Tartışanlar kazanıyor halk kaybediyor

Tartışanlar kazanıyor halk kaybediyor

17 Mart 2021 Çarşamba  |   Köşe Yazıları

Hasan Erçakıca

Kuzey Kıbrıs’ta siyaset çok ilginç bir hâl almaya başladı. Sıklıkla ama kısa süren sert tartışmalar yaşanıyor... Bunlar, genellikle, halkın güncel sorunlarıyla ilgili olmayan, absürt tartışmalardır. Salgının yerle bir ettiği ekonomik alanda yaşanmakta olan yıkım nedeniyle halkın karşı karşıya bulunduğu sorunlara çare oluşturmayacak tartışmalar... Ne ilginçtir ki bu tartışmaların tarafları, tartışmalardan da, sonuçlarından da memnun görünüyorlar.  

Kimi "love" ediyorsunuz? 

New York’taki duvarlarda ortaya çıkan “Stop Erdoğan” afişine karşı Türkiye’de olduğu gibi KKTC’de de “Love Erdoğan” kampanyası düzenlendi; "bilbord"lara “Love Erdoğan” afişleri asıldı. 

KKTC’de ciddi bir Türkiye ve Erdoğan karşıtlığı olduğunu bilmeyen yoktur sanırım. Bu kampanyayı KKTC’ye taşıyanlar, bunun bir karşı kampanyayı gündeme getireceğini biliyor olmalıydılar. Çatışma hemen kendini gösterdi: “Love Erdoğan” afişlerine müdahaleler oldu... Polis, bu müdahaleyi yaptığını düşündüğü kişileri, ifadelerine başvurmak üzere tutuklama yoluna gitti. Kamuoyuna yeni yeni açıklamalar yapıldı. Oldu da oldu! 

Türkiye Cumhurbaşkanı, bir kez daha tartışmaların göbeğine oturdu: Kimileri bağlılıklarını dile getirme fırsatı bulurken, kimileri de Erdoğan’ın kötü bir lider olduğunu anlatmaya çalıştı. 

Bu tartışmanın, taraflar için oldukça yararlı olduğunu söylemek mümkündür: Kendilerini AK Parti örgütüne tanıtmak isteyenler güzel bir fırsat yakaladılar. “Başka hiçbir hükümetin Türkiye’den gerekli desteği alamayacağı” vurgusu ile ayakta kalmayan çalışan KKTC Hükümeti ise, bu tezini bir kez daha kanıtlama olanağı buldu. Buna karşın Erdoğan karşıtları, “ne denli korkusuz” olduklarını göstermeye soyundular ve Erdoğan’ın tutumundan memnun olmayanlara mesaj verme fırsatı yakaladılar. Tarafların mesajları, olabildiğince güçlü bir şekilde, hedef kitlelerine ulaşmış oldu. “Love Erdoğan” pankartı asarak bağlılıklarını dile getirenler de, pankartları karalayan veya sosyal medya hesaplarından “Love Cyprus” paylaşımları yapanlar da memnun olmalıdırlar.  

Mütevelli ataması 

Buna benzer başka tartışma, bir üniversitenin mütevelli heyetine yapılan atama nedeniyle yaşandı. Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Erhan Arıklı, yüz kızartıcı bir suçtan dolayı hüküm giymiş bir arkadaşını üye olarak atadı. Ortalık kalktı oturdu tabii. Muhalefet yüklendi; Meclis’te kavga bile çıktı. 

Muhalefet, Arıklı’nın kamuyu partilileri için kullandığını haykırırken, Arıklı da hedefine ulaşmış ve partililerini ne kadar önemsediğini kendi tabanına göstermiş oldu. 

İlgili kişi göreve başlamadan istifa etti ve başkanını rahatlattı ama genellikle Türkiye göçmenlerinden oluşan ve yıllardan beri kamu yönetiminden dışlandıklarını ileri sürerek “mağdurlar edebiyatı” yapan YDP kitlesi, bu atama nedeniyle yaşanan tartışmalardan sonra kendi arasındaki dayanışmayı güçlendirecektir. 

Muhalefet bir atamayı engelleyerek güçlendiğini sanırken; eminim ki Arıklı da kıs kıs gülmektedir. Asıl kazanan Arıklı’nın kendisi olmuştur! 

Tartışanlar kazanıyor! 

İlginç bir siyasal süreç yaşanıyor; kamplaşma derinleşiyor, saflar sıkılaşıyor. Salgın nedeniyle bozulan aile ekonomileri de bu süreçte önemli bir rol oynayacak ve KKTC halkı iyice kamplara ayrılmış olacak. Yoksullaşanlar düzeni ve başkalarını suçlayarak radikalleşecek; istikrarlı bir gelire sahip olanlar yoksullara “asalak ve yararsız” muamelesi yaparak marjinalleşecek... Bu süreci sağduyu ile yönetmesi gereken siyasi liderler oy depolarını güvenceye aldıklarını düşünecek ve bu devran böylece devam edip gidecek. 

KKTC, Türkiye yardımları ile yaşamaya devam edecek!