencia ceza sahasında topa yakın, rakip koştu geldi vurdu ama topa vurmadan onu biçti, hakem "devam" dedi. Olabilir ama benzer iki pozisyonda Batshuayi'ye tereddütsüz kartını çıkardı. Appindangoye ikili mücadeleye girdikleri her pozisyonda Valencia'ya sert fauller yaptı, durdurmak için faul yapmayı bir taktik olarak benimsemişti, ilk 3 faulden sonra kart görmesi gerekiyordu ama hakem ısrarla sarı kart vermedi.

Sivasspor oyunu yavaşlatmayı ve ağır faullerle Fenerbahçe'yi durdurmayı amaçladı, ritim bulmasını engellemek için futbol dışı bir oyun oynadı. Bu futbol dışı taktiğe sessiz kaldı, bile isteye engel olmadı, Fenerbahçe'ye çıkardığı kolay kartları Sivasspor'a çıkarmadı ama uzun süredir yaşanan bu kez olmadı, hakemle geri çekmeye alıştıkları Fenerbahçe geri adım atmadı ve maçı kazandı.

Ama maçın en ilginç anı bu değildi, maç daha başlar başlamaz başını eski BİP'çi birkaç kiralık tetikçinin çektiği çoğu bahis reklamı yapan yani satın alınabilir hesapların katıldığı, bir futbol kulübü yöneticisi tarafından kurulduğu ve beslendiği düşünülen sistem sosyal medyada "Fenerbahçe kollanıyor" tarzı mesajlar manşet oldu. Çok açık ve ucuz bir provokasyondu ve finansörü, sahibi çok belliydi.

Her ne olduysa, bu kendiliğinden gelişen bir hareket değildi çünkü maç sonu rakip taraftarların attıkları tweetler sonucu "adamlar 10" etiketi manşet oldu. Bu başlıktaki çoğu tweet Fenerbahçe'ye hakkını veren tweetlerdi ve rakip taraftarlar atmıştı. Yani "Fenerbahçe kollanıyor" vb.  başlıklar üretme başlıktı ve birileri tarafından satın alınan insanların  aldıkları paraların hakkını verme çabasıydı.

Peki bu insanlar uzun süredir işsiz, kazançları yok, iş aramıyorlar nasıl yaşıyorlar? Bunların besleme olduğu ve parayı kimin verdiğini herkes biliyor, yapılan da öyle masum bir futbol eylemi değil, halkı bilinçli şekilde kin ve düşmanlığa teşvik etmek. Başkan bunların kim olduğunu bildiğini açıkladı.

Bu yaptıklarının cezasız kalacağını sanmıyorum.

Fenerbahçe'nin kaderi bu, nerede Fetöcü, nerede PKK'lı terörist kaçıran varsa Fenerbahçe'ye düşman oluyor, sanırım  bize de bu düşmanlıktan gurur duymak kalıyor.

Bugüne kadar bu inatçı ve teslim alınmaz ruh sahaya yansımıyordu. JJ sayesinde artık o ruh sahada ve kimse kazanmak için her türlü mücadelenin verileceğinden endişe etmiyor.

Etiketler:  Futbol