Tazminat, Federasyon ve depresyon

Tazminat, Federasyon ve depresyon

26 Ağustos 2021 Perşembe  |   Mentor

Mentor

3 Temmuz henüz bitmemekle birlikte açılan tazminat davası ile yeni bir aşamaya geçti. Bitmedi çünkü spor medyası ve futbol yönetimi içinde henüz tam bir Fetöcü temizliği yapılmadı, fırsat kollayan kriptolar var, fırsatı bulunca da Fenerbahçe'ye zarar vermek için her türlü yolu deniyorlar. 

Bugün yazmak istediğim; süreci tutkulu bir taraftar olarak mümkün olduğunca bilgiye dayalı bir analizle takip edip, işlenen hataları Fenerbahçe taraftarlarıyla paylaşıp, yapılan zulme karşı bir bilinçli bir tepki oluşturmaya çalışan bir ağ yazarı olarak en azından tazminat davası ve davaları konusunda fikir ifade etmeyi beni okuyan insanlara karşı bir sorumluluk olarak düşündüm.

(Bu arada konuyla ilgisi olmasa bile ben dahil her türlü fikre ayrımcılık yapmadan yer veren ve bu anlamda uzlaşma kültürüne, dolayısıyla demokrasiye büyük katkı yapan site yönetimine teşekkür borçluyum.) 

Daha önce yazdığım gibi ben avukat değilim ama bilgiye dayalı analize önem veren tutkulu bir Fenerbahçe taraftarıyım. Bundan sonrası daha çok avukat işi ama ben amatörce de olsa fikrimi yazacağım. Dava tutarı 250 milyon TL ama bununla sınırlı kalmayabilir. Sosyal medyada güvendiğim hukuk bilgisi sahibi insanlar davanın "fazlaya dair" hakları saklı kalmak, daha az harç ödemek ve zaman aşımına engel olmak için açıldığını yazdılar ki bence de çok mantıklı. 

Bu konuda zaten tartışılacak çok fazla bir şey yok: Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri Fenerbahçe'nin şike yapmadığına ve Fetö kumpası kurulduğuna hükmetti yani bu davayı kazanması sürpriz olmaz ama asıl ondan sonrası önemli. TFF kanunla kurulmuş bir kamu kurumu ve çalışanlarının hatalarına karşı vatandaşa karşı sorumlu ancak ödeyeceği tazminatı kusurlu olan kamu personelinden talep edebilir. 

O dönem TFF çalışanlarının "kusurları" artık tartışmaya açık bile değil, bizzat Federasyon Başkanı," Benden habersiz dolaplar çevrildi" diyerek istifa etti, "Büyüklerimiz Aziz Yıldırım'ın ceza almasını istiyor" denilerek baskılar kuruldu. Etik Kurulu Başkanı görevden ayrıldıktan sonra raporlarda Fenerbahçe'nin suçlu gösterilmesi için baskı yapıldığını söyledi vs ama asıl önemlisi bu konu mahkemede yargılanmaya başladığında iç çamaşırlarına kadar her şeyi kaybetme riski ile karşı karşıya kalacak TFF görevlilerinin kapalı kapılar ardında yaşananları itiraf etmesi olacaktır. 

Benim kişisel fikrim o dönemin TFF görevlileri gelecek kuşaklarına büyük bir utancın yanında ödenmesi mümkün olmayan bir borç bırakacaklar. 

Şimdi de yataklarında rahat uyuduklarını sanmıyorum, çoktan depresyona girmişlerdir. 

Gelelim UEFA kısmına ve neden UEFA'ya dava açmadık kısmına...

Aslında cevabı çok basit: Şike davalarında zaman aşımı yok, UEFA'ya istediğimiz zaman davanın tekrar açılması için başvurabiliriz. Bu nedenle Yargıtay onayını beklemek çok mantıklı ama ben UEFA ile dava olacağını sanmıyorum. Yargıtay onayı sonrası UEFA mahkeme olmaksızın uzlaşma yöntemi arayacak ve Fenerbahçe'ye ödeme yapmak isteyecektir çünkü mahkeme süreci UEFA'nın olmayan itibarını iyice yerle bir eder. 

Fenerbahçe dosyasında UEFA ayrıca bir taraftır ve suçludur çünkü CAS "Şampiyonlar Ligi men kararı"nın bir UEFA eylemi olduğunu kabul etmiştir, ayrıca Fenerbahçe dosyası UEFA ve spor hukuku açısından birçok hukuksuzluk içermektedir. Fenerbahçe yöneticilerinin yargılanmaması halen dosyanın açık olması, delil standardının ilk defa düşürülmesi, dosyanın UEFA Müfettişi'nin çalıştığı büronun sahibinin rüşvet aldığını ortaya çıkması, Mecnun Odyakmaz'ın iki dosyanın birinde suçlu birinde masum olması vs. kısacası Fenerbahçe UEFA'ya da zamanı gelince dava açacaktır. 

Bu davalar maddi manevi Fenerbahçe'nin geleceğidir. 

O dönemim TFF yöneticileri çok ağır bedeller ödeyecek ve bu bedeller sonraki kuşaklarına uzanacak, çok zor günler onları bekliyor. 

Bence olanlarda bir mesaj da var: Fenerbahçe taraftarı fil hafızalı, özellikle Fenerbahçe'ye yapılan kötülüğü unutmuyor ve kin tutuyor ve sonuçta intikamını alıyor. 

Kısacası konu Fenerbahçe olunca bıldırki (geçen yılki) hurmalar günü gelince muhakkak bir yerini tırmalar...

Etiketler:  Futbol