Tarihte kaybolmuş ilginç meslekler

Tarihte kaybolmuş ilginç meslekler

9 Temmuz 2016 Cumartesi  |   Köşe Yazıları

Meslekler zamana ve insanların yaşadığı coğrafyaya, bulunduğu ortama göre çok değişkenlik gösterir. Bazen öyle meslekler olduğunu öğrenince kendi kendinize "yok artık bu da olur mu" dersiniz.

Penguenolojist nedir bilir misiniz? Ya da uzay avukatı ne iş yapar mesela? Ruj falcılığı-Rendelenmiş peynir otoritesi- Kedi davranışı danışmanı- Gelin kaçırma uzmanı-Pornografi tarihçisi- Freelance sperm bağışlayıcı-Hindistan cevizi düşürücüsü-Sinek toplayıcısı- Müzikli ölüm danışmanı-Prezervatif denetçisi-Golf topu dalgıcı gibi belki adını ilk kez duyduğunuz bu  ilginç meslekleri sıralarsak  liste uzar gider. Bu saydığım meslekler şaka filan değil, hepsi gerçek.

Ama konumuz bu meslekler ve yaptıkları işler değil. Tarihin geçmiş dönemlerinde o güne göre olağan sayılan ve şimdi bizlere ilginç gelen başka meslekler de var mıdır acaba? Olmaz mı... Bakalım 3-5 yüzyıl önce insanlar hangi işleri icra ediyormuş.

1- Lazımlık Uşağı

Mesleğin adını duyunca böööğğğ diyebilirsiniz. Ama öyle düşünmeyin, zamanının en saygın mesleklerinden biridir lazımlık uşağı. İngiltere kralının odasındaki tuvaletinden yani lazımlığından sorumlu bu kişiler, toplum içinde çok saygın kişiler olarak görülürlerdi.
Kralın poposunu da silmekle görevli bu uşaklar, genelde kralın yardakçılarından biri olur ve sürekli kralla vakit geçirirdi. Ayrıca kralın şahsi danışmanı olarak da çalışıp, idari işlerle de ilgilenirlerdi. Gerçekten çok tuhaf bir iş olmasına rağmen, lazımlık uşakları sosyal statüsü yüksek insanlardı.

Gördünüz mü? Günümüzde böyle bir meslek olsa milyonlarca kişinin, birilerinin poposunu silmek, hatta yalamak için sıraya girmeyeceğini iddia edebilir misiniz?

Bence günümüzde bu iş için üstüne para bile verecek çok insan vardır. Aslında günümüzde bu işi mecazi anlamda yapan bir çok kişi yok mu?

2-Pislik Çiftçisi

Konu madem b*ktan açıldı, aynı konudan devam edelim. Pislik çiftçisi, yine İngiltere"de bir zamanlar, insan pisliklerini toplayıp şehir dışına götüren kişilerdi. Geceleri çalışan bu işçiler, sifonlu klozetlerin yaygınlaşmasından sonra çalışma alanlarını kaybettiler.
Akşam 9'dan sabah 5'e kadar çalışırlardı ve sadece şehrin belli bir bölgesinde yaşamalarına izin verilirdi. Zira meslek icabı çok pis kokarlardı. İnsan pisliğinden yayılan zehirli dumanlardan ötürü boğularak can veren işçilerin olduğuna dair de kayıtlar bulunmaktadır.

Hayat böyle işte, kralın pisliğini temizlerseniz saygın adam olursunuz, halkın pisliğini temizlerseniz insan içine bile karışamazsınız. Ya da b*k yoluna gidersiniz...

3-Kanalizasyon İşçisi

Al sana b*ktan bir meslek daha. Günümüzde benzer işlerde çalışanlar olsa da günümüz makineleri ve teknolojisi sayesinde bu iş çok daha hijyenik koşullarda yapılabiliyor.

Bu meslek grubundaki insanlar, kanalizasyonda temizlik yapmakla sorumluydular. Özellikle Kraliçe Victoria zamanında Londra'da sıklıkla icra edilirdi. Elleri ve tırmıklarıyla, her türlü çöpü ve pisliği temizlerlerdi. Genellikle çok kötü kokarlardı ve komşular tarafından pek sevilmezlerdi. 

Hayat boyu birilerinin pisliğini temizlemek çok da iyi bir meslek olmasa gerek. Günümüzde koşullar değişse de,  farklı anlamlarda olsa da hala birilerinin pislikleri temizlenmiyor mu?

4- Tokmakçıbaşı

Sabah erkenden işe ya da okula gitmek için nasıl kalkarsınız? "Ne var bunda çalar saat ya da cep telefonunun alarmını kurar ve kalkarım" diyeceksiniz, doğru. Peki insanlar eskiden nasıl uyanırlarmış?

Sanayi Devriminden önce, alarmlı saatler bu kadar yaygın ve ucuz değilken "Tokmakçıbaşılık" İngiltere ve İrlanda'da icra edilen bir meslekti. Uzun bir bambu çubukla insanların penceresine tıklayarak onları uyandıran bu insanlar, haftada birkaç penny kazanıyorlardı. İnsanların uyandıklarına emin olmadan pencereden ayrılmazlardı. Peki bu işi yapanları kim uyandırıyordu? Orası belli değil...Belki de gündüz yatıp gece uyanık kalıyorlardı.

5- Ölü Hırsızı

Bir zamanlar Avrupa"nın bir çok ülkesinde mezarlardan ölü bedenleri çalmanın yasal cezası çok küçük miktarlardaydı. Bu da birçok kişi için ekmek kapısı olarak görülmüş ve bir sektör oluşmuştu. Çalınan bedenler Avrupa'nın değişik ülkelerindeki  tıp okullarına satılıyordu.
Mezarı kazmak için, daha sessiz olduğu için tahta kürekler kullanılıyordu. Mezar baş tarafından kazılır, tabut açılır ve ölü, halatla belinden bağlanarak dışarı çıkartılırdı. Mezardan kıyafet veya mücevher gibi eşyalar alınmazdı. Çünkü bunun cezası çok ağır olurdu.
Bir süre sonra bu mesleği icra edenler doğrudan cinayet işlemeye başladılar. Çünkü taze cesetler daha çok para ediyordu. Daha sonrasında insanlar ailelerindeki ölü fertlerin bedenlerini kendileri bağışlamaya başladılar ve bu mesleğin sonu gelmiş oldu.

İşe bak, mezardan ceset çalmanın cezası hafif iken, aynı cesede ait mücevher ve kıyafet çalmak büyük suç. Bu işte bir terslik yok mu?

Şimdiki hırsızlar çok daha cesur ve pervasız. Ölüyü de diriyi de hiç ayırt etmeden fırsatını buldukları ve yakaladıkları an soymaya çalışıyorlar.

İşte böyle...İnsanoğlunun yapmayacağı iş yok gibi. Yeter ki siz paradan haber verin.