Taliban ve 'bizim' Şoygu

Taliban ve 'bizim' Şoygu

15 Ağustos 2021 Pazar  |   Köşe Yazıları

Aydın Sezer

Bizim Sergey Şoygu 30’lu yaşlarındayken Afganistan’da inşaat mühendisliği mi yoksa başka bir görev mi icra ediyordu bilinmez ama SSCB’nin Afganistan’dan nasıl çekilmek zorunda kaldığına şahit olmuştu. Yaşadığı travma onu daha inançlı bir komünist yapmış, SSCB’ye döndükten sonra Komünist Parti’de de resmen görev almıştı.

Neyse, aradan yıllar yıllar geçti, Şoygu 2012’de kendisini Rusya savunma bakanlığı koltuğunda buldu. Afganistan travmasını üzerinden çoktan atmış olmasına rağmen Taliban’ı, dünyada hiçbir ülke terörist saymazken, Rusya’nın 2003 yılında terörist örgütler listesine aldığını fark etti. Aklına parlak bir fikir geldi. Taliban’ın desteklenmesi konusunu önce Lavrov’a açtı. Lavrov kısa bir süre şok geçirmiş olmasına rağmen birlikte Putin’e gittiler. Sonuçta, Taliban’ın terörist sıfatını değiştirmeden temas sağlanmasına karar verdiler. O sırada Taliban ile düşman saflarda olan İran’ın da iş birliğine ikna edilmesini sağladılar. Derken efendim, CIA bitirmek üzere olduğuna inandığı Taliban’ın, nasıl olup da bitmediğine kafa yorarken, Taliban’ın kimler tarafından desteklendiğini araştırmayı akıl etti. Allah için, başlangıçta, Rusya’dan hiç şüphelenmediler. Zira, ABD’de bile terörist sayılmayan Taliban, Rusya’da terörist sayılıyordu. Rusya terörist saydığı bir örgütü desteklemezdi elbette.  

Daha önce Taliban’ın Ruslar tarafından desteklendiğine dair istihbarat raporlarını ciddiye almayan Pentagon da devreye girince, anlaşıldı ki, Taliban’ın arkasında hem Rusya hem de İran saf tutmuş. ABD ve NATO’yu bölgeden uzaklaştırma çabası içerisinde olduklarına ikna olmuşlardı.

Amerikan’ın Sesi’den Jeff Seldin’ın 2018’de, ABD’nin, 2017’de Rusya’yı Taliban’a yardım göndermekle suçladığına yönelik tweetler atmaya başladı. Hatta tweetlerden birisinde, Rusya da, ABD’yi Taliban’a yardım etmekle  suçluyordu. Washington’daki Rusya Büyükelçiliği resmi twitter hesabından bu konuda açıklama dahi yapmıştı. 

 



 

 

29 Şubat 2020’de Trump aynı gün hem Taliban hem Afganistan İslam Cumhuriyeti ile imzaladığı anlaşmalarla, Afganistan’dan çekilme takvimini açıkladı. Anlaşmaların üç temel maddesi vardı: ABD ve müttefiklerinin çekilmesi, kalıcı bir ateşkes ile kapsayıcı barış görüşmeleri ve Afganistan topraklarının ABD ve müttefiklerine yönelik terörist unsurlara ev sahipliği yapılmayacağına dair verilen güvence. ABD ayrıca, bu konuda en kısa sürede, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinden (BMGK) bir karar çıkartılacağını da belirtiyordu. Nitekim 10 gün sonra, 10 Mart 2020’de BMGK’den karar çıktı. Rusya da hararetle ABD ve müttefiklerinin çekilmesini destekledi. Perde arkasında elbette İran da gelişmeyi memnuniyetle karşıladı.

ABD anlaşmaya ve takvime uydu, çekilmeye başladı ancak anlaşmaların diğer iki hususu çalışmamasına rağmen, Biden çekilme tarihini öne bile çekti. Yani aslında burada “çekilme” kelimesi yerine “kaçmak” kelimesini kullanmak daha doğru olur. CIA, her zaman olduğu gibi, yine, ilk kez yanılarak, Taliban’ın 6 ay içerisinde tüm Afganistan’ı ele geçireceğini öngördü. 

Rusya ise enteresan bir şekilde, terörist örgüt saydığı Taliban heyetlerini Moskova’da kabul etmeye başladı. Rusya gibi medyanın özgür! olduğu bir ülkede bile, elbette Taliban ilişkisi derhal sorgulandı. Yanılmıyorsan Rusya Dışişleri, “Taliban ile resmi görüşme yapmıyoruz, onlar Rusya’da sivil toplum örgütleriyle görüşüyorlar” dedi. 

Hayal gücümü kullanarak bizim Şoygu’yu bu işe neden mi karıştırdım? 12 Ağustos 2021’de MKRu’da Şoygu Afganistan’a ait üç fotoğrafını paylaşıp, değerlendirme yapınca, hikayeye bir kahraman lazım diye düşündüm...