Taraflı yayıncı

Taraflı yayıncı

25 Ocak 2021 Pazartesi  |   Mentor

Mentor

Şu yayıncı kuruluş ve tarafsızlık konusunda uzun süredir yazmak istiyordum ama yazamadım. Her şeyden önce Bein Grubu öyle sütten çıkma ak kaşık değil. 

CEO'su Nasser el-Halifi FIFA Genel Sekreteri Valcke'ye rüşvet vermekten yargılandı, beraat etti. 

Futboldan ömür boyu men alan Muhammed bin Hammam için rüşvet dağıtma iddiaları var. 

Katar'daki Dünya Kupası ile ilgili iddiaları hepimiz biliyoruz. 

Katar kupa organizasyonunu alırken Platini UEFA başkanıydı, oğlu Lorent Platini ise Katar Varlık Fonuna ait Katar Spor Yönetimi adlı bir şirkette çalışıyordu. 

Dünya Atletizm Şampiyonası için de rüşvet iddiaları var. 

Bir çırpıda aklıma gelen iddialar bunlar, tamamı Avrupa medyasında geniş yer bulmuş iddialar. 

Bir de PSG bağlantısı nedeniyle orta ve üst düzeyinde oldukça fazla Fransız çalıştıran bir kurum Bein Grubu, Türkiye'den sorumlu olan yöneticinin de Fransız olduğu iddia ediliyor.

Fransa'dan Türkiye'ye gelirsek...

Önce Gökmen Özdemir, 3 Temmuz sürecinde Fenerbahçe'ye karşı düşmanca tavırları ile bilinen hatta fiilen kumpas organizasyonunda yer almış biri. Böylesine taraflı birinin "tarafsız" bir kurumda çalışmaya başlaması tesadüf olabilir mi? Böyle bir iddia insanları salak yerine koymak olur. 

Bitmedi, artık tüm Türkiye biliyor ki Selçuk Dereli Fenerbahçe'yi sevmeyen hatta düşman birisi. Tarafsız bir yayıncı böyle birini hakem yorumcusu yapmak isterse bunun tarafsızlıkla ilgisi olmaz, bildiğin "taraf" tutmak olur. 

Deniz Çoban'ın belirgin özelliği bütün yorumlarının Fenerbahçe aleyhine olması, sosyal medyada Fenerbahçe'ye küfretmediği kalmış birisi, o da "tarafsız" yayıncıda görev yapıyor. 

Neden Deniz Çoban, neden Selçuk Dereli, neden Bünyamin Gezer değil, bunun neresi masum?

Şimdi de Hande Sümertaş Galatasaray adına fiziki kavgalara karışacak kadar fanatik bir isim. Peki Hande Sümertaş oluyorsa Tunç Elibol neden olmuyor?

Yayıncının Fenerbahçe'ye karşı taraf olduğu açık, yukarıdaki örnekler ortada iken bunu savunmak bizi aptal yerine koymak olur. 

GSTV'den doğrudan yayıncıya geçen çalışanları ve GSTV ile Bein Medya'nın ortak olmasından bahsetmiyorum bile. 

Görünen o ki yayıncı masum değil ve Fenerbahçe'nin iddia ettiği gibi "bir yayın mafyası" var. Tek bir örnek vereceğim: Pelkas'ın Antep'te attığı "buz gibi gol" ama topun ayaktan çıktığı ana değil, ayağa değdiği ana göre ölçüldüğü için iptal edildi. Bu sadece tek örnek değil, Fenerbahçe aleyhine Galatasaray lehine sürekli oluyor. Mesela son Galatasaray maçında atılan gol öncesi faul pozisyonu ekranlardan kaçırıldı. 

Bein Sports istediğini yapabilir, Fenerbahçe çok güçlüdür mücadele eder ve kazanır ama unutmaması gereken şey Fenerbahçe Fetö denen canavarın yüzüne tükürüp ülkeden kovmuş bir camiadır ve Bein Sport ve Fetö artıkları ona biraz kolay lokma olur. 

İstiyorlarsa başka bir takımı alabilirler, Fenerbahçe satılık değil, halka ait. 

Etiketler:  Futbol